ilk gördüğümde uçan döndürmeli tekme vurmamak için kenime zor hakim olduğum yeterince tanıdıktan sonraysa,batakta elimdeki tek parça asıma lallik gibi çakmasına bile yeterince kızamayacak kadar çok sevdiğim evcil bir yaratığın cyber alemde kullandığı gıcık takma adlarından biridir.
sinemayla gayet alakadar bir yazar. şu sıralar sözlüğe kazandırdığı girileri ilgi ile takip ediyorum, gerçekten emek harcadığı belli. elleri ve beyni deva görmesin üstadın.
tutkuyla bağlı olduğu sinemaya adım atmak belki de bütün isteği şu hayatta. bedeninin derinliklerinden gelen o durulmaz ruh ile yaşam çizgisini çekmiş kendince. bir de küçücük bedenlere bir şey katabilmek için kalkmış nerelere gitmiş. elektrik, su yokmuş çoğu zaman. soğuk varmış, yavaş yavaş ilikleri donduran kış varmış. ama sorun yapmış mı bilinmez, çünkü bir şikayeti duyulmamış bu zamana kadar. özgürlük kavgasını sinemada vermek için de, uzun bir yolculuğa çıkmış. kuşlar söylemedi. ben söyledim, tutunamayanlar insanına.
iyi biri lan.
huyum itibariyle herkese iyi demem ama bu herif iyi. kutsal bir görev üstlenmiş ve bu bana blues brothers'ı hatırlamakta her nedense.
cenazene katılıcam moruk, ölümünde gözlerinin içine bakıcam "bu hayat zaten bir bok değildi" dercesine. kutsuyorum seni...
televizyonun karşısında, tabi ki uzak doğu filmlerini izlerken (o zamana kadar hepsini izlemezse), sehpanın üzerinde büyük bir iştahla yenip, patlamayan tuzlu mısırların dibinde kaldığı öylesine bırakılmış büyük bir mısır kasesi önünde, yerlerde içildikten sonra filmin heyecanı ile buruşturulmuş (uygun kelimeyi bulamadım) bira kutuları dururken, gözlerini filmden alamayıp ağzının yolunu bulamamasıyla oraya buraya saçılmış mısır pıtırcıkları arasında, ruh haline göre üzerine örtüp sonra tekrar üzerinden attığı, koltuğun kenarına itilmiş yarısı yerde olan battaniye, şişik göbeği, kirlenmiş beyaz atletiyle gözlükler gözünden düşer gibi burnunun tepesine inmişken filmin bitip artık vcd'nin reklamına geçtiği anda ölmek. evet, hepsi bu.
gün itibarıyla doğum günü insanı. evet, bir yaşına daha girmiş, yeni yaşıyla daha da aklı başında olmuş yazar. kutlarım mirim, hediyeni göndermiştim daha önce, yüzsüzlük yapıp isteme yine. o yüzden aklı başında olmuş dedim, boşuna yazmıyoruz. matematiksel anlam diye kendimi hırpalıyorum burada.