1. yusuf nalkesen'in hicaz makamındaki nefis şarkısı.

    sormamışsın hiç kimseden
    pek üzgünmüşsün giderken
    arayıp durmuşsun beni
    kimseye belli etmeden

    gitmek mi zor kalmak mı zor
    o sabahı gel bana sor
    o ayrılığı gel bana sor

    dilim ne isterse desin
    en acı sözler söylesin
    istiyordun ki sen beni
    ağlıyorken görmeyesin

    gitmek mi zor kalmak mı zor
    o sabahı gel bana sor
    o ayrılığı gel bana sor
  2. insanların üzerinde en çok tartıştığı sorulardan biridir şüphesiz.bir şeyler bitmişse ve artık acı vermeye başlamışsa ne kadar zor olsa da gitmek gerekir. kalmak çoğunlukla kolayı seçmektir. terkeden olmamaktır. ilk hamle karşıdan gelmelidir ki artık bitişi beklenen ilşkinin bitirme sorumluluğu omuzlara binmesin, bittiğinin farkında olsa bile karşıdaki suçlansın. oysa bilmezler giden değil kalandır terkeden, giden de bu yüzden gitmiştir zaten.*
  3. gitmek mi zordu yoksa kalmak mı
    yanmak mı zordu , yok olmak mı
    kendi ipini çekmek değil miydi gitmek
    ardında gözü yaşlı bir sevgili bırakıpta gitmek
    en zoru değil miydi gözlerinde gördüğün son hüznün sebebi olduğunu bilmek
    aktığını gördüğün son göz yaşı değil miydi senin için akıttığı
    yüzündeki son acının nedenide sen değilmiydin bırakırken
    ipini çeken senmiydin gerçekten
    yoksa hayat denen hakimmiydi bu kararı senin adına veren yine
    sen vazgeçmişken gitmekten gözlerdeki acıyı farkettiğinde
    artık tabureye son tekmeyi vuracak cellat gelmiştir çoktan
    sen son kez bakarsın gözlerini ta içine
    bıraktığın acıyı yaktığın yüreği görürsün
    gözlerinde yaş dudaklarında acı bir tebessüm
    ve hayata bıraktığın son portredir bu
    ve bıraktığın son armağan da acılı bir yürek ve yaşlı gözler...