yaklaşık yirmi word sayfasına tekabül eden tutarda bir yazı hevesle yazılmıştır. bloga aktarılmak için duruyordur. önce yazı kopyalanır. ardından uygun görsel bulunur. fakat word her ne hikmetse (yanlışlıkla değil) kapatılır. "ulan nasıl olsa yazıyı kopyaladım" der insan. daha sonra görseli düzeltmek için paint dosyasında hararetle hazırlıklara girişilir. görsel düzeltilip ilgili bölüm fare sağ tıklanarak (yapma) kesilmeye, ordan da yeni bir paint dosyasına aktarılmaya çalışılır. (dur n'olur) fareye sağ tıklanır. kes, kopyala, yapıştır, sil.... (tehlikeli işler bunlar)
kes (bak şu an farkında değilsin ne bok yediğinin) kes... kestim...(iyi bok yedin). velhasıl, hiçbirşeyden haberi olmayan kişi, görseli bloguna ekler. daha sonra ince bir bıçak kesiği gibi bir anda, "ulan" der. (ulan tabi göt) kalbinden gelen dum dum sesle tekrar sağ tıklar. (git sen kendi kafanı tıkla, dötünü parmakla eşşolusu) aaaaaaaa! (aaaa yaaaa...aaa tabi..dedik sana. al şimdi görselini dötüne sok.) tüm yazı gitmiştir. heba olmuştur. işte biz bu kişiye
gerizekalıdedik, onu alemlere ibret olsun diye gönderdik. (sus lan
gerizekalı!!.. hala fiyakalı cümleler, yok alemler, yok bilmemne, nerde ulan yirmi sayfa?
gerizekalı.)