|
|
- kadın insanının mottosu.
dolaplar dolusu kıyafeti olsa da ''o an'' için giyebileceği hiç kıyafeti yoktur. duyunca ağlamak istersiniz.
- erkeklerinde ama ağırlıkta kadınların sokağa çıkmadan önce dillendirdiği cümlelerden biri.
genellikle bir sürü kıyafet denenir ve ayna karşısında bu karara varılır. biraz daha ileri gidenler sen çık ben gelmiyorum da diyebilir ama her zaman gelirler. gerçi daha çıkmadan keyfi kaçan insan içinde dışarı çıkmanın önemi kalmaz. çünkü;her gün alışveriş yapsalarda asla giyecek doğru düzgün bir kıyafetleri olmaz kadınların. bunu duyunca insanın üzülesi gelir. yardım etmek istersiniz ama asla durumu toplayamazsınız. bu anlarda asla mantıklı erkek rolüne bürünmeyin, daha 2 gün önce alışveriş yaptığı ya da x elbisesinin ona çok yakıştığını anlatmaya çalışmayın etkili olmayacaktır gerçekten giyecek hiç kıyafetleri yoktur...
- - bu yakışmış mı
+ ooo süper olmuş
- bu daha iyi gibi ama
+ evet.o daha iyi
- ama bunlar da giyilmez ki
+ yooo.bence gayet iyi,hadi giyin de çıkalım.gecikicez
- bu nasıl
+bence en güzeli bu
- ya sen de bir karar ver,olmuo dimi hiçbiri yaa of yaaaaa giyecek hiç kıyafetim yok (doacan, 13.05.2008 14:34 ~ 14:34)
- aynı durum ayakkabı için daha kötüdür. cinsiyet ayrımı olmaksızın insanların %84'ü (bkz: küsürat ver inandırıcı olsun) ne kadar ayakkabısı olursa olsun, ayakkabısı olmadığını düşünüp durmaksızın satın almak istemektedirler.
- (bkz: giyecek bir şeyim yok diyen küçük burjuva hatun)
- büyük yalanlardandır. dolap olsa bile kadının giyecek bir şeyi yoktur. mağazı olsa bile bu gerçek değişmemek üzere devam edecektir.
- her 5 genç kızdan 4'ünün genellikle evden çıkmadan önceki 1-2 saat boyunca yaşadığı sendromdur. dolaptaki kıyafetler m.ö. gibi gelir, "herkes bu giysilerimi ezberledi" diye (sanki milletin başka işi gücü yok?!) çemkirilir, anneye-babaya duygu sömürüsü yapılır, evden çıkış saati yaklaştıkça göze kestirilen bi kıyafet adeta tiksinilerek giyilir. ve gün boyu o kıyafetten nefret edilir...
bu rahatsızlığın uzun süreli tedavisi olmamakla birlikte, önerilen tedavi yöntemi sarı renkli (bkz: 50 ytl) bi kaç banknotun ebebeyn kontrolü altında en yakın mağazaya akıtılmasıdır.
- hayatı boyunca dal-taşak gezmiş, cümle kurabilecek yaşa geldiğinde bu sitemini dillendirmiş bireyin kurduğu cümle.
mesela bizim mahallede var bir tane böyle. geçen dayanamadım "ne oğlum bu böyle 18 yıldır götün başın açıkta geziyorsun, hiç üşümüyor musun lan" dedim. "yok abi alıştım ben, hani yerliler de ormanda çıplak ayakla gezmekten ayaklarının altı kayış gibidir, hiçbir şey olmaz onların ayaklarına onun gibi" dedi, göt olmuştum, dondum kaldım... bir de hazır cevap olurlar ki sormayın.(yaqui, 13.05.2008 15:34)
- çamaşır sepetini doldurmakla geçen bir hafta sonunda söylenebilecek bir söz.
- "ne insanlar gördüm üstünde elbise yok , ne elbiseler gördüm içinde insan yok" şeklinde ayar verilebilir bu insanlara...
- ortaokul-lise yıllarında haftasonu sabahları* dolabın karşısına geçilip söylenmesi farz olan cümle.
- şu incir ağacından yaprak kopar, bir daha elma yeme.
- genelde şımarıksı bir ifade olsa da ,
rejimde olup her hafta kilo veriyorsanız çok haklı bir isyan.
(12 kilo sonrasında aynı kıyafetler denk gelmiyor tabii.)
ama her kıyafetin bollaştıkça da yenisini alacak kadar bütçen yoksa biraz da terziler sevinsin.
- sabah uyanıldığında kıyafet dolabı açılır.eliniz sağdaki mavi t-shirt e uzanır ama onu daha dün giymişsinizdir.vazgeçersiniz.hemen yanında siyah güzel bir gömlek vardır.ama o da çak zayıf gösteriyordur be olmaz dersiniz.sonra solundaki lacivert pantolona uzanır eliniz.alırsınız şöyle bi üstünüzde giymeden denersiniz.ama fermuar çevresine yoğurt dökülmüştür kardeş tarafından.yine olmamaştır.dolabın başında üşüyen sol ayağınız sağ dizinizde bön bön bakarsınız dolaba.sonunda dün giydiğiniz mavi t-shirt ü giyersiniz yine.hiç kıyafetim yok diye mızmızlanıp durursunuz on dakika boyunca.bu her sabahın kaçınılmaz sonudur.
(bkz: mavi t-shirt lü yazar)
|