gerçekten anadolu yakasındayız zirvesi 

adana çık aradan

  1. -* lan ooolum hayal kahvesi nerde lan?
    +* aabi, bak şurda liman kahvesi yazıyo orası olmasın?
    - lan ampirikuku, hayal kahvesiydi, eminim
    + e, bi soralım buraya, biliyordur garsonlar falan
    - önce dur!
    + noldu abi?
    - sakız atalım önce, sonra girelim, böyle yavşak adam havaları falan. belki orası burasıdır.*
    + al abi...

    diyaloğu ile iştirak ettiğimiz bir zirve oldu bu. mekana ilk girdiğimizde bizi öyle baygın baygın bakan bir güruh karşıladı. bi kaç kişiyle tokalaşmadan sonra göğüs numaralarımızın yazılı olduğu yapışkanlı kağıtlardan birine uzandım. eskiden olsa göğsüme bir camel kutusundan kopardığım camel logosunu koyardım ama artık sigarayı tamamen bıraktığımdan, böyle bir şeye gerek duymadan yapışkanlı kağıda uzandım (bir de "hala aynı espri mi lan? kendini tekrar ediyosun" eleştirilerine maruz kalmaktan tırstım lan, yoksa bulurum camel paketi falan). ıssızadayadüştüğünüzdeyanınızaalmayacağınıztekkişi camel ismini duyunca "ooooo, aabim gelmiş, buyur buraya otur" diyerekten beni korialstraszın ve kendisinin karşısına oturttu. "aabi, severek takip ediyorum seni, girilerine hayranım. hatta sırf senin için geldim ben bu zirveye, baktım kayıtlıymışsın, dedim ben de gidecem" dedi. "lan" dedim. ki ben sadece samimi arkadaşlarıma "lan" şeklinde hitap ederim. "lan" dedim. "sen de bizi ayakta s... ha" dedim. güldü; yüzünde vurdumduymaz bir tebessüm oluştu. daha sonra korialstrasz, milwaukee, ahmet karaca, ben ve bu ıssız.. arasında hoş bir muhabbet başladı. ancak biz masanın bir ucunda olduğumuz için diğer arkadaşlarla pek konuşamadık; sanki daha ciddi bir muhabbet dönüyordu onlarda. bizse anca geyik, paso karı-kız-futbol muhabbeti.

    neyse işte. sonra yanımıza çok efendi bi adam geldi. şimdiye kadar sözlükte rumuzunun hakkını verebilen tek kişi belki de; ephendy. adam sanki abim gibi, dayım gibi, amcam gibi bi adam. sessiz sakin ama güven verici bir sükuneti var. arada ephendy abimle işte anarşizm, bakü-ceyhan boru hattı ve karı kız muhabbeti yaptık, arada mekanı havalandırmak için törenle pencereyi açtık. az konuştuk ama çok eğlendik. bir de kaos diye bir yazar var ki, adamın ensesine vur lokmasını al, o kadar milayim, o kadar mitevazi, o kadar naif bir insan ki, konuştuğumuz kısa zaman zarfında dahi adam alınır mı diye kendimi kastım konuşurken. öyle dikkat edilesi bir insan. bir de arkadaşı var kaos'un sirseri adında. tam ben ve milwaukee gibi bir ikili galiba bunlar. ama çözemedim olaylarını, takipteyim.

    korialstrasz denen adam ise yüzü devamlı gülen bi tip; tam tip. milwaukee'nin de dediği gibi schumacher kardeşlere ve fernando alonso'ya benziyor adam. tam bir f1 pilotu. çok komik bir insan ayrıca; taksim'deki bereket döner'de yemek yerken gülmekten altıma sıçırttı ıssız.. ile birlikte. kusacaktım nerdeyse. "lan" diyorum, "iki dakka susun, valla kusacam" diyorum susmuyorlar. öyle de pislik insanlar yani bunlar.

    ahmet karaca ise tam bir tiyatro oyuncusu. mimikleri falan çok iyi, benim tavsiyem odur yani, gitsin tiyatroda oynasın. ama akşama doğru bronx denen izbe mekanın geç açılmasıyla birlikte yollarda çok ıslandı adam. inşallah zatürre falan olmaz.

    kankaların şahı milwaukee ise ortalıkta tecavüzcü coşkun havalarında dolaştı. ben bile tırstım adamdan.

    genel olarak çok güzel geçti zirve, burada adı geçen ve adını anamadığım ve fazla konuşma fırsatı bulamadığım arkadaşlara çok teşekkür ederim. özellikle las estreallas a la luna ya çok teşekkür ediyorum böyle bir zirveyi düzenlediği için, çok eğlendim gerçekten.
    (camel, 04.04.2007 15:33 ~ 05.04.2007 14:09)