genç bir işadamına 

adana çık aradan

  1. emre yılmaz'ın ilk deneme kitabı.iş dünyasıyla ilgili birçok gizli noktayı açığa çıkaran,aforizmalardan oluşan güzel başucu eseri.
    (headfucker, 15.05.2004 20:27)


  2. 'mülkiyet hakkı
    allah'ın bir karış toprağına ''benim'' diyebilme hakkı.
    o topraktan kurdu,kuşu,çalısı,çırpısıyla tüm doğayı ve insanları söküp atabilme hakkı.'

    'mülkiyet hakkına saygı duyan bütün kanunları mülkiyet yazdırmıştır.'

    'o kanunlar dediğin anlı şanlı kavramlar,çok güçlü hırsızların arasındaki mukavelelerden başka bir şey değildir.'

    'sadece ileride tekrar borç alman gerekecekse bugünkü borcuna sadık kal.bertrand russell'a göre borçların evrensel bir ilke olarak geri ödenmesinin tek nedeni budur.'

    'cesaret korkmamak değildir.cesaret,tam tersine çok korkmak ama yine de ''ben varım'' demektir.'

    'dünya hiçbir zaman bu kadar kültürsüz bir egemenler sınıfı tarafından yönetilmemişti.'

    'birilerine birşeyleri beğendirmeye çalışmak güçsüzlük işaretidir.'

    ' ''sizler için buradayım''
    onbin yıldır kudret ve servet yolcularının en meşhur ve bildik yalanı budur.'

    'boş bir aygıtın sağlayacağı boş bir konfor için boşuboşuna çalışarak boş bir ömrü tüketsinler.'

    'tüketicilerin gerçekten tükettikleri kendi yaşamları ve kısacık zamanlarıdır-ihtiyaçları sandıkları hırdavatlar ve hizmetler değil.'

    'egoistlerin en büyük hilesi,nezakettir.'

    'kürtçe tv?açsınlar bakalım.ilk altı ay bizler bile meraktan seyrederiz sonra...sonra rekabet edemezler.zar zor belki yine devlet desteğiyle veya kütçe trt 6 ile falan ayakta durabilirler.tv açmak kolaydır.ama yaşatmak kolaymıymış görsünler bakalım.'

    ' ''teröristler'' on senedir avrupa'nın ikinci büyük ordusunu meşgul eden güç,sadece terörizm ile açıklanabilir mi?benim bildiğim teröristler daha ufak tefek organizasyonlardır.84-94 seneleri arasında resmi rakamlara göre sekiz bin terörist öldürülmüş.dünyada sekiz bin ölü veren bir ikinci ''terörist'' örgüt var mıdır?ama doğru;canilerin ve teröristlerin ufağı büyüğü olmaz.yıldırmalıyız.'

    'herşeyden vazgeçtik;merak ediyorum ''düşünce özgürlüğü,düşünce özgürlüğü..''diye tutturanların ne düşünceleri var diye?'

    'burası cahillerin düşünce ürettiği,budalaların oy attığı,hinoğluhinlerin de yönettiği bir ülkedir.'

    'niye sokaklarda kimse yürüyerek haklarını ve özgürlüklerini söke söke almak istemiyor?acaba böyle kara kalabalıklar halinde yürüyüp ''söke-söke'' gibi laflar ederlerse,hiçbir zaman hiçbir şeyi alamayacaklarını veya vermeyeceğimizi veya çok büyük kanlar akıtabileceğimizi sezmesinler?
    alıyor zannettiklerini,her zaman bizim kontrollü bir şekilde verdiğimizi biliyorlar mı?
    oyunu bizim yönettiğimizi ve her zaman yan cebimizde alternatif planlar,gizli silahlar ve akıl edilemeyecek puştluklar olduğunu biliyorlar mı?'

    'doğayı koruyacaklarmış.
    zavallı budalalar.
    doğayı korumaya cüret edecek kadar insansınız.
    sizi kim koruyacak?
    aptallar.'

    'gençler;size ne zaman gerçek hayatınızın işte şimdi başladığını söylerlerse,aslında bitirdiğinizin gerçek hayat olduğunu hatırlayın.'

    'hayat,yaşamaya layık olmaktır.'

    not:kopyalanıp yapıştırılmamıştır.
    (headfucker, 26.05.2004 18:38 ~ 20.03.2008 01:27)
  3. her genç türk evladının iş hayatına atılmadan önce okuması gereken manifesto.
    (rout, 26.05.2004 20:33)
  4. ilk başta, "iş hayatına atılayım, ortamın kurdu olayım" diyerek belki içinde tüyo vardır diye alınan, sonra insana beton etkisi yapıp tüm dünya görüşünü değiştirten eserdir. şu an sanki böyle bir kitap yokmuş gibi davranılsa da, ilerde (türkiye'nin dönüşümü tamamlanınca) antolojilere girecek bir kitaptır.
    (hayvan ağa, 15.08.2007 10:54)
  5. yeni başlayanlar için kapitalizm el kitabıdır.
    (bilal12, 18.08.2007 10:16)
  6. bir kitap düşünün; hem doğruları söylesin, hem de bunu okuyucuları sıkmadan yapabilsin. söylediği doğrularla da okuyucuların fikirlerini tümden etkileyebilsin. onlara farklı bir bakış açısı kazandırmakla kalmayıp, yaşadıkları düzeni sorgulatabilsin.

    böylesi bir kitap ancak yazarının yaşam tecrübeleriyle ve ödediği bedellerle mümkündür.

    son derece samimi hemde kendinize olan yabancılığınızı gösterecek düzeyde. nasıl çalışmasını bilmeyen ve bu nedenle çalıştığı kitabın her satırının altını çizen acemi bir öğrenci gibi bana her satırını çizdiren bir şaheser.

    kitabın tanımladığı kudreti ve aşkı burada alıntılarla yazarak herkese okuması için bir vesile olabilirsem çok memnun olacağım…

    “servet ve kudret en zekilerden daha zekilere, en cesurlardan daha gözü karalara doğru el değiştirir. bu dikey ve yatay geçişlerin günümüzdeki meşru yönü demokrasilerden ve liberalizmden geçer. kudret iddia edildiği gibi halkın elinde değildir; seçilebilme becerisi gösteren hırslıların elindedir.

    tepelerdeki kudretin en çekici yanı genç dostum, “ölüm emredebilmektir”. senin de o sakin, olgun ve sevecen görünümünün altında yatan gizli muradın budur – başkalarını öldürebilme gücü. seni sıradan işadamlarından ayıracak olan kudret de budur. tarihte hangi geçerli “düşünce, yöntem ve maksatla olursa olsun” yönetenler hep öldürür. ve bu meşru! ölüm emirlerini kim verirse, ‘güç’ odur. ister atalarından sana geçmiş olsun, ister seçimle, ister zorbalıkla alınmış olsun, bu gücün uygulanmasında önüne daima bir seri denetleme mekanizması çıkarırlar.

    çıkarsınlar. her oyunun kuralları olduğu gibi her devrin de öldürülecek olanları vardır. sen o devrin kuralları içinde meşru zeminlerde açıkca ve rahatça adam öldürebileceksin. ister şeriatla iste ölümü, ister isviçre hukuku ile; ister meşru müdafaaya dayan, ister din için cihat prensibini dayat; ister vatanını böldürmemek için öldür; ister yakın bir ülkedeki soydaşlarını korumak için… her dönem o zamanın en geçerli mantığı ile haklı sebeplere dayanarak öldürecek olan sensin. kudretin o dayanılmaz cazibesi işte budur.

    sahte aşıklar birbirlerine çok yakışırlar. beyaz atlı prensler ve kuğu gibi prensesler bir araya gelmişlerdir. dış görünümlerinde, sosyal hırslarında, statü karşısındaki tavırlarında, en derin ihtiyaçları ve en gizli kaynaklarında birbirlerini çağrıştırırlar. gerçek aşklarda bulunan zıtlaşmalar ve bu zıtlaşmaların aşkı zenginleştirmesi, sahtelerinde görülmez. sahte bir aşkın başında ne idiysen, sonunda da o’sundur. gerçek aşkta ise bambaşka biri. aşk adamı değiştirir, yegane kalıcı yanı da budur.

    sahte aşklar bir işe yarayan aşklardır. kullanma ve işlev üzerine kurulurlar. kız yirmi beşine gelmiştir. ailesinden aldığı terbiye ve sosyal baskılar onu iyi bir evliliğe zorlar. karşısına yakışıklı, zengin veya zengin olma yolunda, tahsilli ve sosyal statüsü yüksek biri çıkınca aşık olmak kolaylaşıverir. bu kadının erkeği de müstakbel karısını güzel, havalı, esprili, fransızca bilen, bütün arkadaşlarının seveceği, çok iyi yemek yapan, dekorasyondan anlayan halleri ile sever. “tam aradıklarını” bulmuşlardır. sosyetenin dayattığı şablonlar birbirlerine uymuş ve “başarılı bir iş” yapılmıştır.nişanlıların aileleri çok mutlu olurlar.

    sahte aşklar ihtiyaç, bağımlılık ve beğeni; gerçekleri ise şehvet ve güven üstüne kurulur.
    güven; mutlak dürüstlük, açıklık, sahicilik ve cesaretle gelir.
    peki şehvet ne ile gelir?
    işte bu bilinmez.
    tanrıların bir hediyesidir.
    insan güven kazanmak için dürüst ve açık olmaya gayret edebilir, ama şehvet gayretle gelmez.
    kaderdir. kısmettir. şanstır."

    (bkz: copy paste değil alın teri)
    (anha minha, 22.08.2007 19:54)
  7. çok bilmiş bir kitap.ama sadece aforizmalardan oluştuğu için çok çabuk okunabiliyor.
    (darksideofthemoon, 24.02.2008 14:22)