|
|
- dur demeye yüreğimiz olmadığı sürece her geçen gün daha da geriye ilerleyeceğimiz(!) sonun başlangıcı...
bakalım:
çevre ve orman bakanlığı basın ve halkla ilişkiler müşavirliği, geçtiğimiz günlerde bakanlık personeline bir "tavsiye yazısı" gönderdi. ne kadar türkçeleştirilmiş sözcük varsa arapçalaştırılmasını istedi. yazıda:
"değerli arkadaşlar,
türkçemizdeki sözcük çeşitliliğinin korunması, yaşayan ve konuşulan zengin bir dil olarak varlığını sürdürmesi için günlük konuşmalarınız ve her türlü yazışmalarınızda ekli dosyadaki kelimelerin kullanılması konusunda hassasiyet ve itina göstermenizi rica eder, iyi çalışmalar dileriz" denildikten sonra, bakan veysel eroğlu'nun konuşmalarda ve yazışmalarda kullanılmamasını istediği sözcükler (işaretlenenler) ile onların yerine kullanılmasını tercih ettiği sözcükler şöyle sıralanıyor:
amaç: maksat, gaye, atama: tayin, belirlemek: tespit etmek, boş: münhal, dayanak: mesnet, doğal: tabii, durum: vaziyet, gereksinim: ihtiyaç, görev: vazife, içermek: ihtiva etmek, ilgi: alaka, ilişik: ek, kapsamak: ihtiva etmek, katılmak: iştirak etmek, koşul: şart, izlemek: takip etmek, kent: şehir, neden: sebep, ödül: mükafat, örgüt: teşkilat, örneğin: mesela, öneri: teklif, özel: hususi, sorumluluk: mesuliyet, sonuç: netice, sorun: mesele, tören: merasim, yasa; kanun, yasal: hukuki, yaşam: hayat, yapay: suni, yetki: selahiyet, yöntem: usül, zorunluluk: mecburiyet...
* * *
dikkat buyurun... yalnız yazışmalarda değil konuşmalarda da bu dilin kullanılması isteniyor... suudi kralı abdullah'ın ziyareti sırasında yaşananlardan sonra akp'ye "arap kulları partisi" adı yakıştırılmıştı. yanlış mı olmuş?(ozansı, 17.11.2007 21:10 ~ 23:21)
|