|
|
- osuruktan nem kapmak deyimi en çok bu anlarda yaşanır. durduk yere kafa saniyenin onda biri hızında kapıya doğru döner.
- sürekli arkanızdan biri gelecekmiş gibi hissedersiniz, her gölgeyi sizi tanıyan biri gibi görürsünüz ve direk sigara avuç içine doğru çevrirsiniz, bir evin camı veya kapısı açıldığı zaman paniklersiniz ve henüz daha yarısına gelmemiş sigarayı yere atarsınız.
(bkz: yaşadım ordan biliyorum)(gwaihir, 02.03.2008 23:13 ~ 23:16)
- evde herkesin yatmasını bekleyen ve ardından pencere kenarına oturan, içerisi sigara kokmasın diye nefesini dışarıya üfleyen kişinin yakalanma korkusunun etkisiyle artan adrenalin seviyesinin bir sonucu olarak hissettiği yanılsamalardır. dışarıdan gelen bir sesi içeriden geliyormuş sanar, pür dikkat kesilir, nefessiz kalarak kapıyı dinler. ardından derin bir nefes alır, ses çıkartmamak uğruna odasında ayak parmaklarının üzerinde yürür. sigarası bittikten sonra da, odanın içerisinde mum yakar, parfüm sıkar; kendince kokuyu kamufle etmeye çabalar. hepsinin çıkış kaynağı yakalanma korkusudur. neden ise; aklın kişiyle dalga geçercesine oyunlar oynamasıdır. sonuç; kan ter içinde kalmış bir kişi.
(elera, 02.03.2008 23:21)
- (bkz: en büyük derdimiz bu olsun)
- (bkz: camdan sarkarak sigara içmek)
- sigara dumanı başa dert olur. pencere açmak zorundasınız. şimdi odanızda yalnızsınız, hınzırlık yapıp sigaraya sarıldınız, pencereyide açtınız, varsayalım erzurumda yaşıyorsunuz, varsayalım mevsimlerden kış. burda teslim olmak, sonrasında rahat rahat sigara içmek daha hafif bir fiziksel işkencedir. "peder ben sigara içiyorum, bana verdiğin harçlıklarla sigara alıyorum, bi de hoşuma gidiyor ki değme keyfime" dediğinizde en fazla bir tokatla, iki üç lafla kurtulursunuz. lakin eğer gizli gizli erzurumda mevsimlerden kış pencere açıkken sigara içmeye devam ederseniz, aniden burnunuz düşebilir, kulağınız elinizde kalabilir, ne bileyim en azından kaşlarınız donabilir.
hakkaten acıdım şimdi erzurumdaki ergen arkadaşlarıma. ne biçim bir acımaysa artık.
- yaş günlerimizin henüz yaş pastayla kutlandığı yaşsız yılların herhangi birinde sokağa konuşlanmış boş inşaatın beş bilemedin altıncı katında yaşanan talihsizlik.
+mahmut kaç tane aldın babanın paketinden?
-üç işte üçümüze kadar.
+bu ibne osbir çekcem diyo zevk sigarasıda ister şimdi.
-lan ahmet senden geliyo mu?
*tabii lan bak istiyosan.
-siktir lan!!
*siz merdivenleri kontrol edin arasıra karşı balkona da bakın.
-olm sigara için böle bi paranoya yaşayalım diyoduk biz.
*off büyüyün artık ya neyse geliom hemen.
-olm babam pakette eksik olduğunu anlarsa sıçtık yalnız.
+siktir et bu da böyle bi anımız olsun kasma hiç.
-yok ya sadece başlığa ayak uydurayım diyodum.
+en azından şu sigarayı içeyim ben de?
-tamam ben merdivendeyim.
+haydaa!! ahmet karşı balkon sana bakıyo lan ahhaha
*hay mına koyim yööea!!
- pencereden sarkmış ya da balkonda içerken ortalıkta kül tablası olmadığından sokağa atmak durumunda kaldığınız hala az az yanan izmaritin yangın çıkartacağı korkusu ile ishal olmak. bi keresinde komşunun arabasına düştü de fırlattığım sigara valla elime bi sürahi su alıp arabaya tutturmaya çalışarak suyun hepsini aşağı döktüm. kaç kere sigarayı attıktan sonra geri gelip sokakta yangın çıktı mı diye kontrol ettiğimi biliyorum. hele arka balkon bahçeye bakıyorsa yandınız. sözün gelişi canım, gerçek olarak diil!
|