1. amerikan filmlerindeki: "gerçeği yalnızca gerçeği söyliyeceğime yemin ederim" yanlış bir çeviriden öte birşey değildir,"doğruyu yalnızca doğruyu söyleyeceğime yemin ederim" daha manalıdır çünkü gerçek doğada var olandır biz dile getirdiğimizde doğru veya yanlış olur
  2. karşılaştırılması güç, hayatta ilk kez lisedeki felsefe öğretmenlerinin neye göre gerçek ve neye göre doğru sorularıyla araştırılmaya başlanan iki olgunun her insana göre değişen eksikleri veya fazlalıklarının(kelime bakımından) tanımı.

    bu tanımı yaptıktan sora neye göre eksik neye göre fazla gibi bir soruda gelir.

    içki muhabbetlerinde varılan sonuca göre: doğru: kişinin yapmak istediği,kendini iyi hissetmesini sağlayan; gerçek: olmaması için uğraşılsa da,olması istense de kabullenilmesi gerekendir.

    biraz da matematiksel bakıldığında gerçek>doğru
  3. gerçek ortada olan durumdur yani mevcuttur, doğru ise çoğu kez olması gerekendir. diyelim birini seviyorsunuz, bu gerçektir ama sevmemeniz gerekmektedir bu da doğrudur.
  4. insanın gelişim sürecinde şöyle görülmekte. insanın kendi gerçeği, gerçekliği var olmasıyla ilintilidir. insanın doğruları ise kendisine, varolan gerçekliğin içinden çekip aldıklarıdır. o halde genelgeçer doğrular yoktur. yalnızca "olan" vardır. bir ağacın varlığı, dünyanın varlığı, uzayın varlığı gibi.. bütün bunlar gerçektir. değişim halindedir, bilinemez olabilir. insan, bunların içerisinde yaşamak için hayatı kolaylaştırmak, yapılanların ve yaptıkların ardına sığınak bulabilmek, bir nevi kılıf uydurmaya çabalamak için varolan özün içinden bir dizi doğru belirler ve kendisine göre yorumlar ve şekillendirir.
  5. bilinen ile beklenen(olması gereken) arasındaki ince çizgiye denk gelen farktır.

    gerçek pozitif, doğru normatif olandır.