|
|
- sizi olduğunuz yerde bırakıp giden, ne söylerseniz söyleyin gitmesini engelleyemeyeceğiniz kişidir. eğer giden kişi sizin sevgiliniz ya da ona eş değer bir yakınınızsa gözyaşlarınıza hakim olamazsınız*.
- elinden bir şey gelmeyen.
- kişi eğer geri döndürülebilinecek durumdaysa ve bu isteniyorsa hemen harekete geçilmelidir...
ve kişi tek durumda geri döndürülemez...*
bu durumda gidene en çok yakışan söz mezar taşına yazılmalıdır. mezarına gittiğinizde onu hayatındaki haliyle düşünebilmeniz için...
- arkasından özlemle dönmesi beklenen fakat muhtemelen hiç gelmeyecek olandır.
- bazen zorunda kalan bazense keyfine göre takılan ama her ikisinde de diğer tarafı yaralayan...
- giden kimi zaman hiç geri gelmeyecek olan,adamı yıkan,ağlatan,her zaman beklenen,özlenen...
(idiot, 30.04.2005 20:46)
- fatoş yıldız'ın yazdığı ve giden birinin ağzından anlatılan bir hikaye..
"kal" deseydin, kalırdım.
demedin oysa...
kuru bir "bitmesin"den başka hiçbir şey demedin. öyle kuru, öyle soğuk, öyle uzaktı ki ondaki anlam! bu kadar kolay mıydı her şey, bu kadar yakın mıydık uçuruma? savunmayacak mıydın sevgimizi? "kal" diye haykırmayacak mıydın ardımdan?
düşündüğüm bu değildi...
hayal ettiklerim, beklediklerim başkaydı senden... mücadele beklemiştim oysa, yelkensiz olan gemimizi kıyıya ulaştırırız sanmıştım... kıyıya
ulaştırırsın sanmıştım... oysa o'nu denizin ortasında savunmasız bırakmama göz yumdun... bu kadar yıpratıcı olamazsın...
oysa bir anlam olmalıydı yaşadıklarımızda!
paylaşılan duyguların bir anlamı olmalıydı.
yüreğimdeki martıların bir anlamı olmalıydı.
beynimizdeki melodilerin, aramızdaki çekimin, geçen akşamki sohbetin bir anlamı olmalıydı.
duygularımızın bir anlamı olmalıydı.
yüreğimdeki tüm martılar'ı uçurdun şimdi...
hangi yöne gittiler bilmiyorum, geri dönerler mi bilmiyorum.
dünya boşaldı mı ne! neden bu kadar sessizleşti birden yaşam, neden artık parlamıyor yakamozlar gözlerimde, neden artık rüzgar esmiyor... her şey seninle mi kaldı yoksa... mantığım, mantığımı bana bırak lütfen, ona ihtiyacım var. bazı şeyleri anlamak için ona ihtiyacım var!
evet!
ben istedim ayrılığı,
çıkmaz yollara yönelen bendim,
kucağında bir yığın noktayla karşına çıkan bendim...
kahretsin! bunu neden yaptığımı bilmiyorum
ve
senin buna nasıl göz yumduğunu...
tıpkı
balkondaki akasyaları sularken, fazla sudan dolayı sararacaklarını bilmediğim gibi...su onun için hayat olmalıydı oysa..ve...sen de benim tutunacak dalım!
bazı şeyler vardı aramızda biliyorsun, olmaması gereken ama daima varolan. farklı uçlardaydık seninle, farklı mevsimleri seviyorduk farklı zamanlarda....sen büyük fırtınalara vardın, bense lodostan bile ürküyordum.. oysa başardığımız şeyler vardı her şeye rağmen, daha doğrusu öyle sanıyordum...
binlerce yıldız arasında, ayın güzelliğini gösterebilmekti tek amacım...yıldızları söndürmekti...sorunları yok etmekti...
"bitti" deyişim öylesine bir şeydi, öylesine sıradan, şakacıktan...
"hayır" demeliydin!
hatta kıyametler koparmalıydın yüreğimde,
hendekler açmalıydın yoluma gidemeyeyim diye.
sahip çıkmalıydın gözlerimdeki ay'a sevgimiz diye...
beni yolumdan alıkoymalıydın...
"kal" demeliydin... defalarca "kal" demeliydin...
oysa demedin...
belki de senin çiçeklerin çoktan solmuştu ve ben akasyaları kışın yaşatmaya çalışmakla hata etmiştim...belki böylesi daha iyi oldu...
"kal" deseydin kalırdım...
hem de seve seve kalırdım.
martılarla kalırdım
yakamozlarla kalırdım
demedin oysa!
bilir misin
kaç çığlık olup yıkıldı yüreğim giderken...
bilir misin
nasıl bir cana hasretti yüreğim, yolumdan döndürecek...
bilir misin
nasıl zor oldu ardıma bakmadan çekip gitmek...
"kal" desen kalacaktım...
demedin oysa!(esdora, 04.02.2006 02:36 ~ 02:40)
- yalnız giden değil kalandır terkeden gidende bu yüzden gitmiştir zaten..
gideni suçlamamak lazım kalan aslında gideni özlemez çoğu zaman sadecepişmanlık duyar elindekini kaybettiği için
- giden, bazen istemeden ayrılan kişi,bazen koşarcasına uzaklaşan kişi,bazen de ayrılırken yeniden dönmeyi planlayandır.kalan ise gideni özleyebilir veya hiç aramaz.bazı durumlarda sevinen bile vardır.
giden kişinin sevilme,sevme ve yakınlık derecesine göre kalanda özleme ,memnuniyet,merak etme,onu hissetme,bekleme,yanına varma gibi çeşitli duygu ve düşünceler meydana gelir.
- gidişini sorsam, zamansız bir yaprak dökülür takvimlerden
gel diyemem, yüzlerce mum birden söner kalır içimde.*
- nedense hep kendisi kaybetmiştir.
- nazım hikmet'in aynı adlı(giden) şiirini besteleyip şarkı yapmıştır cem karaca.
- gitmek zorunda bırakılıp da, bir de utanmadan suçlanandır.
- eğer gerçekten gitmek istiyorsa asla geri döndüremeyeceğinizdir giden. döndürmeye çalışmayın da zaten ki o, yoldan dönse bile içinizde birşeyler çoktan yola çıkmıştır geri gelmemecesine..
- seni bu şehirle paylaşmak hiç işime gelmiyor...soluduğum bu havayla paylaşmak bile çıldırtıyor...sesini,görüntünü başkalarıyla paylaşmaya da tahammülüm yok...bu aptalca şeyi yazarken bile zorlanıyorum...bir yerlerim kanıyor sürekli,keyfim varla yok arası ama anlatıyorum bir şeyler.
yanlış anlama diyorum ki...
tek sorunum sensin şu an,ama endişelenme sakın zararsız bir tapınma bu...
seni kendimle paylaşmak bile işime gelmiyor...
bana sorarsan bir an önce gitmelisin…
- hani bazen gitmek zorunda olduğunuz zamanlar ..
bırakmak istemediğiniz .. kal bile diyemediğiniz ..
öyle anlar vardır ki hiç unutamadığınız .. aslında bir kere bile sarılmadığınız ..
uzaktan bakıp gidip sarılmak istediğiniz saatlerce belki sonsuza.. öyle kalmak istediğiniz ..
ama bir türlü beceremediğiniz
sadece onu düşündüğünüz sadece gitmesinin onun için sizden daha iyi olacağını düşündüğünüz ..
bu yüzden __hiç sarılamadığınız ..
hiç sevdiğinizi söyleyemediğiniz ..
gözlerine bakamadığınız...
öyle anlar vardır ki aklınıza geldiğinde gözyaşlarınızı tutamadığınız
belkide her şeyi ikinci kez mahvettiğiniz ..
evet gidendir hayatınızdan
pek çok duygularınızıda yanına alıp giden
hayatınızın büyük bir bölümünde olacak olan ancak hiç bir zaman sarılamayacağınız gidendir..
ve siz ..
geride yarım kalan ..
- arkasından "hoşçakal" denmesi gereken kişidir diye bildim hep bugüne kadar. hiç kal demedim gidene. gitmeye karar verdiyse yapılacak birşey yoktu, zaten o kararı verdiyse bir kere gitmeliydi artık.
şimdi diyorum ki belki de gitmek istemedi aslında "kal" dememi bekledi.
kal demedim diye gitti belki.
"kal dememi istemiyorsa gitmeliyim" diye düşündü belki.
kal demedim ben hiç gidene ve hep arkasından baktım gidenin gözyaşlarımı içime atarak. tek bir şey söyledim hep
elveda
- (bkz: giden değil kalandır terk eden)
- kalanı arkasında bırakandır
|