genetiği değiştirilmiş organizmalar 

adana çık aradan

  1. (bkz: ajda pekkan)
    (azami kırk çöp, 04.04.2005 00:51)
  2. (bkz: bülent ersoy)
    (close2death, 21.04.2005 22:48)
  3. (bkz: frankenstein sebzeler)
    (easy company, 21.04.2005 23:20)
  4. bir transfer organizması (vektör) sayesinde gen aktarımı yapılan canlılardır. genellikle vektör olarak bakteriler veya virüsler kullanılır. bu vektörler sayesinde örneğin soğuğa dayanıklı, zirai ilaçlardan etkilenmeyen canlılar geliştirmek mümkündür. yapılan bazı araştırmalar ile soğuğa dayanıklı, sibirya'da bile üretilebilecek buğdaylar geliştirilmiştir. ancak teoride kulağa mükemmel gelen bu uygulamaların uzun vadedeki etkileri bilinmemektedir. eğer vektörler istenmeyen genleri de transfer ederse, ya da bu tip organizmalar insan vücudunda bazı değişikliklere yol açarsa gibi kuşkular vardır. en korkulan yan etkiler gıda alerjisi ve antibiyotiklere karşı dirençtir. ancak bunları engellemek için çeşitli araştırmalar yapılmaktadır. üstelik gdo'lar sadece bitkiler ile sınırlı değildir. bu şekilde değiştirilen mikroorganizmalar, çevre temizliğinden, ilaç üretimine kadar pek çok alanda kullanılmaktadırlar.

    açlığın gittikçe büyüyen bir tehdit olduğu günümüzde gdo'ya öcüymüş gibi yaklaşmak çok mantıklı bir davranış değildir. ama yapılması gereken gdo'ların gdo olduğunu belirtmek ve risk faktörlerini saptayıp buna göre risk grupları oluşturmaktır. ayrıca her ıslah edilmiş veya hormonlu bitki gdo demek değildir. günümüzde bu tekniğin en çok kullanıldığı gıdalar mısır, soya fasulyesi, domates ve buğdaydır.
    (chrystal, 26.07.2006 02:17)
  5. uygun miktarlarda ve kararında tüketmeyi öğrenmek yerine, zararlı olduğu iddiasıyla tüm geleneksel beslenme alışkanlıklarımızı reddederek, yalnızca ve çılgınca ot, soya ürünleri, diyet hödö, vs. tüketen kişilere ileride verilecek ad.
    (airborne, 26.07.2006 13:05)
  6. iran kedisi,rottweiler,pitt bull vs. hayvancıkları bu şekilde yaratılmışlardır.

    (bkz: bilim adamlarının bi rahat durmaması)

    (bkz: maalesef)
    (tebetha, 26.07.2006 13:13)
  7. gdo genetik müdahale yöntemiyle genetik yapısına bitki,bakteri, virüs vb. herhangi bir başka canlıdan alınan gen veya genlerin aktarılmasıyla elde edilen yeni organizmalardır.

    gdo bilimsel açıdan çok önemli bir teknolojidir ve teknolojinin karşısında durmak elbette düşünülemez. ancak teknolojinin hangi amaçlarla, kimler adına ve nelere zarar vermeyi göze alarak kullanıldığı tartışılabilir.

    ilk olarak kaliteli ve ucuz gıda üretimi, dünyada açlığın önlenmesi, çevresel kirliliğin azaltılması ve gıdaları genetik olarak takviye ederek beslenme yetersizliklerine çözüm getirmek gibi güzel amaçlarla ortaya çıksa da bu amaçlarını yerine getirmekten çok uzakta olduğu görülebilir.

    şimdiden dünya üzerinde neden olabileceği görülen ya da etkileri ortaya çıkarılmış riskler şu şekilde sıralanabilir;

    - potansiyel allerjen olması.

    - aktarılan gen ürünlerinin ve bunların sekonder metabolitlerini içermesinden dolayı sahip olduğu potansiyel toksisistenin biyobirikime neden olması.

    - potansiyel kanserojenik olması. gdo'lu pamuk, soya, mısır ve kolza çeşitlerinde kullanılan bazı kimyasal maddelerin doğrudan kanser yapıcı oldukları bilinmektedir. sindirim sisteminde tam olarak sindirilmeden dolaşım sistemine geçerek kan hücreleri aracılığıyla normal genoma katılabilen yabancı gen parçalarının hastalık yapıcı risk taşımaları söz konusudur.

    -aktarılan genlerin büyük çoğunluğunun bakteri ve virüs kaynaklı olması nedeniyle gen aktarımı sırasında gdo'ların seçilebilmesi amacıyla antibiyotik dayanım izleme genleri kullanılmakta ve bu izleme genlerinin insan ve hayvan bünyesindeki bakterilere yatay geçişiyle onların da antibiyotiğe dayanıklı hale dönüştürülmesi yani antibiyotiğe dayanıklı mikroorganizma oluşumu görülebilmektedir.

    -yeni özellikler kazandırılırken bitkinin orjinal yapısında bulunan bazı kalite öğelerinde önemli azalmaların görülmesi.

    - toprak ve su kirliliğine neden olması. mahsulün kalıntılarındaki toksik maddelerin toprağa ve suya geçmesi ve buralarda yaşayan diğer organizmaların besin zincirine katılmaları.

    -2. kuşak tohum üretiminin mümkün olmamasını sağlamak amacıyla terminatör teknolojisinin uygulanması; yani tohum üreticiye verilmeden önce yüksek dozda antibiyotik bulaştırılması ve bu nedenle toprağa önemli miktarda antibiyotik geçişine neden olması.

    -herbisit gibi kimyasalların normal üretimde ürüne zarar verme riskleri düşünülerek dikkatli ve düşük dozda kullanılmalarına rağmen gdo'ların ot öldürücülere dayanıklı olmasından yola çıkılarak bir kaç misli herbisit kullanılması.
    - faunadaki yararlı akraba türlerinin yok olmasına ve yeni zararlı populasyonların oluşmasına neden olması.

    - antibiyotiğe dayanım izleme geninin toprak bakterilerine geçişi,yeni ve antibiyotiğe dayanıklı bakteri türlerinin oluşmasına neden olması.

    -gdo'ların yaşadıkları çevrede doğal türlerde çeşitlilik kaybına, ekosistemdeki tür dağılımının ve dengesinin bozulmasına neden olabilecektir. rüzgar, arı vb. etkenlerle kilometrelerce uzağa taşınabilecek ve buradaki bitki türlerini etkileyerek genetik kirliliğe neden olabileceklerdir. günümüzde gdo'lu mısırlardan gdo'sus mısırlara gen bulaştığına dair resmi kayıtlar yayınlanmaya başlanmıştır.


    çıkış amaçlarına ters olarak gdo ürün tohumu gdo'sus tohumlara göre %25-100 arasında daha pahalıdır ve tohumluk almaya izin vermediğinden her yıl yenilenme zorunluluğu getirir. ürünlerin özelliğine göre tek tip çeşit ve ilaç kullanımını gerektirir ki bu da dışa bağımlılığı getirmektedir.

    türkiye'de gdo'ların ekimi, dikimi, üretimi ve ithalatı kanunen tamamıyla yasaktır. fakat hala biyogüvenlik yasasını bulunmaması, gümrüklerde ve benzeri mal giriş noktalarında gdo denetimi yapacak altyapı ve akredite laboratuarın bulunmaması nedeniyle gdo denetimi yapılamamaktadır.

    özellikle mısır ve soya daki açığımızı abd den karşıladığımız ve abd soya ve mısır üretiminin büyük oranda gdo olduğu düşünüldüğünde gdo ürünlerinin türkiye pazarında dolaşması kaçınılmazdır.

    bununla birlikte gdo ticareti yapan firmaların en bilineni olan monsanto'nun türkiye'de ücretsiz tohum dağıttığı ve bu tohumları çapraz yayılmanın daha fazla görüldüğü ova bölgelerde yaptığı ortaya çıkmıştır.

    bu sayılan etkilerin bir kısmının net ve bilimsel verilerinin in vivo ortamda uzun sürelerde elde edilebileceği, insan üzerinde ortaya çıkaracağı genetik farklılıkların belirlenebilmesi için en az üç kuşak geçmesi gerektiğini belirtirsem sanırım tablo daha net ortaya çıkacaktır.
    günümüzde etkilerini göremediğimiz ve zararlarını çıplak gözle algılayamadığımız şeylerin zararsız olduğunu ifade etmek elbette ki imkansız olduğu gibi ortaya çıkarabileceği olumsuz etkileri göz ardı etmek de imkansızdır.
    (volshebnik, 13.08.2008 16:59 ~ 17:03)