|
|
- her şey sona erdiyse, ve bittiyse, ancak platonik olan bir taraf kaldıysa geriye: tüm zamanını karşıdaki insan için harcamaktan çekinmeyen, her zaman onu en değerli olarak gören ve bir gün onu sevecek sanrısına düşen... unutamaz artık geçmişte kalsa da o kişi... düşünmek bile acı verir her an sen onu düşünürken, onun her geçen dakika seni unuttuğu, bir süre sonra aklının kıyısından bile geçmeyeceğini.. senin için belki de imkansızdır hayatınının en güzel zamanlarını geçirdiğin varlığı unutmak.. onun gibi birisini bulmak imkansızdır, bulmak da istemez zaten insan; nasıl isteyebilir ki, hayatının en güzel günlerini geçirdiğini sandığın insanın yerine başkasını koymak?
seni her ittirdiğinde garip bir şekilde daha çok yakınlaştığın, suratına bas bas artık sevmiyorum dediğinde kulaklarını tıkamak istediğin, tüy siklet kategorisinde yarışacak şekilde seni yeme-içmeden kesen insan artık yoksa yaşamanın ne anlamı vardır ki?
the game of life is hard to play,
ı'm gonna lose it anyway.
the losing card ı'll someday lay,
so this is all ı have to say.
that suicide is painless.
ıt brings on many changes.
and ı can take or leave it if ı please **
elbet bir gün yatıracağız ölüm kartını masaya, ancak bunu sebep gösterip öngörülenden çok önce hayata son vermek ne kadar çekici gelse de, olmamalı... tek yolu gibi gelse de içinde çığa dönüşmüş olan aşkı sevdiğin kişi ile paylaşmak, bir gün elbet bu alt edilebilir, alt ettiğin zaman da parçalara bölünmüş gururunu japon yapıştırıcısı ile birleştirmek kalır geriye.
o insanlardansa o da, bir kapalı kutu ise, senin sürekli olarak içinde hissettiğin duygulara o gülerek bakıyorsa, belki hiçbir şey hissetmiyorsa; ve sen sürekli olarak onu sevdiğini fısıldıyorsan kulağına. sonuç alacağına daha da uzaklaşmasına neden olursun. aslında sorun sen de değil ondadır. yardıma ihtiyacı olan da odur. en başında reddedildiysen, ilk başta ne kadar acı verse de senin için en hayırlısı olur. ancak sen de duygularını paylaşmaktan çekinir olduysan, sen de her duyguya kayıtsız kaldıysan, o zaman işin bitmiştir işte.*
ve sonunda gider. sen ayazağa ayazında çırılçıplak üzerine buzlu su dökülmüş şekilde kalırsın. ne yapılabilir ki artık? "gitti" diyebilirsin. başka da bir şey yapamazsın. sen de siktir git artık böyle birine aşık olduğun için, yürrüü.*
- gidenin arkasından 3.ncü tekil kişiye söylenen sözcük.
- (bkz: www.oldz.net)
(oldz, 06.09.2006 17:45 ~ 13.03.2007 00:58)
- kırda yalnız bir ağaçtım
esti...
ben rüzgarı çoktan affettim
ama dallarımı kesti...
sözlerine sahip bir ilkay akkaya parçasıdır.
- -di li geçmiş zamandır. genelde orada kalır.
hatta -miş li geçmiş zamana dönüşüp efsaneleştiğine dair rivayetler bile var.
- (bkz: she's gone)
- müslüm gürses'in söylediği bir şarkı. yalnız, nakarattaki vokaller fazla rahatsız edici ve müslüm baba'nın o isyanlı söyleyişini resmen mahvediyor. bir tek o olmamış. onun dışında on numara arabesk bir şarkı.
sözleri de şöyle:
içimde özlemi bitmeden daha
gönlümü kedere bırakıp gitti
ne hoşcakal dedi, ne de elveda
yabancılar gibi bırakıp gitti
gitmeseydi onun kulu olurdum
çiğneyip geçtiği yolu olurdum
bir ömür aşkıyla dolu olurdum
ne yazık bunları bilmeden gitti
şimdi mevsim hazan gönül evimde
hıçkırığa döndü adı dilimde
gelir mi gelmez mi günün birinde
cevapsız sorular bırakıp gitti
|