diğer sözlüklerin kullandığı ve yerleşik "entry" sözcüğü yerine itü sözlükte kullanılmasının daha uygun olduğunu düşündüğüm ve önerdiğim türkçe sözcük.
sözlükteki ilk günümde (bkz: bugün) her gördüğüm yerde beni dumura uğratmış kelime.
şimdilik rahatsızlık uyandırsada, hatta nereye giriyon lan tepkisi verdirtsede alışılası.
internet'te kimi komünitelerde de kullanımı itü sözlük'ten yayılan giri kelimesinin doğuşu planlı programlı bir durum değildir.
sözlüğün ilk günleri sol frame'de ciddi bir türkçe karakter sorunu vardı. türkçe karakter setine özgü ğ, ş gibi harfler sol frame'de görüntülenemiyordu. tam da bu sorunun geçerli olduğu zamanlarda sözlükte entry olarak kullanılan kavrama alternatif olarak "giriş" kelimesi bir yazar tarafından (nick'ini hatırlamıyorum) önerildi ve ilgili başlık açıldı. bununla birlikte planlanan biçimde başlık sol frame'de "giriş" olarak değil "giri" olarak gözüktü.
o anda nasıl kararlaştırıldı, nasıl "vay lan süper kelime" denildi üstünden iki yıl geçtiği için hatırlayamıyorum ama bir şekilde bu kelime oturtuldu, halen de severek kullanıyoruz.
insana garip duygular yaşatabilir.zira girdiğiniz bir giri biraz sonra; son beğenilen,son kötülenen ve bu haftaki ilginçlikleriniz içerisinde yer alabilir.sanırım bu da zevkler ve renklere çıkar.. ya da çıkmaz bilemem..
cümle içerisinde kullanamadığım kelime. o kadar uğraştım didindim beceremiyorum.
"yazar olmak için on tane giri girmem lazım."
"bu giri çok komik. yarıldım gülmekten."
"bu başlığa bir giri girsem mi?"
"ali giri gir."
yok. olmuyor. beceremiyorum. vurgusunu yapamıyorum kafamda. hoşuma gitmiyor. ol ulan! ol işte!! altı üstü dört harfsin anasına satayım. "pardon bakar mısınız? moderatör bey giremiyorum ben bu girileri. elimde kaldılar." ahan da oldu. evet.
bir süredir giremediğim şey. oysa ki nasıl bir şevkle saldırmıştım ortamlara. "üçüncü nesilim ulan ben çok bi manyak ve de deliyim aynı zamanda. her şey hakkında bir sürü fikrim var benim" diye yaldır yaldır yaz babam duracaktım. herkes çok sevecekti beni. itü sözlüğün ankaradaki gülü olacaktım. (güle cinsiyet yüklemeyiniz.) bir ayda nerden baksan üç yüz giri girerdim ben çok rahat. hepsi de allah sizi inandırsın insanın okudukça okuyasını getiren giriler olcaktı. sözlük formatını süper kullanacaktım ulan ben. oysa çaylaklıktan çıktığım anda afedersiniz büzüşmüş çük gibi kalakaldı o zırıl zırıl çalışan beyin. kaç ay geçti mına koyim 34 giride kalakaldık. hayır dert etmiyorum giri sayısını da ulan hergün girip okudukça okuduğum ortama bir iki katkı da bulunalım diyoruz olmuyor mına koyim. ya aklıma ne gelse yazacağım oysa ki yok mına koyim sözlüğün başına geldiğimde beyni boşaltmaya o kadar alışmışım ki... ne beceriksiz ne zeka yoksunu ne gereksiz bir bireyiymişim ya şu toplumun. çok sinirlendim kendime. aha lan pişti yazıyor işte sol framede geç yazsana. hani süper pişti oynardın sen. teoride sıfır ama di mi? yok pişti hakkında bile söyleyecek hiçbir şeyi yoksa bir insanın o insanın beşine basmışlardır efendim. (bkz: pişti)(bkz: beşe basmak) iflah olmaz o insan.
buralarda entry kelimesinin türkçe karşılığı. beni kapıda karşıladığında önce biraz garipsedim kendisini fakat alışmak çok zor olmayacak sanırım. türkçe'yi kollamak adına güzel bir manevra olmuş, en azından bir başlangıç. tam karşılığı olmayan kelimelerde, yabancı kelimeyi olduğu gibi kullanmak bazen mecburi olabiliyor ama giri sanki güzel bir şekilde karşılıyor ecnebi arkadaşını. örneğin fransızlar dillerine müthiş şekilde sahip çıkıyorlarmış, ingilizce tabelalara tepki gösteriyorlarmış ya da çok zor durumda kalmadıkça (bilselerde) başka bir dil kullanmıyorlar. buna benzer bir hassasiyetin ipuçlarını burada görmek çok güzel. dilimize sahip çıkmazsak, kültürümüze da sahip olamayız.
oktay sinanoğlu'nun türkçeleştirdiği kelimeleriyle aynı tada sahiptir. ama enrtryyi mi desem entriyi mi desem tarzı turklizce imladan bir kelime de olsa kurtarmıştır. görüldüğü kadarıyla da itü sözlük tdk'dan daha verimli çalışmaktadır.
ilk okunduğunda "yanlış mı okudum acaba*" dedirten ancak dikkatli bakıldığında "girdi" sözcüğünün eşanlamlısı olarak kullanıldığı anlaşılan bir kelime.
sanıyorum ki $'den sonra başıma bela açacak itü sözlük terminolojisinde ehemmiyet babında üst sıralarda yer alan kelimelerden biri. giri güzel bir kelime; entry veyahut da entri yerine kullanılmak için şahane bir seçim; fakat beni asıl endişelendiren oluşmuş ve neredeyse kalıplaşmış terminolojiye tamah etmemeyi legal kılan klasik sözlük terminolojisinin genelgeçerlilik kapsamında edindiği evrensel duruşun inkarı.
çoğu kimsenin sanırım ağzına bile almakta zûl gördüğü ek$i sözlük kökenli bir kelime olarak zihinlerde yer etmiş bu entry. hatta öyle ki kelimenin has anlamı üzerine yapışmış olan ekşi etiketin önüne geçemiyor. entry kelimesini kullanana tepki gösteriliyor, "kardeşim o kadar giri var neden kullanmıyorsun?" deniyor. daha da ilginci; bu eylemi ısrarla gerçekleştirenler modere etmekle, kural korumakla görevli insanlar değil, yazarlar.
var olanı değerlendirmek elbet güzeldir, üretime dönük bir davranımdır fakat benim nezdimde entry, entri, giri, girdi kelimelerinin hepsi sözlüklerden bağımsız biçimde tek bir anlama tekabül ediyor ve sanırım bunu değiştirebilmem için 15 sene öncesine geri dönüp anadolu lisesi sınavlarına girmem, dahil bulunduğum hazırlık a sınıfının hocası meral hanım'nın "bana bak vandal beş on sene sonra bir sözlük çıkacak. sen o sözlükte yazar olacaksın ve yazdığın şeylere genelgeçer tabirle entry denecek. tamam mı yavrum? entriii entriiii hadi bakalım ripit aftır mi" demesi gerek.
bu zor arkadaşlar. benim astral yönlerim bu kadar kuvvetli değil, bilinçaltım da bir hayli karışık. o sebeple entry kelimesinin üzerindeki yaftadan bağımsız biçimde zihnime kazınık oluşu, benim burada gönül rahatlığı ile bir şeyler yazmamı engelleyecek hale geliyorsa, yazdığım şeylerin içeriği ile alakalı mesajlar yerine "abicim entri değil o giri giri" tadında ultimatomlar almama neden oluyorsa, elimden tek şey esefle dolup bir sigara yakmak olur, zira bu tavrın bende uyandırdığı aidiyetsizlik sendromu bütünüyle benim karakterime ve birikimime edilmiş ufak çaplı bir hakarete dönüşüyor.
bakın ülkemize gelen bir ingiliz/amerikan/italyan/ugandalı turist size adres sorduğu vakit, adres kelimesini addressee telaffuzu ile sarf ediyorsa, bu giri hususunda uygulanan tavır tıpkı sizin o turiste; "eyıdrıss değil anam adres adres" demenize benziyor. bu sizin o turistle oturup bir bira içmenizi engeller arkadaşlar, o turist sonra başka bir memlekete gider, "bu türklerin amına koyim" der, "olm bu türkler çok garip bir millet" der.
yine bu analojide bundan beş sene önce paris'in montmartre tepesinde konuşlanmış bir lokantada maruz kaldığım bu tavırla, şimdilerde itü sözlük'te karşılaşmış olmam benim için bir hayli üzücü, insanlık ve özgürlük nÂmına vehameti ise; benim gark olduğum kederden dahi büyük.
edit: bu entry aman lan giri, aynı zamanda milliyetçilik tanımının yandan yemişine mukabil değilse; hemen koşup turist vizesi alıyorum abd'ye. nobel'den önce oscar almam gerek sanırım anlaşılmak için.
ilk okunuşta "d" ya da "ş" harflerinden birinin unutulduğunu düşündürtebilen, itü kampüsü sınırları içerisinde o iğrenç "entry" kelimesinin telaffuzundan korunmaya yarayan, ziyadesiyle mantıklı bir tercüme eseri; ancak, günlük yaşamdaki sıradan cümlelerde kullanıldığı vakit hitap edilen faniyi dumura uğratabilecek anlamlı harf topluluğu.