görseller
girdap 
  
belki ilginizi çeker
  1. · abiler
  2. · bu şehir girdap gülüm
  3. · fatir suresi
  4. · ozan bilen
  5. · eski diziler
  6. · takva
  7. · emre canpolat
  8. · whirlpool
  9. · aldatıcılar sizi allah ile aldatmasın
  10. · o çocukları
gündem
  1. · 27 kasım 2009 bursaspor galatasaray maçı
  2. · okan bayülgen
  3. · 21 kasım 2009 beşiktaş fenerbahçe maçı
  4. · darwin i bitiren balık
  5. · dtp genel başkanının izmirlileri tehdit etmesi
  6. · aşk
  7. · bir kadının bilmesi gerekenler
  8. · fethullah gülen
  9. · sözlükteki birtakım insanlar

girdap  

  1. bugün vizyona girmiş olan gerilim filmi
    (lethe, 21.05.2004 23:40)
  2. anafor da denir buna...
    (johnnyenglish, 21.05.2004 23:48)
  3. 80'lerde çocuk olanların kabuslarından biri.
    ikiz tepeler, clementine, elm sokağı ile yamulan masum bünyelere cila çeken bir dizi.
    stephen king'vari sahne ve olaylarıyla bir neslin kabuslarına kadro almış yapım.
    pek fazla kişi tarafından bilinmez ama bilen de bir daha unutmaz.
    (bkz: 80 lerde çocuk olmak)
    (atropos, 08.01.2006 23:39 ~ 23:43)
  4. bir engelle karşılaşan su veya hava akıntısının dönerek ve çukurlaşarak yaptığı çevrinti, ters akıntıların oluşturduğu dönme, eğrim, çevri, burgaç, anafor.

    (bkz: tdk)
    (flavius, 15.07.2006 15:01)
  5. bugün vizyona giren türk filmi. konusu;

    istanbul üniversitesi’ni kazanan umut, antalya’dan gelip kiralık bir ev ve iki ev arkadaşı bulur. yaşadığı bazı mistik, doğaüstü olaylar arkadaş çevresini ve yaşam tarzını da değiştirir. karşılaştığı olaylarla başa çıkmanın bir yolu olarak, dini bir hayat tarzını seçen umut için başlangıçta her şey iyi gitmektedir. fakat yaşantısı, yalnızca ibadetlerle sınırlı kalmayıp siyasallaşır ve çevresinden uzaklaşır, saldırgan bir kişiliğe bürünür. * *

    minik barış ozan bilen i bu filmde izlemek ilginç olacak.
    (jenesaispas, 21.03.2008 13:01 ~ 13:02)
  6. yönetmen : talip karamahmutoğlu
    senaryo : talip karamahmutoğlu , onur aydın
    oyuncular : ozan bilen , ali sürmeli , fuat saka , eda özerkan , ibrahim iris , teoman kumbaracıbaşı..

    konusunu fazla irdelemeden gittiğim bu filmde gördüm ki, zaten gerçek hayattan alınmış senaryosu gerçekten bilinmeli bir yapım. film demiyorum çünkü oyunculuklar o kadar kötü ki, böyle bir senaryoyu daha izlenilebilir hale getirmeleri için yalvarabilirdim oyunculara. ben böyle bi şey görmedim hayatımda. bazı filmlerde de oyuncular genel itibariyle kötü olur ama bir iki tane iyi oyuncu çıkar filmi kurtarır. bunda böyle bir şey de yok. benim çıkıp oynayasım geldi. içimden oyunculuk ateşi fışkırdı bu filmi izlerken..
    konusu da filme tam olarak yansıtılamamış sanki. o kadar garip ki, konudan etkilendim ama filmden etkilenmedim. senaryoyu alıp okusam gözümde canlandırsam daha güzel olabilirdi.
    yine de genel olarak gündemdeki bazı olayların meydana gelişini görmem açısından gittiğime pişman olmadığım filmdir.
    (absinthe, 31.03.2008 11:36 ~ 11:38)
  7. koskoca gemilerin içine düşüp kendinden geçmeleri büyülü bir olay katar girdaba...
    (felixpanthera, 31.03.2008 12:06)
  8. filmin sonunda da söylendiği üzere film fatır suresi 5.ayet üzerine kurulmuş

    " ey insanlar! allah'ın vâdi gerçektir, sakın dünya hayatı sizi aldatmasın ve o aldatıcı (şeytan) da allah hakkında sizi kandırmasın."
    (dirensar, 23.05.2008 20:12)
  9. tehlikeli yer veya durum anlamına da gelen isim.çok manalar atfetmek bana zor geliyor.çok açık.ama yine de çabalamak gerekiyor.sezgilerimde yanılmıyorsam,birşeyin bitmeye çok yakın olan yerinde oluyor insan.kopuyor yani kayış.berbere gidince bazen böyle hissediyorum.diğer anlamı da çöküyor başıma.berber,eğil birader dedi mi,kıllar görüyorum,döne döne kaçıyorlar lavobodan.sümük bile görüyorum lavaboda,tiksinmiyorum artık.kokulu havluda sildi mi yüzümü,tamam diyorum,geçti.saçmalıyorum sıklıkla,girdaba düştüm mü..laf ola beri gele,ne anlatıyorsun ulan,dedi mi biri hemen heyecanlanırım,düşerim aynı duruma.heyecanım yatışınca,maçı çeviririm.çok sıkı münazaracıyımdır.mesela insana suç işleten toplum mu,kendisi midir?kendisidir der,bunu savunur,kazanırım.oysa toplum daha kolay konudur.evet,maçı çevirmek!bunu sloganımız yapalım.abuk subuk girdaplarda boğulmayalım.
    (meddah, 24.08.2008 00:13)
  10. içinde meşhur dirk pitt , al giordino ikilisinin olduğu bir clive cussler gerilim romanı
    denizde yüzerken denizaltından atılmış bir nesne gören pitt
    bunu deniz komutanlığına götürür ve maceralar başlar....
    (ceza aka keskinkılıç, 02.11.2008 21:12)
  11. bir türk filminin adıdır. filmin senaryosu etkileyici olsa da gerçek hayat hikayesinden alınmış sözü çok doğru gibi durmuyor.

    -------spoiler----
    eğer bir film gerçek hikayeden alınıyorsa, o karakterin filmin sonunda yaşaması gerekir. ama kahramanımız bütün film boyunca süren ümidimize rağmen sonunda ölüyor.

    -----spoiler-----

    o zaman filmi kim anlattı? onu tezgaha düşüren* arkadaşları mı, kahramanımızın kız arkadaşı mı, yoksa tezgahı ayarlayan gizli güçler mi?
    iyi ama filmde kahramanımız hakkında öyle ayrıntılar var ki başkasının bilmesi mümkün değil. e peki diyelim kurgu kısımları var, vardır da ben bir insanın bir sene içinde intihar bombacısı olabileceğin hayatta inanmam. hadi diyelim benim tecrübem yanlış, ve olabilir. kim ayasofya önünde patlayan bir türk canlı bombasını duydu allah aşkına?
    bence based on a true story modasına uymak için yapılmaya çalışılmış ama bu tür filmlerin konseptini anlayamamış bir yönetmen yüzünden bir sürü mantık ve kurgu hatası içeren, üstelik ünlü oyuncularına rağmen oyunculuğun yerlerde süründüğü, sadece senaryosuyla zihnimizde yer tutacak olan bir film. izleyelim mi diye soranlara tek kelimeyle evet diyorum çünkü bazı tehlikelerin farkına varmalısınız... körü körüne sorgulamadan beyninizin yıkanmasına hangi ideolojide ya da fikirde izin verirseniz, sonucunuz yobazlık ve köktenciliktir*
    (genolog, 11.11.2008 23:15)
  12. gerçek öyküden esinlenildiğine dair iddialı bir açıklaması olan film. istanbul üniversitesi nin beyazıt taki tarihi kapısıyla başlıyoruz, ilginç bir şeyler olacağı belli. kantinde bir çömez, telefon ediyor birisine. ev lazım diyor. sırtında çantası...

    ---------spoiler---------

    ozan bilen, uçurtmayı vurmasınlar'daki küçük çocuk. masumiyet'in efsane ismi zagor'un kader'deki yansıması. sempatim var zaten kendisine. iyi bir şeyler çıkacağı belli. girdap'ta adı umut, sırtında çantası giriyor okuluna. sağı solu arıyor iki arkadaş buluyor giriyorlar eve. ev sahibi ahmet yenilmez.

    umut antalya'dan gelmiş, müslüman ama dinle pek alakası yok. kendi deyimiyle, birkaç kere cumaya gitmiş, bir de bayramlarda babasıyla bayram namazına. okula kısa zamanda alışıyor. hatta aşık bile oluyor, neyse ki karşılıklı bir aşk. baya sevgili oluyorlar, evde sevişmeler falan...

    evde doğaüstü olaylar olmaya başlıyor. "hoca"ya gitmeye karar veriyorlar, hoca; fuat saka. "evinize günah girmiş" diyor hoca, umut korkuyor. birkaç ürkütücü olaydan sonra "hoca" ve ekibiyle muhabbetleri artıyor. evlerine ziyarete gidiyor, beraber namaz kılıyorlar. aşırı dinci yayınlar takip etmeye başlıyorlar. bu muhabbet ortamların birinde bomba eğitimi almış bir psikopatla daha tanışıyorlar. canlandıran; ali sürmeli. umut ve arkadaşları bu tayfayla iyice içli dışlı olmaya başlıyor. umut'un dikkatini okulda da bazı şeyler çekiyor;

    http://www.youtube.com/...

    tekbirlerle karışık konuşmalar... konuşmacı; ufuk bayraktar.

    yani filmde umut'un geçirdiği süreç anlatılıyor. yazılar, sohbetler, vaazlar, videolar falan. ama bu kısımların ayrıntılı ve etkili anlatıldığı söylenemez. yine de odasındaki atatürk posterini indirip "çözüm hilafet" posteri asması ve taksim deki şu vukuatı geldiği son durumu gösteriyor;

    http://www.youtube.com/...

    artık umut kendini savaşçı, mücahit sanmaya başlamış ve harekete geçmek gerektiğine karar vemiştir. birkaç molotoflu eylem, birkaç bildiri, birkaç vaaz...

    cihat yoludan candan geçtik, canandan da geçeriz diyip kız arkadaşından da ayrılır.

    sonuç, umut evlerinde saklamak üzere aldıkları bombayı giyer, canlı bomba olur, sultanahmet'teki tur otobüsünü patlatır.

    http://www.youtube.com/...

    allah adıyla, müslümanların acılarıyla saf bir gencimiz daha kandırılır. bence bu da halkımızın ne kadar iyi niyetli, saf, temiz olduğunu gösterir. bu iyi niyet ve cesaret kötü ellerde böyle kötü bir sonuç doğurur.

    ve bitiş, bir yıl sonra... istanbul üniversitesi'nin beyazıt'taki tarihi kapısıyla başlıyoruz, ilginç bir şeyler olacağı belli. kantinde bir çömez, telefon ediyor birisine. ev lazım diyor. sırtında çantası...

    --------spoiler-----------

    filmin sonunda fatir suresi ne gönderme yapılıyor, filmin güzel yanlarından biri de bu, ama 4. ayet yazıyor. 5. ayet olması gerekirdi;

    5. ey insanlar! allah'ın vâdi gerçektir, sakın dünya hayatı sizi aldatmasın ve o aldatıcı (şeytan) da allah hakkında sizi kandırmasın!
    (asasdas, 21.01.2009 16:58)
  13. sonunun yok ebenin amı ali sami dedirttiği filmdir.oyunculuk boktan kurgu boktan afedersin ama yarak gibi filmdir.hatta üç r ile yarrrak gibi filmdir.
    (bödöfff, 22.01.2009 03:31)
  14. çok mantık hatası barındıran ama izlenebilecek derecede bir filmdir. umut'un babası bayram namazına gidiyor hava baya aydınlık. bir de camiinin avlusu bomboş. hani türkiye de yayınlanmasa başkaları inanır. ama biz yemeyiz. ayrıca bir insan 1 ay da bu kadar değişmez. o zamanı biraz daha uzun tutmalıydılar. sonuç olarak türk filmleri içinde ele alırsak eh işte denilir.
    (alttantire, 05.02.2009 19:22)
  15. keşke bu kadar ciddi konular daha iyi işlense ve daha çok insana ulaşsa dedirten film. daha inandırıcı; oyunculuğu yönetmenliği daha ciddi olsaymış dedirtir.
    (macajoynovic, 06.04.2009 18:42)
  16. (montana, 06.04.2009 18:44)
  17. (bkz: abiler)
    (secret06, 06.04.2009 18:46)
  18. insanın kendi kendine soktuğu soyut şey. kimisi yalnızlıktan kimi bunalımdan kimi aşksızlıktan kimi ise dünyavi zorluklardan beynini sike sike ruhunu yaralaya yaralaya giriyor bu şeyin içine. girdap sonrasında bataklık halini alıyor. insan tükentikçe tükeniyor...
    (karyatid, 06.04.2009 18:48)
  19. oyunculukları bir kenara bırakırsak istediği mesajı fazlasıyla vermiş film. genel kanının aksine sonunu da beğendim. fakat daha özenli de çekilebilirdi.
    (lalu, 29.06.2009 00:37 ~ 00:38)
  20. daha iyi bir yönetmen ve daha iyi bir kurguyla çekilseydi daha çok ses getirebilecek olan film.çünkü çok ciddi ve sağlam bir senaryosu bulunmakta.
    (dextare, 02.07.2009 20:45 ~ 20:46)
  21. türkiye'de üniversite öğrencilerinin okula ilk adım attıkları an'da onları bekleyen her türlü gözü açılmamış genç avsıcı örgütlenmelerin, kişi üzerinde ki hayatı değiştirme ve yönetme strajilerinin sistematik bir şekilde uygulanabilirliğinin olduğu gerçeğini siyasal islamcılık cephesinden anlatan film. fragman ve film detaylarından edindiğim izlenim itibarı ile bahoz (henüz izlemediğim için fragman ve yazınsal bilgilerden edindiğim bilgiler ışığında) özgün olduğu, işlevsel olarak benzerlikler taşıdığı, ancak genel itibarı ile öykülendirmenin farklılıklar taşıdığını da söyleyebiliriz.

    filmin tanınmış oyuncuları selçuk yöntem, ali sürmeligibi oyuncuları dışında, ana karakterler oyunculuklarıyla göz doldurmasa da, rollerini iyi sırtlamış, görmeye alıştığımız üstün performansların amatörcesinde filme uygunluk getirmiş olmalarıyla insanı doyurucu bir seyir gerçekleştirtmiyorsa bile, evet bu film olmuş diyebiliyoruz.

    görüntülerin kadrajdan bizlere yansıyanları, tatmin etmese bile, evet hakikaten bu film olmuştur.

    belki bu filmin olmuşluğu, öykünün inandırıcılık boyutu ve akışının etkisiyle zihinde profosyonel bakış açısı uyandırmadan, merak edileni takip etme güdüsüyle yaklaştırıyor seyirciyi.

    öyküye gelecek olursak; üniversite hayatına adım atan herkes bilir ki, üniversiteler özgürlüğün bulutlara kadar olmadığını sınırlarını keskin çizgilerle ayıran, elinizde ki ve çevrenizde ki olanaklara kadar özgürlük olan sosyal boyutu yadsınamaz derecede popülasyonatif, eğitimin bir adım önünde izleyen hayatı görme penceresidir. ve oraya adım atan herkes bilir ki, bulunduğunuz kollektif eğitim mekanizmasında, asker de olduğu gibi her türden insan bulunmaktadır. kimisi bireysel arzularının peşinde koşar, kimisi örgütlü çalışma güdümleri ile hareket eder, kimisi ise sadece eğitim için oradadır, diye uzayıp giden sosyolojik tespitler bütünü. türkiye de üniversiteler 12 eylül darbesi'nin ardından, öğrencilerin apolotikleştirilmeye yönlendirilmesi ve yönlenmesi, günümüze kadar her alanda boy gösteren sorunların belki de en temel sebeplerini oluşturmuştur. ancak son yıllarda gençlerin artan politik hevesleri ve mecraların rahat kullanabilirlik fasilitesi, geçmişte olduğu gibi öğrencileri de tekrar siyasal alana kazandırma da ivme kazanmıştır. her türlü görüşün kolayca ve özgürce savunulduğu yerler haline gelen üniversiteler de, filmde de görmüş olduğumuz gibi örgütlenmenin meşru ve gayri meşru yollarının önünün ne kadar açık olduğu görmezden gelinemez bir hal aldığını ortaya koymuştur. girdap'ta siyasal islamın ve kimi siyasal islamik duruşların arkasında ki yer alan gerçek ve karanlık yüzlerin zihinlerde ''böyle de şeyler var mı yaa'' yı, evetliyor, ve gün yüzüne çıkarıyor. bu film, illegal bir sol örgüt ile bağlantılı da anlatılabilirdi, yahut sekularist milliyetçiliğin yer aldığı konumu da anlatabilirdi. senarist bize islami cenahın bir parçasını, paradigmasal olarak sunmuş. öykü de konusu geçen, vurgulanmak isteneni yine selçuk yöntem'in de oyuncu olarak bulunduğu deli yürek bumerang cehennemi isimli film de görebilmekteyiz. her kitlesel örgütün gerçekten sizin inandığınız ya da bağlandığınız ideolojinin salt doğrularını savunan mekanizmalar olmadığını gösterebilmektedir. üniversitelere, her türlü güruhtan özel eğitilmiş kalifiye elemanlar gönderilmektedir. bu islami kanatdan da olabilir, sol kanatdan, misyoneristik kanatdan, sekularistik kanatdan vb. diye uzayıp giden her kesimden olabilecek ve olanın bilinmesi gerektiği gerçeğidir. bir insan bir yılda bu kadar değişebilir mi? değişebilir. çünkü o kalifiye elemanlar, özel eğitilmiş ve işin de gayet profosyonellerdir.

    bi' büyüğümüz birinde bir olay anlatmıştı. yine umut gibi anadolu delikanlısı bir genç, üniversite okumak için istanbul'a gidiyor. orta hallice dindar bir ailenin çocuğu olan umut, ibadetlerini yine umut gibi, abartılı olmasa da, cuma namazlarını kılan, orucunu aksatmayan bir kişidir. üniversitenin ilk zamanlarında bir kıza aşık oluyor. aslında kıza aşık oluş hikayesi de ayrı bir mevzu. öyle tanışıp, yakınlaşıp değil. kızın yoğun ilgisi, ve alışılagelmişin dışında ki davranışları sayesinde gencimiz kıza gönlünü kaptırıyor. hatta aşık oluyor. aslında oraya kadar olan kısım, normal bir işleyiş dönemi geçiriyor. dışardan bakılınca aslında her şey normal gibi, zamanlama işleyiş. gencimiz abiler diye tabir edilen (cemaat ve kurumsal kimlik ismi vermeyelim) evlerde kalıyor. zamanla aşk ilerliyor, gencimiz de değişimler baş gösteriyor. eve gelmemeye başlayan ilk adımlar ile, alkollü gelmeler, arkadaşları ile kavga etmeler, derslerinden kopukluk vs. derken artık tamamen eski halinden arınarak yep yeni bir insan oluyor. yeni hali, sevgilisinin dünya görüşüne yaklaşıyor. ancak sadece, sosyal hayat olarak. henüz kızın politik kimliğinden haberi yok. artık sevgilisi ile beraber yaşamaya başlayan genç, kızın arkadaşlarının evlerinde ki arkadaş buluşmalarına katılmaya başlıyor. ilk bakışta bu arkadaş evleri, bilindik öğrenci evi görünümünde. bir akşam yine bu arkadaş evlerinin birinde hep beraber eğlenilirken eve baskın düzenleniyor. tabii çocuğun hiç bir şeyden haberi yok. neye uğradığını şaşırıyor, afallıyor doğal olarak. ve merkeze gittiklerinde işin aslını öğreniyor. günlerce arkadaş evi diye gittiği evler, örgüt evleri. ve öğrenciler üniversite de faliyet gösteren örgüt elemanları, yasadışı bir örgüt.

    bunlar gibi nicesi yaşanmıştır, yaşanıyor; türkiye de. sorumluluk aileler de değildir aslında. bireyin üniversite okuyacak yaşa geldiği halde oturmamış kişiliğinin, boşluğa düştüğü an'da ki getirileridir, ya da götürüleridir diyelim.
    (linkleri görebilmek için üye olan adamım lan ben, 19.09.2009 03:48)
  22. sadece ozan bilen ve ufuk bayraktar için seyredilecek film. kısıtlı imkanlarla çekildiği aşikar. bir iki bar sahnesi ve ayasofyada çekim yapılmış onun dışında sohbet ve ozan bilenin yürümesiyle geçiyor film. sanki güzel bir bütçe ile daha güzel ve etkileyici bir şeyler çıkarmış ortaya.

    yalnız zagor un yine ortalığı dağıttığı bi sahne var taksimde.
    off anam off
    (by eldat, 22.09.2009 02:00 ~ 16.10.2009 17:26)

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil