türkiye'de üniversite öğrencilerinin okula ilk adım attıkları an'da onları bekleyen
her türlü gözü açılmamış genç avsıcı örgütlenmelerin, kişi üzerinde ki hayatı değiştirme ve yönetme strajilerinin sistematik bir şekilde uygulanabilirliğinin olduğu gerçeğini
siyasal islamcılık cephesinden anlatan film. fragman ve film detaylarından edindiğim izlenim itibarı ile
bahoz (henüz izlemediğim için fragman ve yazınsal bilgilerden edindiğim bilgiler ışığında) özgün olduğu, işlevsel olarak benzerlikler taşıdığı, ancak genel itibarı ile öykülendirmenin farklılıklar taşıdığını da söyleyebiliriz.
filmin tanınmış oyuncuları
selçuk yöntem,
ali sürmeligibi oyuncuları dışında, ana karakterler oyunculuklarıyla göz doldurmasa da, rollerini iyi sırtlamış, görmeye alıştığımız üstün performansların amatörcesinde filme uygunluk getirmiş olmalarıyla insanı doyurucu bir seyir gerçekleştirtmiyorsa bile, evet bu film olmuş diyebiliyoruz.
görüntülerin kadrajdan bizlere yansıyanları, tatmin etmese bile, evet hakikaten bu film olmuştur.
belki bu filmin olmuşluğu, öykünün inandırıcılık boyutu ve akışının etkisiyle zihinde profosyonel bakış açısı uyandırmadan, merak edileni takip etme güdüsüyle yaklaştırıyor seyirciyi.
öyküye gelecek olursak; üniversite hayatına adım atan herkes bilir ki, üniversiteler özgürlüğün bulutlara kadar olmadığını sınırlarını keskin çizgilerle ayıran, elinizde ki ve çevrenizde ki olanaklara kadar
özgürlük olan sosyal boyutu yadsınamaz derecede popülasyonatif, eğitimin bir adım önünde izleyen hayatı görme penceresidir. ve oraya adım atan herkes bilir ki, bulunduğunuz kollektif eğitim mekanizmasında, asker de olduğu gibi her türden insan bulunmaktadır. kimisi bireysel arzularının peşinde koşar, kimisi örgütlü çalışma güdümleri ile hareket eder, kimisi ise sadece
eğitim için oradadır, diye uzayıp giden sosyolojik tespitler bütünü. türkiye de üniversiteler 12 eylül darbesi'nin ardından, öğrencilerin apolotikleştirilmeye yönlendirilmesi ve yönlenmesi, günümüze kadar her alanda boy gösteren sorunların belki de en temel sebeplerini oluşturmuştur. ancak son yıllarda gençlerin artan politik hevesleri ve mecraların rahat kullanabilirlik fasilitesi, geçmişte olduğu gibi öğrencileri de tekrar siyasal alana kazandırma da ivme kazanmıştır. her türlü görüşün kolayca ve özgürce savunulduğu yerler haline gelen üniversiteler de, filmde de görmüş olduğumuz gibi örgütlenmenin meşru ve gayri meşru yollarının önünün ne kadar açık olduğu görmezden gelinemez bir hal aldığını ortaya koymuştur. girdap'ta siyasal islamın ve kimi siyasal islamik duruşların arkasında ki yer alan gerçek ve karanlık yüzlerin zihinlerde ''böyle de şeyler var mı yaa'' yı, evetliyor, ve gün yüzüne çıkarıyor. bu film, illegal bir sol örgüt ile bağlantılı da anlatılabilirdi, yahut sekularist milliyetçiliğin yer aldığı konumu da anlatabilirdi. senarist bize islami cenahın bir parçasını, paradigmasal olarak sunmuş. öykü de konusu geçen, vurgulanmak isteneni yine
selçuk yöntem'in de oyuncu olarak bulunduğu
deli yürek bumerang cehennemi isimli film de görebilmekteyiz. her kitlesel örgütün gerçekten sizin inandığınız ya da bağlandığınız ideolojinin salt doğrularını savunan mekanizmalar olmadığını gösterebilmektedir. üniversitelere, her türlü güruhtan özel eğitilmiş
kalifiye elemanlar gönderilmektedir. bu islami kanatdan da olabilir, sol kanatdan, misyoneristik kanatdan, sekularistik kanatdan vb. diye uzayıp giden her kesimden olabilecek ve olanın bilinmesi gerektiği gerçeğidir. bir insan bir yılda bu kadar değişebilir mi? değişebilir. çünkü o kalifiye elemanlar, özel eğitilmiş ve işin de gayet profosyonellerdir.
bi' büyüğümüz birinde bir olay anlatmıştı. yine umut gibi anadolu delikanlısı bir genç, üniversite okumak için istanbul'a gidiyor. orta hallice dindar bir ailenin çocuğu olan umut, ibadetlerini yine umut gibi, abartılı olmasa da, cuma namazlarını kılan, orucunu aksatmayan bir kişidir. üniversitenin ilk zamanlarında bir kıza aşık oluyor. aslında kıza aşık oluş hikayesi de ayrı bir mevzu. öyle tanışıp, yakınlaşıp değil. kızın yoğun ilgisi, ve alışılagelmişin dışında ki davranışları sayesinde gencimiz kıza gönlünü kaptırıyor. hatta aşık oluyor. aslında oraya kadar olan kısım, normal bir işleyiş dönemi geçiriyor. dışardan bakılınca aslında her şey normal gibi, zamanlama işleyiş. gencimiz abiler diye tabir edilen (cemaat ve kurumsal kimlik ismi vermeyelim) evlerde kalıyor. zamanla aşk ilerliyor, gencimiz de değişimler baş gösteriyor. eve gelmemeye başlayan ilk adımlar ile, alkollü gelmeler, arkadaşları ile kavga etmeler, derslerinden kopukluk vs. derken artık tamamen eski halinden arınarak yep yeni bir insan oluyor. yeni hali, sevgilisinin dünya görüşüne yaklaşıyor. ancak sadece, sosyal hayat olarak. henüz kızın politik kimliğinden haberi yok. artık sevgilisi ile beraber yaşamaya başlayan genç, kızın arkadaşlarının evlerinde ki arkadaş buluşmalarına katılmaya başlıyor. ilk bakışta bu arkadaş evleri, bilindik öğrenci evi görünümünde. bir akşam yine bu arkadaş evlerinin birinde hep beraber eğlenilirken eve baskın düzenleniyor. tabii çocuğun hiç bir şeyden haberi yok. neye uğradığını şaşırıyor, afallıyor doğal olarak. ve merkeze gittiklerinde işin aslını öğreniyor. günlerce arkadaş evi diye gittiği evler, örgüt evleri. ve öğrenciler üniversite de faliyet gösteren örgüt elemanları, yasadışı bir örgüt.
bunlar gibi nicesi yaşanmıştır, yaşanıyor; türkiye de. sorumluluk aileler de değildir aslında. bireyin üniversite okuyacak yaşa geldiği halde oturmamış kişiliğinin, boşluğa düştüğü an'da ki getirileridir, ya da götürüleridir diyelim.