vakti zamanında bir yaz akşamı, akşam ne lan gecenin bir yarısı yürüyüş yolunda elde bitmek üzere olan biralarla 2 arkadaş yolculuk etmektedir. bizden en fazla 2 yaş büyük gösteren polisin hal hatır sormak için yanımıza gelmesi ile muhabbet başlar
garip bir tonlama ile polis: selam gençler alkol varmı?
b: (elimdeki kutuyu gösterip) komserim var ama valla bize kadar hehe
p: cem yılmazmısın lan sen! ?
b: valla şey. yok komserim şaka olsun diye ben hani anladınız.
p: çıkarın lan kimliklerinizi
a
* önce ben sizinkini göreyim (polisin şaşkın yüz ifadesini hala unutmam)
p: üstümdekini görmüyormusun (kendisi kıyafeti kastediyor)
a: aynısını eminönünde 27 liraya dikiyorlar (o zamanlarda
kurtlar vadisinde böyle bir diyalog geçmişti, bizim gerzeğin nerden aklında kaldıysa kalmış. e haliyle ben gülme krizine girdim)
p: lan defolun gidin evinize! alırım nezarethanede sabahlatırım sizi.
b: olur komserim ha ev ha nezarethane ne fark eder dimi aeuhaeuh (alkolün yan etkileri hep bunlar)
p: sizin .............. . ..... ... siktirin gidin ulan!.
iyi geceler diler ayrılırız, iki adım attıktan sonra açıkhava konserimize devam ederiz
- life it seems will fade awaaayyy
arkamızdan bezmiş ama yüksekçe bir ses
+ böğürmeyin ulan!