çok değer verdiğiniz birini kaybettiğiniz zaman başa gelen durum. aslında hiçbir zaman hayata küsmemeli. hiç kimse insanı hayata küstürecek kadar önemli olmamalı.
ayrılık sonrası yaşanan şiddetli depresif durumdur.uyku gelmesine rağmen uyuyamamak,fazla miktarda karbonhidrat tüketmek gibi belirtilerle başlar.
maksat hayata küsmekse eğer bunu gidenin ardından yapmak en kolayıdır. eğer giden arkasında hayata küstürdüğü birini bıraktığını biliyorsa, aynısını birçoklarına yapmıştır, yapacaktır.
birden bire etraftaki dertlerin uçup gitmesi, onların dert olmadığına karar vermektir, esas şey insanın karşısına lönk diye dikilir, insan ben nelerle uğraşıyormuşum, neleri tartışıyormuşum diye düşünürken hayat saydığı şeyden elemeler yapar, tamamını olmasa da bir kısmını iter
yemeden içmeden kesilmek , aşırı zayıflamak , her gün her saat ağlamak şeklinde gelişen olay.
hayatın bir daha asla eskisi gibi olmayacağını düşünmek, herşeyin boş ve anlamsız gelmesi, yıllarca kişisel zevkler diye bilinen tüm eylemlerden bir anda sıkılmak, okulun, edinilecek mesleğin, ilerideki hayatın artık kof olduğunu düşünmek, herşeyden soğumak, bu esnada herkesten duyulan "kendini bırakma, toplaman lazım, önemli olan senin hayatın" laflarının hiç bir anlam ifade etmemesi, birlikte yaşanan tüm olayların teker teker sorgulanması, hataların aranması, ele geçen koca bir hiç, ve akabinde yatakta yapayalnız ağlamak, çıldırmak, çökmek.
gidenin ardından hayata küsmek çok saçmadır.çünkü o "giden" kişiye odaklandığınız için,hayatı unutmuşsunuzdur,ona çok değer verdiğiniz için hayat size küsmüştür.o gittikten sonra hayata sımsıkı sarılmak gerekir ki,hayat,hep dilediğiniz şekilde geçsin.!:ah ulan ne oldu bana
neden yapıldığı bilinmeyen,insana kendi geldiği anda "ne kadar da salakmışım" dedirten saçmasapan hareket.ama elde olmuyor işte bazı şeyler,salaklık yapmak da gerek hayatta...
(çilek, 02.11.2004 17:58)
zaman herşeyin ilacıdır lafını ispatlayan durum...
anlatılmaz yaşanır!
gidenler gittikleri yerde her şeye yeniden başlarlar,yeni insanlar tanır ve yeni bi hayat kurarlar.
kalanların hayatında ise kocaman bi boşluk oluşur ve gidenin yerine kimseyi koyamazlar!
(jaded, 11.11.2004 19:33)
asıl gidenin arkasından sayıp sövmek daha iyi gelir insana, "hayata küseyim, yok yok bunalıma gireyim en iyisi" demekse en kolay yoldur.giden kişi geride bıraktıklarına yanmalıdır tam tersine.
hayatınızı dolduran, hatta sizin hayatınız olan kişinin gidişinden sonra belki de yapabileceğiniz tek şey...
her gidenin ardında bıraktığı kişide başgösteren depresif ruh hali ve bunun beraberinde getirdiği;uyuyamamak,sabahlara kadar ağlamak,bol miktarda sigara tüketmek,yemeden içmeden kesilmek yada tam tersi şeklinde yaşanan ruhsal enstantanelerdir.çoğunlukla gidenin arkasında kalana sabaha alkolle merhaba demek düşer.saçma gelir herşey bir süre sonra ama her giden biraz iz bırakır ve bu saçmalık hep tekrarlanır.
bırakıp gidecek kadar değersiz biriyle karşılaştırdığı için hayatı suçlamak, gideni suçlayamayacak kadar zayıf olunduğu için acısını hayttan çıkarmak
giden kim olursa olsun gerçekleşmemesi gereken durum hayata yenilmektir.
zamanla insan herşeye alışsa da ölümle ya da başka bir sebeple bir insanı kaybetmek hayattaki en yıkıcı olaydır.ölümle gelen ayrılık umarsızlığımızdan mı başka nedenlerden mi bilinmez daha farklıdır.insana asıl koyan şey ise bir insanı yaşarken ölü saymak zorunda kalmaktır.bu sevgili de olsa arkadaş da olsa her zaman kişiyi yıkar, bunalımdan bunalıma koşturur.hayatınızda büyük anlam taşıyan bir şey bir anda yok olmuştur, yerini boşluğa bırakmıştır.belli bir zaman boyunca her saniye kafanızda "acaba şu an hala beraber olsaydık..."la başlayan sorular belirir.bu gerçekten üstesinden kolay gelinecek bir şey değildir.etrafınızdaki herkeste kaybettiğiniz kişiden bir şeyler ararsınız, parça parça birilerinde bulsanız bile ki bu bile zor hiçbiri onun gibi değildir.herşeyini özlersiniz.hele bir de neden gittiğine dair kesin bir sebep de yoksa vay halinize...bu başlığı sonsuza kadar doldursam anlatamam anlatmak istediklerimi.her zaman yetersiz kalacaktır söyleyeceklerim.ama sonuç olarak şunu söyleyebilirim:bir insanla ilişki kurarken asla vazgeçilemeyecek gözüyle bakmamak gerekiyor.umarım bunun kötü sonuçlarını göstermez hayat size çünkü eğer gösterirse uzun bir süre yaşamla ölüm arasında gidip geliyorsunuz.
(culdesac, 06.03.2005 02:36 ~ 18.03.2006 23:21)
yaşamla bağının temeli olan kişiyi kaybetme sonucu hayattan kopmak istemek, yaşayamamak, adeta yaşayan ölü olmak..
her insanın hayatta başına bir kez de olsa gelen durumdur.bunu doğru olmadığını bilerek yapılan davranıştır...
hayatını birinin üzerine kurmak-akabinde kaybedince düşülen durum.
gidenin arkasında bıraktığı boşluk nedeniyle vuku bulan şeydir. ancak bunun nedeni gerçekten de o kişinin bıraktığı boşluğun kendisi midir yoksa o boşluğun dolmaması mıdır bilinmez..
hayatın en acı tarafı,herşey o olmuşken hayatınızda o yokkende hiçbişey olmicaktır şekliden düşünmenize yol açıcak durum