gesamtkunstwerk   

adana çık aradan

  1. wagner'in ortaya attığı bir terim, "toplu sanat eseri" (collective artwork) anlamında, ilginç de bir yaşamı var edindiği anlamlar bakımından. wagner kelimeyi aslen (döneme göre çok önemli gördüğü) drama alanında müziğin, şiirin, dansın ve sahne tasarımının birlikteliği için kullanıyor, sonra daha geniş olarak görsel ve işitsel sanatların birlikteliği (sinema, video art, vs), daha sonrasında en geniş anlamıyla bütün duyuların (görme, işitme, tat, koku, dokunma) birlikte uyarıldığı durumlar için, hatta "yaşam deneyimi" (laflara bak) için kullanılır hale geliyor (bkz: gestalt). sinestet* insanların eserleri gesamtkunstwerk'e doğal olarak yakın sayılsa da artık gesamtkunstwerk bir sanat eseri nesnesinden çok, bütünsel bir deneyimi (bkz: art as experience) anlatır hale gelmiş.

    bu beş duyuya da hitap etme işi zor görünüyor evet, ama kiliselerde (vitraylar ve ışık oyunları; kilise müziği; ekmek; şarap; insanların ellerini sıkma) ve japon çay evlerinde (tea house) (kontrollü mekan düzenlemesi, renkler ve buhar; kaynayan suyun sesi; çay tadı; çay kokusu; eldeki sıcak çay tası) bu iş layığıyla başarılıyor [örnekler charles boone'dan alınmıştır]. yaşam ve ölüm içgüdülerinin beraber tatmin edildiği anlardaki kendinden geçme halindeki gibi (bkz: @998051), tüm duyuların beraberce coşturulduğu durumlar da insan için bir yükselme, bir ekstazi, bir kutsallık hissi yaratıyor, kişi bu deneyimlerin etkisinden uzun süre kurtulamıyor. bu deneyimler, dolayısıyla gesamtkunstwerk basit dini ritüellerin ötesinde panteizm ve doğu felsefeleri bağlamında "evrenle bir olmak" olarak da görülüyor.

    bu noktada belirtmek isterim ki ben bu işi bu şekilde başaran ve sanat olarak adlandırılan bir deneyim bilmiyorum, bunu da şuna bağlıyorum: bu tarz bir deneyimi insanlar çoğunlukla sanat olarak değil, saf tinsel, dini bir deneyim olarak görme eğiliminde. insanlar saf tin ile, evrenle bütün olma işi ile sanatı değil tanrı'yı, ya da sanattan daha büyük olduğunu düşündükleri şeyleri ilişkilendirmeyi tercih ederler. yani onlara böyle bir sanat deneyimi sunulsa, muhtemelen oradan yeni bir din yaratırlar. ben ise, sanatı tinsel deneyim olarak tanımlayanlara kant şahsında öpücüklerimi gönderdikten sonra tin gibi metafizik kalelere sığınmadan sanatın tam olarak bu gesamtkunstwerk deneyimini içerecek kadar temel, insani, kimyevi bir şey olduğunu iddia ediyorum.

    gündelik hayatın bir parçası olan ilkel afrika sanatının bir michelangelo tablosundan daha gesamtkunstwerk olarak değerlendirilmesini sevinçle karşılasam da; sanat ve yaşamın aynı şey olduğu, yaşamın en büyük gesamtkunstwerk olduğu fikri ilginç ve benim pek sevmediğim fikirler arasında. tümer'in sakatlığı konusunda ise henüz bir açıklama yapılmadı.
    (ördeklerindomatestabanfiyatlarınaetkisi, 24.05.2007 00:28 ~ 03:34)


  2. (bkz: kunst)
    (dirtypain, 24.05.2007 00:31)