gerzek şaban 

adana çık aradan

  1. natuk baytan'ın yönetmenliğini yaptığı kemal sunal filmi.seyfi ismindeki mafya babasına inanılmaz bir şekilde benzeyen osman ismindeki gencin bundan yararlanarak mahallelinin mafyaya olan borçlarını ödemesini anlatır bu komedi harikası film.yadigar ejder,muharrem gürses,reha yurdakul gibi isimler bu filmde kemal sunal'a eşlik eder.
    (benikoyupgitmeneolursun, 06.05.2006 15:00 ~ 15:02)


  2. filmin adı koyulduktan sonra, dublajdan önce, kemal sunal'ın oynadığı karakterin ismi osman olarak değiştirilmiş sanıyorum. zira çekimler yapılırken oyuncular şaban der (dudak okumak, sanattır), fakat dublaj sesi osman olarak gelir. yalnız, yine de bu komik hata, filmin dünyanın en absürd filmleri arasına ilk 5'ten giriş yapmasını engellemez, hatta belki de buna katkı yapar.

    filme gelince, filmde bir sürü olay olur, bir ton hadise şekillenir ve hikayenin özünü oluşturur. konusu şekillenir. lakin, dikkatli izlendiğinde, bir yığın sahnede geçen dayak muhabbetlerinin aslında tüm filmin özü olduğu gerçeği ile karşılaşılır. evet, film, "dayak, dövmek, dövülmek," vb. kavramlar üzerine kuruludur komple. önemli olarak addedilebilecek tüm olaylar, dayak sayesinde şekillenir.

    bundan sonrası spoiler içerir. (spoiler; çünkü, filmi izlemeyenler yahut anımsamayanlar yazacaklarımdan çok bir bok anlamayacaktır.)

    mesela; birkaç örnek:

    1. filmin başı. osman, figüran olarak çalıştığı filmde saçma sapan hatalar yapıp setten kovulur. fakat sette dolaşmaya devam edip bütçesi kısıtlı olan filmdeki bomba sahnesinde, bomba'yı vaktinden önce patlatıp filmi bok edince yönetmen çılgına döner. osman'ı sopayla kovalar. ve gerzek şaban filmine dair ilk intiba... bu filmde dayak var !


    2. osman, sopayla kovalandıktan sonra mahalleye gelir. mahallede sözlüsü lale karşılar osman'ı. kovulduğu filmde bekçi rolünde olduğu ve kovalandığı için, kıyafetini değiştirememiştir. lale, onu bu kıyafetle görünce söze girer. niye böyle giyindiği hakkındaki diyaloglardan sonra ikinci dayak referansımızı alırız. bakınız:

    lale- yoksa bu kılıkla abimden beni istemeye mi gidiceksin ? anladıım, onu elbisenle korkutup razı ediceksin. (neye razı ediyor diye düşünüyorsanız, yazının devamını filmi izledikten sonra okuyun. (bkz: köprüden önce son çıkış))
    osman- geçen sefer seni abinden istemiştim. beni öyle bi dövdü ki 3 ay hastanede yattım. bu sefer kimbilir kaç ay yatarım.


    3. osman, lale'yi istemeye gider ve sahnesi çekilmemiş olsa da, ilk canlı dayak sahnesi filmde hayat bulur. bu efsane diyaloğu direkt aktarıyorum:

    osman- naber hamza ?
    hamza- iyiyim.... (çırak'a) baksana ! osman abine bi çay yap.... nedir o kız meselesi ? (osman, kahvedekilerle konuşurken duymuştur)
    osman- kız kardeşini istemeye geldim.
    hamza- evvelce gene gelmiştin.
    osman- gelmiştim.
    hamza- 500 bin lira başlık parası istemiştim.
    osman- istemiştin.
    hamza- olmadığı için dayak yemiştin.
    osman- yemiştim.
    hamza- ....paran hazır mı !?
    osman- hazır diil.
    hamza- demekk paran hazır değüil !!?
    osman- gene dayak yiyecem..

    bu efsane diyaloğun ardından, osman, koltuk altlarından, iki kişi tarafından taşınır. tahmin edileceği gibi, ayı lakaplı hamza, osman'ı hacamat etmiştir.


    sahne sahne uzatıp ömrümden ve okuyanların ömründen çalmak istemiyorum.

    neticede; dayak, osman'ın iş yaşantısına şu biçimde etki etti (filmin son sahnesi olması bakımından):

    en son sopayla kovalandıktan sonra tabi ki yine gider film setine. bu gittiği ilk seferde, dövmesi gereken kadın, yani esin eser, yerine sete sürpriz yapan patron'un karısını döver. (saydım, tam 23 tokat attı kadına.) ve doğal olarak setten yine kovulur. filmde bir takım olaylar olduktan sonra, sete bu sefer kendisine müthiş benzediği, mafya seyfi gider. seyfi'yi, doğal olarak, osman sanıp hemen sahneye alırlar. ve seyfi, jönü öyle bir döver ki, osman'da cevher olduğunu düşünüp ona başrol verirler. filmin sonundaki sahnede seyfi, yönetmeni "benim yerime osman devam edecek, kabul etmezsen, döverim" diye tehdit ederek, osman'ı başrolde devam ettirtir. gerçi osman, esin eser diye yine patronun karısını döverek bu şansını kullanamamıştır, heyhat.

    osman karakteri, zaten kemal sunal'ın çoğu filminde rol aldığı üzere gariban, genel manada başarısız, fakat öte yandan, salaklığının yanında, temiz kalbi ile bir yığın absürd olay içinde bir şekilde "kazanan" bir karakterdir.


    filmden, dayak'la ilgili yaratıcı yahut komik cümleler içeren birkaç alıntı vererek bitireyim: (kronolojik olmayabilir.)

    *(dinçer çekmez dublajı ile) "arkadaşlar, şu hamza ineğinden kurtulamazsak, perişan olduğumuzun resmidir. inek, şimdi bizden haraç almaya da başladı. vermezsek, hergele bi ton sopa atıyor. vallahi geceleri uyuyamaz oldum."


    *(konyakçı'dan) "hamza'ya bi bok olursa ben nasıl kafayı bulurum ? siz beni onun gibi dövüp kafayı bulduramazsınız."


    * "kim hamza'dan dayak yemek ister ? deyyus öyle bi vuruyor ki, sanki insanın üstünden otobüs geçiyor."


    *(osman) "hamza'yı dörde katladım. şimdi de beni katlayacaklar." (elleri kelepçeli, karakola götürülürken) ve bu lafı söyledikten sonra, yanından geçen kahve çırağına: "seni de döveceem"


    * (seyfi, film seti) "iki gün sonra gene gelicem. osman'ın yerini söylemezseniz, hepinizi dövücem"


    *(osman ile lale'nin konuşmasından) "osman !"
    "söyle laleciğim."
    "ağbimi dövmüşsün. doğru mu ?"
    "kafasını 5'e böldüm. şimdi beni görünce saklanıyo. hıhıh."


    *(mafya) "seyfi'ye öyle bir ders vericez ki hayatı boyunca unutmıyıcak... öldürmek yok. öldürürsek, polis ensemize biner. kemiklerini kırıp eline vericez"


    *(osman) "gene dövdü eşşoleşşek. çocuklar, ilk yardıma gelmedik mi ?"


    * (osman ile mahalleli, kahve) "noolmuş bu hamza ayısına ?"
    "ahahaa, sen dövdün ya"
    "sahi, unuttum. amma da dövmüşüm ha. ıhhıhı"
    "hahahhaha"


    behemehal, şahane bir filmdir gerzek şaban.
    (alik, 20.02.2008 08:16 ~ 24.03.2008 03:51)
  3. http://video.google.com/...
    (maximus, 15.07.2008 00:25)