izlememiş olmamın ciddi bir eksiklik olacağını düşündüğüm, 90ların başından bir efsane.
lakin kendisini izlerken en azından kenarında kolları olan, yere düşüp yuvarlanma şansınızın az olduğu bir sandalyede oturmanızı tavsiye etmek istiyorum.
izlerken de mavi gömlekli abiye, elektrogitarın klasik gitarla temsiline, çalıntı olan bazı görüntülere dikkatinizi de çekmek isterim.
muhteşem bir kliple biz izleyenleri monitör başına mıhlayabilen insan. çılgın sanatçı.
sanatçının yayınlamış olduğu klip, bu da böyle bir klibimizdi temalı kliplerden farklı olarak göndermelerle ünlüdür aslında. açıklayayım.
-intro-
öncelikle bass gitar eşliğinde vokalistimizin (ayrıca gitaristimizin) küçük şovunu izleyerek şöyle bir büyüleniyoruz.
90 ların başında giyilen dar pantolon sweat shirt spor ayakkabı temalı giysiler ortama gayet uymuş. lambadanın ardılı denebilecek, esinlenme gibi görünen fakat 80 lerde sıkça görülen "kumsalda yakılan ateşin etrafında dağınık olarak el kol sallamak suretiyle dans ettiğini düşünen gençlik" figürünü yerle bir eden, bunu yaparken de lambada düzeninde olunmasına rağmen sağlı sollu savruk el kol hareketleriyle kollektif uyumu çok güzel harmanlayabilmiş neşe dolu hareketlerle (dans?) klibimiz başlıyor. bu arada arkada iki tane klasik gibi görünen gitar var. bu sizi yanıltmasın , zira bu gitarlardan bir tanesi klibin en başında görebileceğimiz gibi bass gitardır.
sonra neşe içinde hareket eden güruhtan esas kız olarak tahmin edilebilecek burada yine 80 lerde sıkça görülebilecek "bakınız nasıl da neşe içindeyiz" imajına gönderme olarak ellerini kollarını sallamak suretiyle savruk koşular eşliğinde esmer bir ablamız kameranın önüne atılıyor. arkasındaki neşeli adamlar (aslında burada bir tane de hanım kızımız olması gerekir fakat nerede bilinmiyor. uçurumdan düşmüş olabilir. show must go on.) arkada 80 lere yine bir gönderme olarak neşelerini göstermekle meşguller.
kalp şekli verilmiş semirmiş pikseller eşliğinde esas oğlan sahneyi devralıyor (teknolojinin verimli olarak kliplerde ilk kez kullanılması). sonra esas oğlan buğulu sesini bize bahşetmeden önce gitar solosuyla içimizi ısıtıyor. bu arada arkadaki dört kişilik güruh yine savruk koşularla esas kızın arkasından, orta ve sağ (onlara göre sol) kulvarlardan kameraya doğru atılıyorlar. bu arada da neşelerini kaybetmemeleri de güzel bir ayrıntı olarak biz izleyicilerin gözlerine sokuluyor.
bu arada esas oğlanın lüle lüle saçları ve giyim şekli itibariyle heavy metalin son mohikanı imajı da heavy metalin çöküş dönemine girmeden önceki son halini biz izleyicilere hatırlatıyor. burada da böyle bir gönderme var.
fakat esas oğlan takip eden sahnelerde de görülebileceği üzere bir sahnede sarı gömleğiyle neşeli disko insanı imajı çizerken, başka bir sahnede beyaz t shirt - siyah yelek kombinasyonuyla yalnız ve kalender sanatçı imajı çiziyor. hatta başka bir sahnede kırmızı t shirt üyle gitarıyla çevresindeki insanlara sololarını atarken de akdeniz akşamları gitaristlerinin atası olma misyonunu da üstleniyor. bu arada atlamamak lazım üstü açık harabe gibi bir yeri diskoya çevirmekle sanatçımız burada tarihi alanların özel sektör işletmelerine açılmasını destekler bir görüntü çizmekte.
bu arada çalıntı görüntülerin kaynağını bulamadım ama kesin buralarda da bir gönderme vardır diyerek yazıma devam ediyorum.
-ve esas oğlan okumaya başlıyor-
bu sahnede beklenen an geliyor ve amele yanıklarından muzdarip esas oğlanımız attığı jeneriklik solonun peşinden buğulu sesiyle şarkısını söylemeye başlıyor. fakat burada da eski yeşilçam filmlerindeki dublaj kaymalarına gönderme yaparcasına şarkıya iki saniye erken başlıyor. bir ara aha senkron tuttu diye bizi heyecana sürüklese de hevesimizi kursağımızda bırakıp tekrar göndermelerine devam ediyor. şu noktada belirtmek isterim ki bu göndermeler tüm şarkı boyunca var. hiçbir şekilde düzelmiyor. bunun sonucunda eleştirel hava seyircinin gözüne gözüne sokulmaya çalışılıyor. çok başarılı.
esas oğlanın şarkısını okuduğu sahnelerde dikkat edilecek bir husus da sanatçımızın "delirirsiniz" yerine sürekli "delirsiniz" diyerek güzel türkçemizin kötü kullanımına yine şarkı boyunca göndermeler yapıyor olması.
şarkı yukarıda anlattığım dinamizmle devam ederken, yabancı görüntüler bir flashback edasıyla gözlerimizin önünden geçerken bir tane şişman kızın gruba katıldığını görüyoruz. pardon bu ilk sahnede dansedip de sonraki sahnelerde uçurumdan yuvarlandığını düşündüğüm kızmış. pardon. benim hatam.
-hüzünlü son-
nihayetinde tüm bu sanatsallık yumağı içinde sevgili sanatçımız klasik gitar görünümlü elektro gitarla muazzam bir solo atıyor. ve klibimizin sonunda çipil gözlerle küçük emraha da bir gönderme yapıyor ama bunu pek anlayamıyoruz. sanatçımız küçüklüğünde çok etkilendiği küçük emrahın izinden farklı tarzıyla da olsa yürümek istiyor olabilir burada.
sonuç olarak eleştirel bir şarkı, eleştirel bir klip. bu şarkı sözlerini yazan söz yazarının ve bestecinin gözlerinden yalıyor, bu uzun yazıma da burada son veriyorum.
klip rumeli hisarüstü'nde çekildiğinden, klipte oynayanların boğaziçi üniversitesi öğrencileri olduğuna dair müthiş şüphelerim var. düşünsenize mavi gömlekli arkadaşın ileride inşaat mühendisi olduğunu..
kendisi gitarı bir sağ eliyle bir de sol eliyle çalabilmekte ve görünmez manyetiklerle naylon klasik gitar tellerinden elektrik gitar sesi alabilmektedir.isveçli bilim adamları kendisini incelemek için scout da yollamıştır zamanında.
emrah'ın yasak sokaklar 2 adlı filminin mezuniyet sahnesinde görülebilecek olan şahıstır. kendimi kontrol edemiyorum klibindeki çılgın gençliğin kaynağı meğerse bizzat emrah'ın çılgın gençliğiymiş de haberimiz yokmuş...
şarkının sözlerini aruz veznine uydurmak için harflerden tasarruf ederek "delirsiniz" diye bir kelime icad etmiş olmasına rağmen, ne dediğini anlatabiliyor* ve daha da önemlisi duygularını bizlere hissettirmekte sorun yaşamıyor. dinleyicileriyle bağı çok kuvvetli, sahnesi çok iyi.
unkapanı'ndan 35 liraya alnmış sunburst klasik gitarıyla heavy rifflerden tutun, van halen tarzı tapping soloya kadar her türlü stili çalabilen gitar ilahıdır.
meşhur parçasında belirttiği üzre "söylerim saçma sözler, herhalde ben deliyim" diyerek klipteki hal hareket ve klasik gitardan gibson les paul sesi çıkarmasının direk bunla ilişkili olduğunu itiraf eder. bu klipteki klasik gitarın rengi ise olayın cidden şakadan ibaret olduğu izlenimini veriyor, çünkü mantığımın sınırlarını zorlasam bile bunun cidden yapılabilceğini kendime kabul ettiremiyorum.
dans konusunda yeni figürler ortaya çıkarmış, gençliğe bu konuda öncülük etmiş ve aynı zamanda gitar alanındada boş durmamıştır. 'baş parmakla akustik gitardan elektro gitar sesi çıkarma teknikleri' adında bir kitabı bulunmaktadır. her gitaristin elinde olması gereken bir kitaptır