görseller
giresungiresun
giresungiresun
belki ilginizi çeker
  1. · hepten aykırı
  2. · yemek yap yosundan kız al giresundan
  3. · tümevarım
  4. · espiye
  5. · görele
  6. · eynesil
  7. · giresunspor
  8. · tirebolu
  9. · ağzına davun çıksın
  10. · duroğlu belediyesi
gündem
  1. · demokratik sol halk partisi
  2. · 25 kasım 2009 emekçi grevi
  3. · günün tek cümlelik özeti
  4. · google wave
  5. · beşiktaş
  6. · domuz gribi
  7. · kar yağarken hissedilen duygular
  8. · macbeth
  9. · çocukken yapılan abukluklar

giresun  

 sayfa  / 3
  1. gir bakayım'ın lazcası.
    (kara keshish, 15.04.2004 15:21)
  2. ordu ve trabzonun arasında kalan kalesi ve fındığı meşhur olan karadeniz şehri.
    (ultras, 24.08.2004 22:32)
  3. kiraz'ın anavatanı.ismi de ordan geliyormuş
    (skubidu, 04.09.2004 13:22 ~ 05.06.2005 18:41)
  4. kirazın anavatanı olup kirazın antik ismi kerasustur.ve giresun da bu kelimenin değişmesi ile günümüze giresun olarak gelmiştir.biliyorum da konuşuyorum çünkü 12 sene orda yaşadım.
    (pudra, 04.09.2004 14:24)
  5. fındığı ,erik boyutundaki kirazları,kalesi,plajları,sahili,gedikkaya tepesi,kilisesi ve biricik gazi caddesi ile her ne kadar gelişmemiş olsa da(trabzon ve ordunun bu durumda rolü büyüktür) oldukça şeker bir şehirdir.*
    (pudra, 04.09.2004 14:28)
  6. hepten aykırı'nın anavatanı
    (hepten aykırı, 04.09.2004 16:13)
  7. çok güzel kızlar yetiştiren yöre.
    (bkz. tümevarım)
    (excalibur, 04.09.2004 22:49)
  8. bu sene fındığın yanmasına paralel olarak ekonomisi ciddi anlamda felç olmuş ilimiz.
    (srce, 22.10.2004 01:12)
  9. ciresun ciresun
    yaman ciresun
    karadenuzun yamacında
    ağlar ciresun
    (oldz, 22.12.2004 00:17)
  10. (stocky2001, 05.01.2005 16:12)
  11. hakkında yapılan en gerzek esprinin 'giresun çıkamaysun' olduğu yer. uçurumdan bozma fındık bahçelerinin mekanı.
    (etipuf, 15.09.2005 17:12)
  12. kirazın anavatanı ve fındığın başkenti olan küçük bir karadeniz şehridir.
    halkının çoğu ouz boylarından biri olan çepnilerden oluşur. lehçesi istanbul lehçesine çok yakındır. bol miktarda unutulmuş türkçe sözcük kullanılır.
    karadenizin çoğu ilinde olduğu gibi sanayi yoktur ama denize girilebilecek yerleri sahil kenti olmasına karşılık kısıtlıdır.
    (japon, 20.11.2005 03:26)
  13. hayatımın eeeenn güzel günlerinin geçtiği küçük ve sevimli il..her yaz tatili geldiğinde sevinçle bavulları hazırlarım memleketime kavuşmak için,ayrılk da bir o kadar zordur tabi,güzel kızları bol olup, tirebolusunun plajı diller destandır.gazi caddesi tek büyük caddesi olup arkadaşların buluşma merkezidir.her yönüyle mükemmeldir.
    (ceyar, 24.11.2005 20:29)
  14. plaka kodu 28 olan, insanlarının cümlelerini ha ile başlatıp da ile bitirdikleri güzel ve şirin karadeniz ili.
    (bulenthus, 25.12.2005 00:06)
  15. osmanlı zamanında trabzon eyaletine bağlı olan ve o zamanlarda yeşilyurt adı ile anılan ve o zamanki adı gibi hala yemyeşil olan karadeniz şehri.
    (anky, 23.01.2006 23:07 ~ 23:35)
  16. kadınları dominant teyzedir, o yüzden "giresunlu kızla evlenilmez" denir.
    (anorash, 23.01.2006 23:25)
  17. erkeklerinin gözü devamlı dışardadır, o yüzden "giresunlu erkekle evlenilmez" denir.
    (keepawayfromchildren, 23.01.2006 23:51)
  18. yumruk kelimesine zumbuk derler. burada yukarılarda bir camili köyü vardır, köyün içinde de bir köfteci. giresuna uğrarsanız ziyaret etmeden dönmeyin. hmm bir de madensuyu deresinden su içmeden. çok güzel ama standart bir karadeniz şehri gibi çok pahalı bir şehirdir. yine de güzeldir... adasına kadar yüzmüşlüğümüz vardır vesselam...
    (turfanda, 11.07.2006 01:15)
  19. uzun zamandır hakkında yazmak istediğim, doğduğum, büyüdüğüm, 18 yıl yaşamımı şekillendirmiş memleketim.

    nispeten ufak bir şehirdir. çok şaşaalı olmayan, daha çok kendi halinde bir emekli kenti izlenimi verir. ilçeleri bir yana, özellikle merkezi, 15 km.lik "denize sıfır" sahil şeridiyle doğru düzgün limanı olmayan bir liman kenti gibidir. zaten şehir de denize iyice sokulmuş bir yarımadanın üzerine doğru yayılmıştır.

    sahil şeridi dediysem, hakkaten sahil şerididir. dağlar hiç utanmadan denize 90 derece yaptığından (bkz: coğrafya) yolları içeriden geçirmenin verimli yolu bulunamamış, biraz denizden, biraz etekten alınıp yer açılmış. bu nedenle araçla geçiyorsanız yol boyunca "denize 0", bazen de "denize -5" ilerlersiniz.

    işin güzel tarafı sahil boyunca yol ile deniz arasında kalan bir alanda pek çok yürüyüş yolu, park, kafe, balıkçı barınağı yer almaktadır ki yaz akşamları erkeği, kızı herkes sahil turu atar, çekirdek çitler, neşeyle muhabbet eder. ha bir de kolunuza takarsınız sevdiceğinizi denize karşı öpüşmeler, fısıldaşmalar...

    allah için yemyeşildir. yalnız yakından bakarsanız yeşilin bir kısmının ticari amaçlarla yayılmış fındık bahçelerinden ibaret olduğunu farkedersiniz. sahilde de içlerde de bu böyledir. saf çam ormanları görebilmek için daha içlere, yükseklere, tenha uçlara çıkmak gerekebilir. özellikle yayla sınırlarındaki ormanların bozulmadan kaldığını gördükçe sevinirsiniz.

    yayla tanımının en güzel örneklerine sahiptir. dupduru havayı içinize çekebileceğiniz, yüksekten, oksijen oranından başınızın dönebileceği nadide yerler.. öyle bir ortamdır ki; tepenizde kavuran güneş, serinlemek için göle girdiğiniz vakit oradan hızla geçmekte olan hınzır bir bulut tarafından ıslatılma şansınız her zaman için vardır. şahsen ağustos ayında dolu yemiş bir insan olarak yükseklerde iklim değişimlerinin çok hızlı olduğunu söyleyebilirim. bir de yaylalarda mevsim yaz bile olsa, sabah 03:00 - 07:00 arası sıcaklık 5 derecelere düşebiliyor, yataktan çıkmadan önce iki kere düşünün derim.

    yayladan bahsedince "şenlik"lere değinmeden geçmek olmaz. hemen hemen her boyutta yayla ahalisinin yılın bir döneminde şenliği vardır. ve bu günler hem kültürel, hem ticari, hem de sosyal bir içerik taşır. ilginç bir şekilde neredeyse herkesin ya akraba ya da komşu olduğu bir toplum düşünün ki ilişkilerindeki samimiyet, doğallık bu günlerde tavan yapar. irili ufaklı yiyecek ve hediye pazarları, oyun grupları kahkahalar atan mutlu insanlarla dolup taşar. kafanızın neredeyse bulutlara değdiği bir yükseklikte ormana karşı yapılan mangalın tadı da hiçbir şeyde yoktur.

    bu kadar uzun sahili olan bir şehirde deniz vazgeçilmezdir. neredeyse her ev deniz manzaralı sayılabilir. yazın balkonlarda yapılan kahvaltılar, gece serinliğinde yenen karpuzlar ve martılarla girilen yakın münasebetler hep bu denizin eseridir. yalnız bahsi geçen deniz karadeniz'dir, hesabı şaşırmamak lazımdır. hiçbir denize benzemez, hırçın bir aşık gibidir. nasıl davranılacağını bilmezseniz tek bir dalgasıyla kıyıya çarpar, kulağına uygun sözleri söylemezseniz sizi dibe oturtur. iyi yüzmek mecburidir ancak yeterli değildir. işin üzücü yanı, çocukluğumdan beri devam eden "karadeniz sahil yolu" projesi nedeniyle tüm bu sahilini kaybetme tehdidi altındadır. bu sahille ilgili çok komik bir durum da denizin üzerine yapılmak istenen ütopik "orgi havaalanı"'dir. hangi maceracı mühendisin, hangi şehir planlamacısının aklından çıktı bilinmez ama dünyada eşine az rastlanan "denizi doldurup havaalanı yapma" fikri, tarihe altın harflerle geçmesi gereken bir "laz"lıktır. 6 metreye ulaşan dalgalarıyla zaman zaman şehri bile sular altında bırakan karadeniz uçaklara acır mı be!

    giresun söz konusu olduğunda çok ilgi çekici bir nokta vardır ki tüm karadeniz illeri içerisinde eğlenceye en düşkün, en fazla sosyal mekana sahip yerdir. kafeler, sahil lokantaları bir yana, diskoları, barları ile geceleri ışıl ışıl geçen ve promil sınırlarını en çok zorlayan şehirlerdendir. genel olarak halkının rahat ve sıcak tavırlı olmasıyla alakalı olabilir.

    eğitim ve okul hayatı bakımından da hoş detaylar içerir. sahip olduğu tek anadolu lisesi* yıllarca gurur kaynağı olmasına rağmen son dönemde eski ihtişamından eser kalmamıştır. bir dönem türkiye dereceleri çıkartan ve en iyi fen liselerine öğrenciler gönderen ilde artık başarı oranı epey düşmüş durumdadır. yine de ortalamanın üzerinde donanımlı bireyler ve öğretmenler yetiştirmesi ile göze çarpmaktadır. son zamanlarda yapılması planlanan tartışmalı ek üniversiteler için düşünülen illerden biridir. bir de 35 ayrı noterden tasdikli olmak üzere, çok güzel, melek gibi kızlara ev sahipliği yapar, göz kamaştırıcıdır.

    bunun dışında tüm mağazaları bir arada bulabileceğiniz, yokuş yukarı çıkması zahmetli ama inmesi zevkli kocaman bir caddesi vardır. neredeyse her türden dükkanı, kafeyi, salonu içermesi ile ünlüdür. yorulmayıp bu yokuştan yukarı devam ederseniz kendinizi güzel tarihi mekanlardan "giresun kalesi"'nde bulursunuz. hem stratejik hem nostaljik bir seyir için mükemmel bir alandır.

    son olarak değinmek istediğim nokta iş imkanları ve çalışma alanlarıdır ki en üzücü durum burada kendini gösterir. fındık harici alanlarda üretim açısından çok verimli olmayan şehir bu nedenle sürekli gönderen, tutmayan taraftır. yetiştirdiği insanlar tarafından bu kadar sevilmesine, değer verilmesine rağmen asla çalışıp yerleşmek adına bir alternatif olamamıştır. öğretmenlik ve sağlık dışında çalışma imkanı sunmayan bir sistemi olması bizim gibi bireylerini biraz hüzünlü yapar. genelde verilen sözler: "bekle beni, emekli olduğumda tekrar geleceğim" şeklindedir...

    olumsuzluklarına rağmen çok sevdiğim, beni ben yapmış, çocukluğumu bir düşe çevirmiş şehir. tekrar görüşmek üzere...
    (atropos, 01.08.2006 20:02 ~ 03.08.2006 20:26)
  20. içmenin bir başka olduğu şehir. alın efendim arkadaşlarınızı ya kaleye çıkın manzaraya karşı için, ya da sahilde kayalıklara oturun denize karşı için (içtikten sonra geçit 'te çorba için demeyi çok isterdim ama karadeniz sahil yolu projesi 'ne kurban verdik ).
    (niketre, 03.01.2007 01:56)
  21. 28 plakalı ilimizdir. 6934 km2 alan uzerinde 524.010 nüfus, 15 ilçe, 562 köy ve 33 belediyeyi barındırır.

    ilçeleri şunlardır: alucra, bulancak, çamoluk, çanakçı, dereli, doğankent, espiye, eynesil, görele, güce, keşap, piraziz, şebinkarahisar, tirebolu, yağlıdere

    belediyeleri ise şunlardır: aydındere*, kırıklı*, giresun*, alucra*, bulancak*, çamoluk*, çanakçı*, dereli*, doğankent*, espiye*, eynesil*, görele*, güce*, keşap*, piraziz*, şebinkarahisar*, tirebolu*, yağlıdere*, aydınlar*, bozat*, çaldağ*, çavuşlu*, duroğlu*, inişdibi*, karabörk*, karabulduk*, kovanlık*, köprübaşı*, ören*, soğukpınar*, üçtepe*, yavuzkemal*, yenice*

    an itibariyle mustafa taşkesen valisidir.. resmi web sitesi http://www.giresun.gov.tr adresindedir.
    (rio, 26.05.2007 14:53)
  22. " "giresun" hakkında yazabileceğiniz bir şey varsa ortam sizin: (güzel yazın) " yazısına bakıp bakıp "ulan nerden başlamalı, nasıl anlatmalı?" dediğim, iki senedir gidemediğim, göremediğim, nesini özlediğimi bilemediğim ama özlediğim memleketim.

    3,5 yıl önce ayrıldım giresun'dan ve hayatının büyük bir bölümünü giresun'da geçirmiş birisi olarak ayrılırken evet, belki biraz duygulanmıştım ama özlemek üzere de çıkmamıştım yola itiraf etmek gerekirse. bir tek dostlarımı, daha doğrusu dostlarımla yine giresun'da olmayı özlerim diyordum, zira onlar da dağılıyorlardı yurdun dört bir yanına üniversite ayağına. şimdi dönüp bakıyorum da yanılmamışım, çünkü en güzel günlerim orada onlarla geçmiş. kaleye çıkıp karın üstüne kurulan mangalda hamsi yapmayı, surların üzerinde, tüm sahil, tüm deniz ayaklarımızın altındayken içip kafayı yaptıktan sonra bağıra çağıra şarkı söylemeyi, gündüz kah plajlarda kah erikliman'da, deliklitaş'ta, bazen kalecik'te, uluburun'da, yılgın'da, küçükçay'da hatta adada denize girip hışırımız çıkana kadar yüzdüğümüz, çıkardığımız midyeleri kıyıda köşede bizden öncekilerin ve belki onlardan öncekilerin de kullanıp kenara bıraktığı bir parça tenekenin üzerinde pişirip yediğimiz günleri, o günlerin sonunda sahile çıkıp çekirdek çitleyip geyik yaptığımız yaz akşamlarını, geceleri samantaş'da kayalıklarda konuşlanıp ayaklarımıza vuran dalgalar eşliğinde ya da yalı'da balıkçı abilerin tekneleri üzerinde yudumladığımız buz gibi biralara meze olan muhabbetlerimizi çok özledim.

    şimdi izmir'de, büyük şehirde yaşayan ve alabildiğine asosyal biri olarak ben, yaşadığım şehirde dışarı çıktığımda birileriyle selamlaşmayı özledim, daha doğrusu selamlaşabileceğim biriyle tesadüfen karşılaşmış olmayı ve bu tesadüfün beni şaşırtmamasını özledim. dışarı çıkınca gördüğüm insanların, daha önce bir kelime etmişliğim olmasa dahi yüzlerinin tanıdık gelmesini özledim, aslında birbirimizi tanımıyor olsak bile yolda gördüğüm birinin kim olduğunu, kimin kardeşi, kimin oğlu/kızı/kuzeni/yeğeni/amcası/halası/dayısı/v.s olduğunu aslında biliyor olmayı özledim. yolda yürürken bana kimden zarar gelir, kimden gelmez farkında olarak yürümeyi özledim. tüm bunları çok özledim çünkü şunu farkettim; giresun'dayken kendimi çok yalnız hissettiğim, buluşup konuşabileceğim kimsenin olmadığı dönemlerim de olmuştu ama aslında yalnız değilmişim. çünkü bir giresunlu, giresun'da istese de yalnız olamaz, yalnız kalamazmış ki.

    mesela şu an çok pis gaza geldim, her an basıp gidebilirim ama özlediğim hiçbir şeyin aynı kalmadığını biliyorum oralarda. denizin zaten içine sıçmışlardı, şimdi sahil de gitti. o sahil yolunun yapımında emeği geçen herkesin ağzına davun çıksın zaten. arkadaşlarım desem şimdi pek azı oralardadır. boşver, hiç kendimi deliliğe vermeyeyim şimdi.
    (muddlehead, 27.06.2007 15:36 ~ 15:38)
  23. fındığın başkenti, kirazın anavatanı, trabzon ve ordu'nun düşmanı, dağların yüzeyine kurulmuş bir şehir. çiçeği burnunda bir de üniversitesi vardır.
    (hepatit z, 22.07.2007 13:09)
  24. önce 22 temmuz giresun seçim sonuçlarına şöyle bir bakıyorum da;

    akp %51
    chp %16
    mhp %16

    sonra, seçimden hemen birkaç ay önce düzenlenen fındık mitingleri, yollara dökülen köylüler, fındık üreticilerini gözümün önüne getiriyorum. yok, benim mantığım buna akıl sır erdiremiyor.

    lan o mitingleri yapanlar fındık üreticisi değil miydi ? bu iktidarın en çok boka buladığı konulardan biri de tarım ve özellikle fındık değil miydi ? bütün geçimi fındığa bağlı bir il, bas bas 8,85 ytl olmalıdır diye bağırdıkları fındık alımını 5,15 ytl'ye düşüren bir iktidarı nasıl %51 oranında destekler, biri bana bunu anlatsın lütfen.
    (insomniaque, 24.07.2007 15:51 ~ 16:14)
  25. zamanında gece yaşamı ve eğlencileriyle ünlü karadeniz ilidir. zaman zaman karadenizin parisi olarakta lanse edilebiliyor. hatta eğlence olarak güzel ortamları olduğundan çevre illerden gece eğlenmek için gelenlerin olduğuda biliniyor. şu anda o meşhur gece eğlence mekanlarının yerlerinde yeller esiyor. karadeniz otoban yolu projesi sayesinde hepsi yalan oldu. fındığıylada meşhurdur. ayrıca kızları güzeldir. modyaı yakından takip eden insanları, gazi caddesinde görebilirsiniz.
    (yürütmeyi durdurma, 15.09.2007 19:56)
 sayfa  / 3

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil