|
|
- bir cümlede anlamları aynı olan veya anlamca biri diğerini içeren sözcüklerin birlikte kullanılması anlatım bozukluğuna yol açar.
örnek:
*kulağıma eğilerek alçak sesle bir şeyler fısıldadı.
*bu yol yaya yürümekle bitecek gibi değil.
*onlar da beş yıldır karşılıklı mektuplaşıyorlar.
*geçmişteki hatıralardan bir şikayetim yok
*ülkemizin sorunları bitmiyor ,tükenmiyor
*o günleri daha henüz dün gibi hatırlıyorum
*bu gece ısı sıfırın altında eksi beş derece olacak.
*gülmesinin nedeni bugün iyi bir haber almasındandır.
*onunla ilk tanışmamızı unutamam.
*dün gece uyurken gördüğü rüyayı anlattı.
*sanki dalgasız bir deniz gibiydi yüzü.
*sana söyleyeceğim bu gizli sırlarımı kimseye söyleme.
*yaptıklarını kendi ağzıyla itiraf etti.
*havada beyaz kar taneleri uçuşuyor.
*bu iş yerinde aşağı yukarı üç dört yıldan beri çalışıyorum.
*sınav yaklaştıkça öğrencilerin heyecanı gittikçe artıyor.
*galiba başka çaresi de yok gibi görünüyor.
*sınıfın boyu en kısa öğrencisini arkaya oturtmuşsun.
*yaşlı adam söz almak için oturduğu yerden ayağa kalktı.
*dosyadaki mevcut belgelerden anlaşılıyor ki bu iş uzun sürecek.
*artık bundan sonra oraya gitmene gerek kalmadı.
*iki kardeşten en küçüğü okula gitmiyordu.
*bu saatte oraya yalnız gidemem;seninle birlikte gitmek istiyorum.
*işte seninle bu yüzden dolayı konuşmak istemiyorum.
*niçin böyle yüksek sesle bağırıyorsun ki?
*biz onlara iki günde bir, gün aşırı giderdik.
*yorulmamıza rağmen basamaklardan yukarı hızlı hızlı çıkıyorduk.
*türkçede arapça ve farsça dillerinden gelmiş sözcükler vardır.
*böyle havalarda eve bir tane bile ekmek götürmeyi unutur.
*kadın küçük çocuğa yaklaşarak senden büyük ağabeyin var mı diye sordu.
*yarınki toplantıda ülkenin ekonomik ve iktisadi problemleri tartışılacak.
|