sanki popülarite uğruna kasmaya başladılar eski doğal tatları kalmadı, fiktifleşti, mesaj kaygılı olmaya ve bir girisi diğeri ile çelişmeye başladı, siyanür üstü, fare zehiri yazılar zuhur etti.. mızrak çuvala giremez oldu..korkunç bir metamorfoz ile sanki sehven yazılmış kılavuzlar oluştu. ne bileyim işte.. damağımda ali muhittin hacı bekir lokumu tadı bırakan yazılar, plastik tat vermeye başladı..
acaba yine bir müddet özlesek mi kendilerini, güzel yazılar okuyacağımız ümidiyle müteselli olsak mı yine? şöyle bir silkinip kendilerine gelmeleri için ne yapsak? ya da bir müddet eski yaratıcılıklarıyla dönecekleri sözünü vererek, gitseler mi?
'gidersen git, cehennemin dibine kadar yolun var' demek yerine, gitmek tamamen kendi tercihi olan,ne zaman döneceği hatta dönüp dönmeyeceği bile belli olmayan birine bile söylenebilir kendisi..(ama yeter dön artık)