onlarca arkadşınız vardır. okula gidip gelirsiniz. eve dönersiniz ailenizle kalırsınız. ya ailenizden uzaklarda ve arkadaşsız bir gün geçiriyorsanız?
işte yalnızlığın kapınızı tokmak ile çalacağı bir an gelmektedir. içinizde eğer ki bir korku, bir endişe oluşmuş ise ozaman yalnızlık nedir anlarsınız. ailenizin yanında iken sizi yalnız hissettirmemesi kadar doğal bir durum yoktur. çünkü onlar gösterdiği sevgi ile yalnız olmadığınızı size kanıtlar. oysa ki bir arkadaşlarınız da dahil o an yanınızda kimse yoksa sessizliğin sesini dinlemek insana en acı veren duygulardan biri olur.
hayatta insanın yalnız kalması çok nadir bir durumdur. keşke bir gün yalnız kalsam da kafamı dinlesem dersiniz fakat bu sessizlik insanın ruhuna batırılan bir aşk acısından daha gerçek bir şekilde iğnesini batırabilir. ne yapacağınızı bilemediğiniz, kendinizi saat kaç olursa olsun yatağa atıp uykusuz bir biçimde gözlerinizi zoraki yummanıza ve o anın bir şekilde geçmesine sebep olabilir. büyük bir korkudur. aynı zamanda insanın aklına hiçbir seveninin gelmemesi ile bu korku büyür de büyür. geçmesi için bir şekilde kendinizi dışarı atıp telefonla bir arkadaşınızı arayabilirsiniz fakat hiçbir zaman bu yalnız oluşunuzu örtemez. aradan uzun zaman geçer tüm kokular diner fakat bunun tekrarlanmaması yalnız olmadığınız anlamına gelmez...
söyleyeceğim şudur ki bir sevgiliniz var ise yalnız değilim demek biraz garip kaçıyor. şu dünyada kimse "kendim için yaşamıyorum" diyemez. elbette kendi hayatını bir başkasına belki de çocuğu için adamış olabilir ama yine de hayatta tek başına olduğunu bilir. sevdiğine ya da çocuğuna yardım ederken bunu tek başına yapacağını bilir.
bir de şundan bahsetmek gerekir ki yalnızlık derken ilahi olarak yalnızlıktan bahsedilmemektedir.
"benzersizliğin sonsuz yalnızlığı...insan olmanın yazgısı..." - mustafa ulusoy
dünyaya tek başımıza geldik.ve gene tek başımıza gidicez.
yaşam yolculuğunda birileriyle karşılaşıyoruz.ailemizle en başta.gerçi onları seçemiyoruz."keşke sabancının çocuğu olsaydım"diyenler çoktur.onun dışında geri kalan insaları seçebiliyoruz sanki.kiminle sevgili olacağımızı,kankamızı falan.en azından eliyoruz.komşumuzu seçemiyoruz ama.ya da en iyisini bulana kadar o ev senin bu ev benim taşınıp duruyoruz.
hep dışımızdaki dünyayı düzeltmeye çalışıyoruz.halbu ki dünyayı kimse düzeltemez.şimdiye kadar düzeltebilen çıkmadı.ama sadece kendisini düzeltmeye çalışanlar bunda gerçekten başarılı oldular.ve özgür oldular.
insanın açmazı yalnız olduğunu kabul etmemesi.bi kabul etse bu gerçeği hayat çok daha kolay olacak.o zaman kimseyi etkilemek için,kimseyi tavlamak için,kimseye zeki görünmek için bişey yapmayacak.kimsenin kıçını yalamıyacak.ve karşı cinsten birine kendini beğendirmeye çalışmayacak.ne de olsa tek başına.yapayalnız.dev bir sonsuzlukla çevrilmiş olarak.
"yalnız olmayı istemek mi korkaklık, beraber olmaya cesaret edememek mi?" dedirten cümledir. korkar insan bir kişiyle beraber olmaktan. bir gün yoldaşı bir şekilde gidecektir. hep garantidir yalnız olmak; yalnız insan terk edilemeyecek insandır.