gitarımı sırtıma takıp katılacağım zirve şimdilik jellyjamle beraber takılacak gibiyiz. bunun dışında henüz parça belirlemedim ama aklımdan geçenler şöyle.
radiancela görüşmemizde 1 saatlik bir program olarak düşünmüştük. hazırlıksız ama eğlenceli olacağa benziyor.
edit: istek üzerine sanırım bir tane de tango parça ekleyeceğiz.
organizasyon ile ilgili sorusu olanlar i radiance ve pedagojik formasyon'a soru sorabilecekleri gibi aynı zamanda entel konsept danışmanımız palanthaser ve organizasyon rambosu olahabeoy'a da asl çekebilir edebilir. aynı şekilde bu kişiler pratikte ev sahibi sayılacağı için organizasyon esnasında canı sıkılan bir şey sormak isteyenler falan da direk bu kişilerle iletişime geçebilirler.
hiç acele etmeden şöyle güzelce hazırlanıp geniş geniş katılacağım zirvedir. zirvedir de son dakika karar verdiğim ve zirvetör açılmadığı için "ben de" diyemiyorum. ekstra'da çalışma var sanırım. bak gene aklıma geldi "kovan iyiydi". şimdi benim ismimi listeye almaz bunlar, çekilişe de sokmazlar, demiştim ben zaten kesin şike var çekilişte. brrrrrrr
gittim gördüm döndüm zirvesi..
evet, erken oldu biraz ama.. işi gücü olan insan, biraz da manyaksa, cumartesi gecesi de çalışabiliyor..
o, yaratanın deniz kabuğu yapmak üzereyken vazgeçip de bir apartman dairesi(!) yaptığı mekanda* olabileceğin en keyifli biçimine tanık oldu gözlerim, yazarlar geldi, yazarlar içti, olasılıkla benim ardımdan dans dahi ettiler.. ben gittim diye değildir herhalde, müzik çalıyor diyedir.. öyle olsundur en azından ölmeyeyim kahrımdan..
tanımayı istediğim yazarları gördüğüm, tanıdığım yazarlara "hey dostum, naber?" dediğim zirve oldu işte bu zirve kendi adıma.. tarihin şık sayfalarından birinde yerini aldı..
ayrıca "gelirim" deyip de gelmeyen yazarlara da "teeeeesssüf" borç bilinir, ödenir.
hasta hasta, iğneyle oynadığım maç olmuştur aman pardon katıldığım zirve olmuştur.
bir kere en başta söyleyeyim summer rock bileti çekilişinde şike vardı. skandal. radiance'a bile çıktı bilet. ben bilmem arkadaşım bana çıkmazsa şike var demedim mi! zeus şike var diye bağırırken haksız değildi.
neyse sanırım tek yalnız gelen bendim veya en asosyal bendim, kimseyle tek kelime etmeden oturdum, çekiliş esnasında biraz güldüm, müzik filan çalarken de biraz ellerimle biraz da ayaklarımla ritme katıldım. o kadar. bademciklerin azizliğine uğrayıp az daha gelemiyordum, şişti şuursuz bademcikler. barmenden utana sıkıla meyve suyu istedim, üstüne bir de "buz filan aman haa sakın koyma " demezmiyim. kimse duymasın diye adamın kulağına fısıldadım, votkalı süsü verip tüm gece elimde tuttum bardağı çünkü ağzımda pastille içemezdim.
geceye dönersek evet çekiliş. çekilişten 5 dakika önce katıldım sanırım benim nick, çekiliş yapılan torbanın içinde yoktu. olmalıydı ama yoktu. son dakika golü atacaktım kesin bana çıkacaktı. bak gene sinirlendim. bronx'tan içeri girdiğimde sahnedeki arkadaşlar bir şeyler yapıyorlardı. müzik gibi bir şeyler ama değildi. arkadaşları pek tanımıyorum ama hepsi bireysel olarak yeteneklilerdi ancak takım olarak provasızlığın vermiş olduğu kopukluklar yaşanmadı değil. gitarlar, keman, davul hepsi iyiydi. gerçi genellikle şizofren ev kedisi denilen uzun insan önüme geçti pek iyi göremedim kim kimdir diye ama seslere engel olamıyordu uzun şizo. adam bir uzun bir uzun anlatamam.allahtan erken ayrıldı geceden de nefes aldık mekanda.
radiance klavyede arada vokal de yaparak sesini bahşetti bizlere. bir ara "müjde müjde size parizyenden müjde size" adlı eseri icra etti ama sözleri arada unuttu. herşeye rağmen palanthaser önderliğindeki birkaç kendini bilmez fanatik taraftarın ki taraftar demeye dilim varmıyor holigan yazar kişilerin kızlı erkekli "y...rr..mı ye fener" diye avaz avaz bağırması hiç hoş değildi. burdan yetkililere sesleniyorum böyle şeyler bütünleşmemize zarar verir ulan. ama "şampiyonluk yarınlara kaldı gördünmü kartal nananannanaanaaa" gibi şarkılar her daim söylenmeli.çılgınlar atılmalı. zaten yenilmişiz belediyeye,hastayız. neyse artık ben de güldüm sonlara doğru zaten palanthaser de "kurabiyeeee fenerrr" diye biraz yumuşattı şarkıyı.
gecede ortalıkta dolaşan şeytan ve melek kişiler de vardı.evet aynen doğru. birinin kafasında hnai böyle olur ya yuvarlak neydi adı ya neyse diğerinde de bir istiklal klasiği olmuş kırmızı şeytan boynuzları vardı. szölük grubundan sonra sahne alan gençler de zıplangaçtı biraz. fena değillerdi işte. yine bilmediğim şeyler çaldı. radiance'dan müjde size adlı şarkıyı hepsine tercih ederim.
işte böyle yalnızdım (bkz: sözlük bana arkadaş bul lan şuursuz), hastaydım, içemedim filan ama yine de orada olmak güzeldi. tanımadığım insanların yazdıklarını okumayı birkaç saatliğine bırakıp tanımadığım insanların konuşmalarına kulak misafiri oldum biraz. biri "abi milliyetçilik ne? harbiden gülme" diyordu kendisi de inanmayarak bronxta yapılacak konuşma olduğuna, birileri ise "bir tur veririm ama direkten dönüp gelceksin tağammı" diyerek bisikletimin olduğu günlere götürdü beni, birileri de bir kadirr sevdasında "kadir seven adam" başlığı açmaya karar verip gülüyorlardı...
erken çıktım, iki ıslak yedim kızılkayalardan, bir de portakal suyu vitamin olsun şifa olsun hesabı. istiklal yine aynı tinercisiyle çalgıcısıyla, sarhoşuyla, ayıoğluayısıyla.... ulan bilet bana çıkacaktı şike yaptılar yaa
boş bilgi : herkesin dikkatine şike filan yoktu, zaten wondrous'un "ulan yanlış anlaycaklar" deyişinden belliydi olmadığı,adam çekti o isimler çıktı ne yapsın. giride yazılan sözlük ünlüsü isimler çıkınca herkesin gülerek yaptığı bir espriden ibaret. yoksa zaten gidemeyeceğim bir bilet için veya geçtim en kralı olsa kaç yazar bileti için kimseye ciddi ciddi şike var diyecek halimiz yok. ayrıca evet fenerbahçeliyim ve yarraamı ye fener adlı eseri söyleyenlere sadece güldüm,kızmadım ayar vermeye filan da çalışmıyorum. hep gülerim, güzel bir tezahürat sonuçta. çok da güzel tonlaması var,her ortama gidiyor. zaten palanthaser de kurabiye fener diyerek iyice komikleştirdi,ben ikinci halini daha çok sevdim o ayrı,tşk palanthaser. kimseyi tanımam etmem,ayarla filan işim olmaz. ama şu giriden dolayı tehdit mesajları aldım,can güvenliğim tehlikede. 'tespitlerimi kendime saklıyacakmışım". amma da ayar vermeye çalışan varmış..dördüncü nesil yazarımız,hoşgelmiş.
ayrıca bilet kazanan uçurtma hakikaten sevincin hakkını verdi,hoplaya zıplaya sahneye çıkarak kopartmıştır*
ilk başlarda herkesin tanıdıklarına yönelmesi sonucunda zirveye ilk defa gelen yazarların sessizce ortada etrafına baktığı bir zirve oldu* fakat daha sonra herkes kulak kesip kendisine en uyan muhabbet hangi masada ise oraya yöneldiler ve kaynaştılar. gürültü çoktu ve ortam karanlıktı içeri girildiğinde seçilen tek kişi andrei krilenko kılıklı şizofren ev kedisi'ydi. zeus herzamanki gibi masa masa gezip kankalarına yenilerini eklerken, kilim motifli kazak'ta gözüne kestirdiği bir kaç kişiyi kavga çıkartma amacıyla tersleyerek en gerçeğinden küçükçekmeceli aslanço olduğunu gösterdi. manha de carnavalyine gitarıdan bildiğimiz tınıları çıkardığı sırada radiance'ın peçeteden istek alan ümit besen misali piyanist şantörlüğünü konuşturduğu gözlerden kaçmadı. çekilişte şike vardı. hem de öyle böyle değil. dosya poşeti kılıklı keseden sürekli sözlük celebritylerinin çıkmasının yanında bazı isimlerde bakılarak ekşi bir surat ifadesi takınıldıktan sonra bir köşeye konuldu. çekiliş işin eğlencesiydi zaten "isteyen gidip alırdı biletini isteyerek".
bir fenerbahçeli olarak "yarramı ye fener" diyen yazarları bir bir tespit ettim. yeri gelince her birine dar katılımlı zirvelerde hesabını soracağım.
edit : "surat ekşitme" ifadesini ciddi anlamda kullanılmadım zaten cümle içinde belli olmakta. kaldı ki basit bir dergi alana bile festivalin bileti hediye ediliyor.
not: işbu düzeltme yanlış anlamalara mahal vermemek üzere yazılmıştır.
zirvedeki çekilişte ismi çıkan ve orada olmayanların isimleri okunarak zaten kenara koyuldu ve bilet alması gibi bir durum olmayacak bir iki isim de (örneğin radiance) kenara koyuldu. kazananlar belli olduktan sonra eğlencesine yapılan isim çekme olayında da muhtemelen tanıdıklar falan çıktığı için okunmadan kenara konmuş. neticede orada "surat ekşitilecek" biri olsa hiç surat ekşitmeye gerek kalmadan isimleri çekilişe dahil edilmez olur biterdi. laf etmeye amma meraklılar varmış.
bendenizin de ilk zirvesiydi, nihayetinde hoştu..lakin, gürültüden ve ortamın kasvetinden pek çok insanla tanışamadık ya da tanışsak bile kim olduğunu anlayamadık..
neyse efendim darısı yeni zirvelerin başına derken burdan şike iddialarına bir son vermek isterim.moderasyonla, falan fıstıkla hiç bir alakam yok, neslim dört, biletim cebimdedir.**
gözlerim dolu dolu yürüyordum beyoğlu'nda. ama üzüntüden değil, sevinçten. ilk zirveme doğru emin adımlarla yürürken, dev kalabalığı arkamda bırakırken içimde tarifi mümkün olmayan biçimde büyüyen sevinçten...
öyle bir heyecanlanmışım ki, öyle bir büyümüş ki içimdeki sevinç vallahi galata kulesi'nde buldum kendimi bir anda. o derece kaptırmışım. işte o an kendime, hayata, beyoğlu'na, beyoğlu'ndaki insanlara, barlara, herşeye küfrettim. "galata kulesi girsin ulan hepinize"
3 dk. lık hayatı sorgulama ve küfür ritüelim sona erdikten sonra tekrardan gerisin geri bronx'a doğru yürümeye başladım. ama bu sefer daha dikkatliydim ve duygularımı kontrol edebiliyordum. böylece bronx'a girilen o ara yola geldiğimi farkedebildim ve keskin bir sola dönüşle mekana kıvrıldım.
birkaç tanıdıkla selamlaştım, haha hihi derken zaman su gibi akıp geçmiş. tekrar evime döndüm. annem terlikle kapıda beni bekliyordu. dayak yedim.
...diye bitirmek isterdim ama böyle olmadı tabii ki.
birkaç tanıdıkla selamlaştım, haha hihi derken, zirvenin sıkıcılığından ve sıcaktan dem vururken aniden manha de carnival'in grubunu gördüm sahnede (-benim takdirim ne ola ama yine de- kendisini takdir ediyorum). çok eğlenceli şarkılar çaldılar sağolsunlar. radiance ve palanthaser'ın performanslarını da takdir etmeden geçmek öküzlüğün dik alası olur, o yüzden onlara da tebrik ve teşekkürlerimi sunuyorum.
sıcak kanlı, hoşsofpet arılara değinmeden geçmek de bir başka öküzlük olur. öyle sıcak kanlı, öyle hoşsofpetlerdi ki bir an sözlük bana karı bul lan allahsızcılardan sanmadım değil, sandım ama buna inanmak istemedim, orası ayrı. muhabbet dinleyiciler de vardı zirvede. sanırım ilk zirve heyecanının ya da pek insan tanımamanın getirdiği çekingenlik nedeniyle oluşan bir durum bu, ama aşılması zor değil. yakın zamanda muhabbet dinleyici arkadaşlar zirve bile düzenler bence.
neyse, 00.00 sularında çok andırgırand bir grup çıktı. hiç sevmem öyle cıncıjjj müzikleri. zaten solistleri de maymun gibi sekiyordu ama bana öyle bir pozitif enerji verdiler ki bu çılgın enerjim bronx'a sığmadı, sığamazdı. böylece zirvenin en hoşsofpet yazarını koluma taktım, mekanı terk ettim ve istiklalde koşarak boşalttım bu depolanmış enerjimi.
son olarak bir de dileğim var: sözlüğümüz daha da geniş katılımlı zirvelere ev sahipliği yapsın. inşallah. amin.
katılmayı unuttuğum zirvedir...
sen tut, ilk zirveni unut. olacak iş mi? tabi ki değil, ama bu önemli zirveyi bana unutturacak kadar önemli başka şeyler oldu.sanırsam, galiba, herhalde....
gerçi sonradan düşündüm de; pek çok kere gereksizce şu cümleleri kuracaktım:
+merhaba ben x adımda y
-merhaba ben de kayzer adım da x
+vayy kayzer haa, olm ne ayaksın sen ya?
-ayak derken?
+ne o öyle giriler diyorum, hayatın her bir sekansı için yaptığın gizli ibnelik yorumları.
- eee şey ben o değilim, ben sadece kayzer'im sozersiz olanıyım..
+ ee ne iş böle siz mayoz mu bölündünüz? bi tane yetiyordu *..
-sadece tesadüf, sözlüğe kaydolmadan önce sürekli sözlüğü takip eden biri değildim. ben de sonradan fark ettim.
bilsem almazdım bu kullanıcı adını. ama olan oldu bir kere. başka bir isim almak da işime gelmedi.
ayrıca biraz dikkat ederseniz birbirimize benzemediğimizi ve benzer giriler girmediğimizi göreceksiniz.
bu arada merak ettiğiniz başka bir şey yoksa karşı masadaki afetin yanına gitmeliyim, zira deminden beri kesişiyoruz.
+????!!!???
-iyi günler.
edit: hayret, en sevilmeyen eserler sıralamamda 3. sırayı kapmış bu giri. sanırım "iyi günler" den önceki cümleme fena halde takan bir abaza güruhu var. olsun lan olsun, ne olacaksa olsun hey hey de hey hey!!