britanya'nın osmanlı'ya attığı bir kazığı iyi değerlendiren almanya'nın, osmanlı'yı yanında savaşa sokmak için hediye ettiği gemilerdir.
1913 de osmanlı devleti ingiliz vickers şirketinden yavuz sultan selim ve midilli ismi ile iki savaş gemisi almayı planlıyordu. gereken parayı ödeyebilmek içinse halktan yardım toplamak zorunda kalmıştı. bu yüzden 1913 yazı boyunca istanbul sokaklarında halktan yardım toplandı. halk devletin gerilemesinden duydukları utancın ve kırılan milli gururun etkisi ile elinden gelen yardımı yapmıştı. fakat osmanlı'nın almanya ve avusturya ile fazla yakınlaşmasından endişelenen britanya, son anda gemileri teslim etmekten vazgeçtiğini açıkladı. chruchill bu kararı, "satışın britanya donanmasının çıkarlarına ters düştüğü için" verildiğini açıkladı. üstüne üstlük büyük çoğunluğu doğrudan osmanlı halkının cebinden çıkmış olan 5 milyon paundluk ön ödemeye de geçici olarak el koydu. almanya, halk arasında zaten var olan alman yanlısı akımı güçlendirmek için bu fırsatı kaçırmadı ve goeben ve breslau gemileri mürettebatları ile birlikte istanbul boğazı'nda boy gösterdi. üstelik gemilerin alman mürettebatı boğaza başlarında fesler takılı olduğu halde girmişti.
britanya'nın, alıkoyduğu gemilerin isimlerini agincourt ve erin koyması üzerine osmanlı da goeben'in adı yavuz sultan selim, breslau'nun kini ise midilli olarak değiştirdi. britanya'nın el koyduğu 5 milyon paundu geri vermeyi geciktirmesi üzerine de istanbul'da britanya'ya ait eşit değerde mülke devlet tarafından el konuldu. zaten bu noktadan sonra da osmanlı'nın almanya yanında savaşa girmesi bu iki geminin karadeniz'deki rus limanlarını bombardıman etmesi gibi ufak bir formaliteye kalmıştı.