eski bir tarkan şarkısı.tarkanın ünü için yararlı bi şarkı olmuştur bana göre.insanların aklında yer etmiştir bu zamana kadar.bunun özellikle sözlerini yazmak istiyorum çünkü çok güzel;
ne vakit gelsen aklıma bir yıldız düşer içime
seni görürüm o anda yağar yağmur avucuma
gidersen doğmaz güneşim
sarar gözlerimi acı bir telaş
gitme desem canım kalır mısın benimle
gitme desem canım sever misin beni yine
gitme,gitme,gitme ah gitme
geceler sabahsız ömrüm baharsız
sensiz kalırsam ölürüm yalansız
gitme ne olur
git...git...git-me dur ne olursun
gitme kal yalan söyledim
doğru değil ayrılığa daha hiç hazır değilim sözlerine sahip sezen aksu şarkısı gitin olumsuzluk eki almış hali
sana gitme demeyeceğim
ama gitme lavinia
yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim
incinirsin yine de sen bilirsin
sana gitme demiyeceğim
ama gitmelavinia
bazen kelimeler yetersiz kalır,sadece susarsınız.o iki heceyi haykırmak istersiniz ama içinizde birleyler buna izin vermez,sesinizi duyuramazsınız ona...
gitme aklım sende kalır uyuyamam geceleri
gitme aklım sende kalır uyuyamam geceleri
hiç ayrılmadık seninle,hiç ayrılmadık seninle
degil bir sene bir gün bile gitme.
belki birşey olmaz ama korkuyorum elde değil,
belki birşey olmaz ama korkuyorum elde değil,
hiç ayrılmadık seninle,hiç ayrılmadık seninle
değil bir sene birgün bile gitme.
ışığın sustuğu yerde,gülüşlerin aydınlatır
payımıza düşen keder sevinçlerimizden kalır oy
bir daracık yerde kaldık,sensiz dağlarım devrilir
uçarken yollarda ölen kuşların çığlığı kalır oy
gitme,dağlar öksüz kalır
gitme,yıldızlar azalır gitme
bu şarkı yarım kalır gitme
gitme,yüzün bende kalır gitme
çiçek susuz kalır gitme
bu şarkı yarım kalır gitme
hazan şimdi genç ömrümüz bir temmuzun ortasında
geçeriz bu kıyametten
gönlümüzde sızı kalır oy
bu şehri seninle sevdim
sevgim ateş ortasında
beni sensiz bir başıma
koyup gitme yazık olur oy
gitme dağlar öksüz kalır gitme
yıldızlar azalır gitme
bu şarkı yarım kalır gitme
gitme yüzün bende kalır gitme
çiçek susuz kalır gitme
bu şarkı yarım kalır..
sözlerine sahip kızılırmak şarkısıdır.
sizi birakıp da uzaklara gitmesini istemediğiniz birine arkasından sesleniş şekli.
eh tabi çaresizken söylenir bu söz ve genelde yolcunun fikri eğer gerçekten kararliysa pek degişmez, ve gidenin yerine yaniniza zamanında ona yaptığınız haksızlıklar yüzünden pişmanlıklar kalır..
ezginin günlüğü'nün bindokuzyüzseksen adlı parçasının en akılda kalıcı sözlerinden biri. ismini okuduktan sonra sözleri daha da anlamlı olan bir şarkıdır. sözleri de şöyledir:
sigaramın dumanına sarsam saklasam seni
sigaramın dumanına sarsam saklasam seni
gitme gitme gittiğin yollardan dönülmez geri
gitme gitme el olursun sevdiğim incitir beni
hasretin ah yol yol olsa uzasa unutmam seni
hasretin ah yol yol olsa uzasa unutmam seni
gitme gitme gittiğin yollardan dönülmez geri
gitme gitme el olursun sevdiğim incitir beni
akşam vakti sardı yine hüzünler
kalbim yangın yeri, gel kurtar beni senden
akşam vakti dolaştım sokaklarda
yırtık bir afiş, seni gördüm duvarda
sigaramın dumanına sarsam saklasam seni
hasretin ah yol yol olsa uzasa unutmam seni
gitme gitme gittiğin yollardan dönülmez geri
gitme gitme el olursun sevdiğim incitir beni
gittin...
ben arkandan sadece baktım...
oysa, oysa söylenecek o kadar çok şeyim vardı ki...
gidersen, iyiye dair ne varsa içimde, yitireceğim hepsini.
gidersen, sönecek içimdeki ateş ve bir daha hiç kimse yakamayacak.
gidersen, karanlığa mahkum edeceksin gözlerimi, o karanlıkta yolumu kaybedeceğım... diyecektim sana...
konuşamadım...
gittin...
gidişini görmemek için gözlerimi kapadım.
öylesine acıdı ki içim; tutup koparsalardı kolumu, bacağımı bu kadar acı duymazdım.
acım yaş olup akmalıydı gözlerimden.
ağlayamadım...
gittin...
seni delicesine bir tutkuyla seviyordum oysa...
tutkum seninle olmaktı, tutkum teninde erimek, tutkum hayatı sadece seninle paylaşmaktı.
anlatamadım...
gittin...
gidişini önlemek için tutmak vardı ellerinden.
ellerim değil miydi her dokunuşumda seni ürperten? ürperirdin yine, biliyorum.
bir kez dokunsam, bir kez tutsam ellerini, gitmek için biriktirdiğin bütün cesaretin kaybolurdu.
tutamadım...
gittin...
bir yıkım gibiydi gidişin.
sen adım adım uzaklaşırken benden, çöküp kaldı bedenim olduğu yere.
nice terk edilişlere dayanan bu yürek, bu kez yenilmişti.
bu kadar zayıf değildim ben kalkmalıydım.
kalkamadım...
gittin...
oysa geldiğin gün gideceğini biliyordum.
hazırdım gidişine. kaçak zamanları yaşıyorduk. zaman bitecek ve sen gidecektin.
bense gidişinin ertesi günü hayatıma kaldığım yerden devam edecektim.
devam edemedim...
gittin...
bir şey söyledin mi giderken?
"kal" dememi istedin mi?
son bir kez "seni seviyorum" dedin mi?...
"bekle beni, döneceğim..." diye umut verdin mi?..
beynim öylesine uğulduyordu ki.
duyamadım...
gittin...
nereye gittiğin önemli değildi.
binlerce km uzakta da olsan, iki metre ötemde de fark etmiyordu.
artık yoktun ve asıl bu düşünce beni felç ediyordu.
kurtulmalıydım senden, bu yokluk duygusundan kurtulmalıydım.
kurtulamadım...
gittin...
unutulanların arasına katılmalıydın.
anıları sandığa koyup hayatı yeniden yakalamalıydım.
bu aşk noktalanmalıydı, bu sevdadan vazgeçmeliydim.
yapamadım...
gittin...
bir okyanusun ortasında, tek küreği kaybolmuş sandalda dev dalgalarla boğuşan bir denizciyim şimdi.
bil ki sevmekten vazgeçmedim seni,
bil ki seninle birlikte, sevdanı da taşıyacağım yüreğimde,
bil ki seni asla unutmayacağım
biliyorum aslında sen hiç bir zaman gelmedin bana.
duymuyorsun !
gitme diyorum sana, gitme !
çığlıklarım boğuluyor gecenin karanlığında.
gece korkunç, gece sessiz, gece yalnız...
sesim kısılıyor
gidişin bitişi olacak yüreğimdeki heyecanın,
gidişin sönüşü olacak gözlerimdeki ateşin.
beni,yüreğimdeki sevgiyi,
gözlerimdeki bitmek bilmeyen umudu unuttun!
ama ne olur bunu unutma.
gidişin dinderemez bu fırtınayı.
bir fırtınanın uğultusuyla sesleniyorum sana;
gitme....