"genç subaylar": harp okulunu
*** bitirmiş teğmenler ve bunun bir üst rütbesi olan üsteğmenleri kapsamaktadır.
askere olan sevgisi ve güveniyle ünlü türk halkı askeri gözünde metalaştırmış ve ne yazık ki onların da "insan" oldukları gerçeğini ikinci plana atmıştır.
genç subaylar, adı üstünde genç insanlardır. onların da diğer "normal" gençler gibi istekleri, ihtirasları, nefretleri, sevinçleri, üzüntüleri vardır. 8 senelik ağır bir eğitimin
** ardından aldıkları üçotuz para ile evlerini geçindirmek durumunda olan insanlardır. bunu diğer normal insanların akşam sıcak yuvasında sıcak çayını yudumlarken, genç subayların küpeli dağının eteklerinde, kayalıkların üstünde ateşi görünmesin diye elleriyle saklayarak sigara içmeye çalıştıklarını düşünerek göz önüne getirmekte fayda vardır.
yalnız bu durum öyle dışarıdan göründüğü gibi değildir, asker kişi bu vatanı korumakla yükümlü olduğunu bilir, bu hususta ettiği yemine leke sürmemek için canla başla mücadele eder, dağa çıkmasının sebebini mantıklı(!) gerekçelere dayanan çapulsuzlar gibi en ufak olumsuzlukta isyan bayrağı açmazlar.
sadece rahatsızdır bu insanlar, ama kendi içlerinde. yeni teğmen çıkmış birine gidin bir sorun bakalım rahatsızlığın en ufak emaresini görebilecek misiniz o hayat dolu gözlerde?
o rahatsızlık, askeriyede sadece askerlerin hissedebileceği bir rahatsızlıktır. özetle, buradan "ulan askere güveniyoduk, onlar da mı rahatsız?" diyebileceğiniz bir rahatsızlık değildir.