pek yolunda gitmeyen türk sinemasında yapılması gerekenler bütünüdür
* tamam, belki yönetmenlerin ve yapımcıların çok çok parlak işler çıkarttığı söylenemez, ama sunulan işlerin tek alıcısı olan "izleyici" kavramı bu işte asıl can alıcı noktadır, ve başarının artması için asıl sorumluluk izleyicinindir.
izleyicilerden beklenenler de şunlardır :
- sinema aşığı yönetmenlerin bir taraflarını paralayarak medya desteği, sponsor, yapımcı vs vs olmadan çektikleri filmleri adam gibi sinemada, para vererek izlemek.
- ehuehu mehmet ali iğrenç abi, ya ajdar ne salak adam deyip deyip her türlü popüler kültür ürününe koşmamak, saçmalıklara dalga geçmek ve kendini eğlendirmek dışında tepki göstermek, iki yüzlülük yapmamak
-yeaa bırak baba lost yapsınlar da göreyim gibi ileri düzeyde entel ekşi sözlük yazarı tavrı yapmamak, filmlerin bütçesini, imkanlarını, şartlarını göz önünde tutup değerlendirmek ve bir bölümü 20 tane "yüksek bütçeli" türk filmi bütçesi kadar paraya çekilen amerikan dizilerini kıstas kabul etmemek (amerikan filmlerine hiç girmiyorum)
- türk filmi yapalım ama türkler oynamasın gibi kendine yönelik faşist söylemlerden, ben sizi kötülüyorum o zaman sizden üstünüm psikolojisinden, üzerinde oturduğun büyük kültüre bok atmaya çalışmaktan uzak durmak. ( var mı ulan şener şen'in dünya oyuncularından eksiği, bir sadri alışık, bir haluk bilginer, bir fikret kuşkan daha gösterin bana dişimi kırarım)
- gişe başarısının sadece bok atılacak popülarite olmayabileceğini de göz önünde bulundurmak (eşkıya 2,5 milyon kişi tarafından izlenerek zamanının rekorunu 4e katlamıştı, ve en iyi türk filmleri sıralamasında başlardadır)
- adam olmak.
(bkz:
çok zor)