|
|
- valide sultanın*, "bak uslu dur yoksa bir daha gelemessin benle" tehdidine karşı çocuk gittiği yerde sus pus oturur. teyzelerinin o'na sorduğu sorulara bile cevap verip sesini çıkarmak istemez.
sene bilmem kaç. annemin peşinde bir o teyzeye, bir bu teyzeye gidip geldiğim, uslu çocuk olduğum zamanlar işte. tüm öğleden sonramı susarak, annemin yanında oturarak geçirdim. etraftaki teyzelerin aman da aman, çok uslu, maşallah. bizimkisi olsa her yeri birbirine katmıştı iltifatlarına(!) mazhar olmuştum. evin çocuğu vardı ama çok yaramaz bir şeydi. durmadan yanıma gelip beni kışkırtıyor, "hadi gel kapı önündeki ayakkabıları dağıtalım" diye fısıldıyordu. hiç yüz vermedim o'na. sıkıysa verseydim; annemin güzel gözlerini görmek o anlık güzel olmayabilirdi. bu derece beni korkutan anneme şimdi o günleri hatırlattığımda konuyu bir çırpıda değiştiriyor. yok efendim ben abartıyormuşum, o kadar da baskı uygulamamış mış mış. o sadece diğerleri gibi yaramaz olmamı istememiş miş miş. ya ne olurdu yaramaz olsaydım?
halen içimde bir uktedir; o gün, o çocukla gidip kapının önündeki ayakkabıları merdivenlere dağıtmak isteyip dağıtamam.
- çocuğunun yaramazlıklarından bunalmış annenin boş tehditler ile (akşam babana söylerim, bir daha seni hiç bir yere getirmem, seni öcüye veririm vb.) yola getirmeye çalıştığı çocuğunun da psikolojisi olabilir. bir çocuk eğer gerçekten yaramazsa her hangi bir tembihleme, tehdit sadece çocuğun yaramazlığını daha da arttırır. yaramaz çocuk her türlü yaramazlığı annesinin gözünün içine baka baka büyük bir keyifle yapar. misafirliğe gidince ilk başta uslu uslu oturur, tam annesi oh be tembihler, tehditler işe yaradı derken, en umulmadık şeyi yapar. genelde bu tarz yaramazlıklar bir kaç vazo düşürmekten daha çok zarar verirler. (evdeki halıların püsküllerini kesmek, döşemeleri yırtmak, önemli evrak, tapu vb. yırtmak ...) asıl burda incelenmesi gereken bence çocuğu yaramazlık yapan annenin psikolojisidir. sonuç olarak gezmeden bin bir özür ile kalkılır, anne utanç içinde başını öne eğer, ben sana evde sorarım der. eve gidince bir iki bağırır, çok kızmışsa çocuğu biraz döver. ondan sonra bu olay kapanır. ta ki yeni bir gezmeye kadar. ama bence bu tip gezme yaramazlıklarının en büyük dezavantajı büyüyüp kazık kadar olduğunuzda annenizin ne kadar yaramaz bir çocuk olduğunuzu ısrarla her yerde anlatmasıdır. özellikle seneler evvel büyük zararlar verdiğiniz bir eve misafir gitmişseniz, tüm yaramazlıklarınız ortaya dökülür. bu sefer utanma sırası yaramaz çocuğa gelir.
|