görseller
genç sivillergenç siviller
genç sivillergenç siviller
belki ilginizi çeker
  1. · turgay ogur
  2. · önce ilke çağdaş avukatlar grubu
  3. · tehlikenin farkında mısınız
  4. · turgay oğur
  5. · soros
  6. · genç siviller rahatsız
  7. · ödp lilerin taraf gazetesi yazarına saldırması
  8. · muhafazakar mizah
  9. · ayağında converse ile komünist bildiri dağıtmak
  10. · üniversitede özgürlüğü türbandan ibaret görenler
gündem
  1. · yeşim salkım
  2. · giyotine yolladılar gitmedim
  3. · beşiktaş ile fenerbahçe taraftarı arasındaki fark
  4. · dtp genel başkanının izmirlileri tehdit etmesi
  5. · yasaklanması gereken şeyler
  6. · öğretmenler günü
  7. · başkaları sevinsin diye yapılan atraksiyonlar
  8. · müthiş ikililer
  9. · 22 kişi bi topun peşinden koşturuyor çok mantıksız

genç siviller  

 sayfa  / 7
  1. (recai pengül, 16.04.2007 01:18)
  2. henüz tam olarak kendilerini inceleyememe rağmen, günümüzdeki

    - hamaset edebiyatı yapan ulusalcılara

    - tehlikenin farkında mısınız deyip de en büyük tehlike olan anti-demokrasi tehlikesini bize sunanlara

    - ordu göreve diyenlere

    - medyayı susturmaya çalışanlara ve bunu destekleyenlere


    verilmiş bir tepki hareketi olarak başarılı olduğu söylenebilir. mamafih biraz daha incelenmesi, araştırılması gerekir.
    (cerceve, 16.04.2007 01:26)
  3. idelojik görüşlerini, siyasi düşüncelerini bilmiyorum. akp yanlısı gözüküyorlar, belki de değiller. mühim olan da bu değil zaten. benim asıl dikkatimi çeken, kullandıkları ifadeler, sloganlar, görsel öğeler oldukça zeki, yaratıcı ve tabiri caizse hedefi tam 12'den vuracak cinsten. converse marka ayakkabıyı logo olarak kullanmaları, kendilerini tanımlamak için "...herkes gibi cem yılmaz esprilerine gülen, babam ve oğlum filminde ağlayan..." gibi ifadelere başvurmaları sempatik olmuş. cumhurbaşkanı adayı aliye öztürk karikatürü ile de vermek istedikleri mesajı gayet güzel bir şekilde vermişler. amatör gençlerden kurulu bir oluşum gibi gözükseler de, kitle psikolojisi ve toplum mühendisliğinden anlayan birilerinin de çorbada tuzunun olduğu kolaylıkla anlaşılabiliyor. nokta dergisi'ne yapılan polis baskınından sonra da protesto düzenlemişlerdi. ilerleyen günlerde adlarını daha sık duymaya başlayabiliriz.
    (strateji, 16.04.2007 01:31 ~ 11.08.2007 17:25)
  4. vicdan, demokrasi, hukuk arıyoruz!

    4 mayıs 2007 cuma- 20:00

    istanbul taksim tramvay durağı- ankara yüksel caddesi
    21. yüzyılda muhtıra vererek, bizi elaleme bir kez daha rezil eden askerlerin,
    darbe için can atan "sivil" toplum örgütlerinin,
    hazır ola geçen bir anayasa mahkemesinin,
    durumdan vazife çıkaran devlet partilerinin,

    "tecavüzcü suçlu ama kız da mini etek giymeseydi" diyen aydınların, gazetecilerin, televizyon yorumcularının

    yaşadığı bu ülkenin sokaklarında

    el fenerlerimizle



    vicdan, demokrasi ve hukuk arıyoruz.
    el fenerini, ışıldağını alıp istanbul'da taksim tramvay durağı,
    ankara'da yüksel caddesi'ne gelirsen tam süper olacak!
    4 mayıs 2007 cuma- 20:00
    (madbrother, 04.05.2007 15:29 ~ 15:30)
  5. berat özipek'in deyimiyle "totaliterizme karşı mizah"ı kullanan grubun yarın * tbmm milli egemenlik parkında gerçekleştirecekleri "demokrasi sınıfı" adlı etkinliğin programı şöyle:

    demokrasi sınıfı ankara
    9 haziran 2007 cumartesi
    tbmm milli egemenlik parkı

    demokrasi sınıfı istanbul’dan sonra ankara’da da ders başı yapıyor! 19 mayıs’ta istanbul’da gerçekleştirdiğimiz demokrasi sınıfı, ankara’daki genç sivillerden gelen yoğun talep sonucu 9 haziran 2007 cumartesi günü, tbmm milli egemenlik parkı’nda yeni öğretim kadrosuyla eğitime devam edecek.

    27 nisan muhtırasının ardından sesi en gür çıkan, demokratik duruşunu bozmayan aydınlarımızın vereceği orijinal demokrasi dersleri, dinleyicilerin katılacağı serbest kürsü bölümü, gün boyunca devam edecek ilginç atölyeler eşliğinde yine festival tadında bir etkinlik olacak.

    darbe söylentileri ve kuzey ırak’a operasyon ihtimali eşliğinde geçirdiğimiz sıkıntılı seçim sürecinde hem tüm bunları neden yaşadığımız, hem de bu süreci en az hasarla atlatmak için neler yapabileceğimiz üzerinde bol bol konuşabileceğiz. aynı zamanda bu gergin havayı biraz olsun dağıtıp, meclisin hareketli ortamına genç ve sivil bir renk katacağız.

    program

    11:30 hist 101 resmi ideoloji’ye giriş- (fikret başkaya)

    11.45 pol 101 sivil siyasete giriş

    12.00 dem 101 demokrasiye giriş (levent köker)

    12.15 huk 367 hukuk’a giriş- (mithat sancar)

    12.30 isl 101 şeriat nedir? irtica nedir? kim ister? (ilhami güler)

    12. 45 teneffüs

    13.00 dem 367 27 nisan sonrası hasar raporu (mümtaz’er türkone)

    13.15 psy 101 mitingler, kadınlar, korkular (hidayet şevkatli tuksal)

    13.30- psy 301 ankara sendromu: darbecisine aşık olmak (tanıl bora)

    13.45 haaayt park

    14.15 beslenme saati

    14. 45 sınıf gezisi- meclisimizi tanıyalım

    15.30 soc 101 merkezde çevre korkusu (ahmet çiğdem)

    15.45 ınt 101 dış mihraklar arası ilişkilere giriş ( ihsan dağı)

    16.00 soc 600 türkler ve kürtler de birarada yaşayamayacaksa artık batsın bu dünya- (ayhan bilgen)

    16.15 sağ-sol 000 sağın-solun demokrasi ile imtihanı (ertuğrul günay)

    16.30 teneffüs

    17.00 forum- “ne darbe ne darbe”
    hüner buğdaycıoğlu, levent korkut, yılmaz ensaroğlu, türkan sancar, yasin aktay

    19.00 demokratik eğlence partisi

    önemli not:demokrasi sınıfı ® etkinliğine 27 nisan muhtırası sonrasında demokrasiye ve hukukun üstünlüğüne ara verilmesine yüksek sesle karşı çıkmayan kimse davet edilmemiştir.

    bilgi için: bilgi@gencsiviller.net
    www.gencsiviller.net
    (fen liselim, 08.06.2007 18:17)
  6. tamamıyla liberal, dinci-gerici, küreselleşmeci bir takım insanlardan oluşsalar bile; tamamıyle liberal, dinci-gerici, küreselleşmeci olmayan bir takım insanlara nazaran, aşmış mizah yeteneklerine sahip oluşum.aşağıdaki alternatif öss ise, herhalde sanatlarının doruk noktası..



    "sözel bölüm

    soru 1. türkiye’nin en büyük barajı aşağıdakilerden hangisidir?

    a) atatürk barajı
    b) keban barajı
    c) çubuk barajı
    d) çankaya barajı
    e) %10 seçim barajı


    soru 2. ülke yönetimine el koyan ve siyaseti askıya alan darbecilere hayranlık duyma, kendisini onların yanında huzurlu ve güvende hissetme duygusu ankara sendromu olarak literatüre girmiştir.

    ankara sendromu aşağıdakilerden hangisiyle büyük benzerlik taşır?

    a) panik-atak
    b) manik depresif
    c) stockholm sendromu
    d) agorafobia
    e) anarkofobia

    soru 3. “türkiye’de hayat normalleşmeye, ekonomi iyiye gitmeye başladığında sağda solda bombalar patlar” önermesi, doğruluk bakımından aşağıdaki hangi önermeyle benzerlik göstermektedir.

    a) güneş doğudan doğar ve batıdan batar.
    b) çimen yeşildir.
    c) deniz suyu tuzludur.
    d) gök mavidir
    e) hepsi


    soru 4. yök’ün denklik yönetmeliğine göre aşağıdaki hangi üniversitelerden mezun bir öğrenci yök’ten denklik alamayabilir?

    a) harvard üniversitesi
    b) oxford üniversitesi
    c) stanford üniversitesi
    d) sorborne üniversitesi
    e) hepsi


    soru 5. aşağıdakilerden hangisi, bir dil olmayıp türkçenin dağ türkleri tarafından konuşulan bir lehçesidir?

    a) malayca
    b) fince
    c) kürtçe
    d) sanskritçe
    e) hiçbiri

    soru 6. aşağıdakilerden hangisi, demokrasiye aykırıdır?

    a) c.b., başbakan ve meclis başkanının üçünün birden eşlerinin başının kapalı olması
    b) c.b.’nin emekli asker, başbakan ve meclis başkanının chp’li olması
    c) cumhurbaşkanını halkın seçmesi
    d) chp’li cumhurbaşkanının görev suresi bittikten sonra koltuğundan kalkmaması
    e) hepsi

    soru 7. aşağıdakilerden hangisi, cumhuriyeti yaşatacak olan kişilere örnektir?

    a) boğaziçi üniversitesinde peruğu ile okuyan ve iki dil bilen genç kız
    b) zeki trikonun 2007 yaz kreasyonu olan kırmızı-beyaz bikinisiyle kendini ege’nin serin sularına atan genç kız
    c) ığdır’da davar güden çoban
    d) 15 ülkeye ihracat yapan, kısa boylu, göbekli, kıllı iş adamı
    e) hepsi

    soru 8. aşağıdakilerden hangisi, bizi muasır medeniyet seviyesine çıkarır?

    a) klasik müzik dinlemek
    b) cumhuriyet mitinglerinde bayrak sallamak
    c) bale yapmak
    d) darbe ve muhtıralara karşı çıkmak
    e) türkiye laiktir laik kalacak sloganı



    soru 9. “türküz cumhuriyetin göğsümüz tunç siperi” mısrasının anlamı nedir?

    a) türklerin göğsü tunçtan yapılmıştır
    b) bütün türklere cumhuriyetin ilk 10 yılında tunç göğüs nakli yapılmıştır
    c) türkler savaşlarda göğüs göğse çarpıştıkları için göğüsleri tunçlaşmıştır
    d) kurtuluş savası tunç siperlerle kazanılmıştır
    e) bu cümlenin türkçe’de bir manası yoktur

    soru 10. laiklik nedir?

    a) adam olmaktır.
    b) devlet yönetiminde dini referans almamaktır
    c) tek bir inancın light bir şekilde yaşanmasını amaçlayıp, diğerlerini yok saymaktır
    d) kamusal alanlara başörtülü kadın sokmamaktır
    e) eşi başörtülü birinin elini sıkarken yüzünü buruşturmaktır


    soru 11. cumhurbaşkanı sezer’in “laiklik adam olmaktır” sözü aşağıdaki ideolojilerin hangisiyle çelişmez?

    a) feminizm
    b) laiklik
    c) demokrasi
    d) maçoluk
    e) liberalizm

    soru 12. süleyman demirel, kendisini ziyaret edip cumhurbaşkanlığı teklif eden baykal’a “kafam zenith saat gibi çalışıyor” demiştir. türk siyaset kültürü içinde bu ifade ne anlama gelmektedir?

    a) demirel, rus saat üreticileri tarafından yapılmış bir robottur.
    b) demirel, zenith saatleri distribütörlüğünü almıştır.
    c) serkisof’u sadece demiryolcuların taktığını sanmaktadır.
    d) demirel, dijital saatlere karşıdır.
    e) demirel’in doymak bilmeyen bir iktidar arzusu vardır.

    soru 13. aşağıda bulunan askeri rütbe sıralamalarından küçükten büyüğe doğru sıralanmış olan hangisidir?

    a) teğmen < oramiral < onbaşı < yüzbaşı
    b) binbaşı < çavuş < orgeneral < emekli paşa
    c) yarbay < üsteğmen < koramiral < emekli paşa
    d) albay < korgeneral < orgeneral < strateji uzmanı
    e) hepsi




    soru 14. “kalkın ey ehl-i vatan dediler kalktık
    bir de baktık oturmuşlar, ayakta kaldık”

    mısralarında ayakta kalan ‘halk’ olduğuna göre oturanlar kimlerdir?

    a) sigortacılar
    b) çocuklar
    c) bilecikliler
    d) fındık üreticileri
    e) kitlesel refleks göstermemizi isteyenler

    soru 15. aşağıdaki cümlelerin hangisinde, bitişik yazılması gereken “–de, -da” ayrı yazılmıştır?

    a) doğu perinçek’in de “ulusalcı” olduğunu gördüm ya, ölsem gam yemem.
    b) cumhuriyet mitinglerin de seni niçin göremedik?
    c) tüsiad da, yök de cumhurbaşkanını yeni meclisin seçmesini istedi
    d) demirel “sağda da, solda da birlik” istedi
    e) hiçbiri

    paragraf soruları

    soru 16.

    ermeni kimliğinin 'türk'ten kurtuluş yolu gayet basittir. 'türk'le uğraşmamak. ermeni kimliğinin yeni cümlelerini arayacağı alan ise artık hazırdır. gayrı ermenistan'la uğraşmak. türk'ten boşalacak o zehirli kanın yerini dolduracak temiz kan ermeni'nin ermenistan'la kuracağı asil damarında mevcuttur. yeter ki bu mevcudiyetin farkında olunsun. bu farkındalığın asıl sorumlusu ise diasporaya yayılmış ermenilerden ziyade ermenistan yönetimleridir. ermenistan hükümetlerinin sorumluluklarının bilincinde olmaları ve gereğini yerine getirmeleri aslolandır.

    yukarıdaki sözlerinden dolayı yazar türklüğe hakaretten mahkum edilmiştir. bu sözleri türklüğe hakaret olarak yorumlayanlar hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

    a) türk olmadıkları için türkçeleri zayıftır.
    b) kanları zehirlidir.
    c) ermeni milliyetçisidirler.
    d) önce mahkûmiyete daha sonra yazının incelenmesine karar vermişlerdir.
    e) hepsi

    aşağıdaki soruları paragrafa göre cevaplayınız.
    “1. sayın genelkurmay başkanı org. yaşar büyükanıt, 12 nisan 2007 tarihinde yapmış olduğu basın toplantısında, terörün mayıs 2007 tarihinden itibaren tırmanacağını, kamuoyuna açık bir şekilde açıklamıştır. son günlerde ortaya çıkan terör olayları, bu açıklamaların gerçekçi olduğunu göstermiştir.
    2. bu terör eylemleri, aynı zamanda bölücü ve ırkçı terör örgütünün gerçek niyetini de çok açık bir şekilde ortaya koymuştur.
    3. her fırsatta, yurt içinde ve yurt dışında barış, özgürlük ve demokrasi gibi insanlığın yüksek değerlerini, terör örgütüne paravan olarak kullanan kişi ve kuruluşların, bu olayların gerçek yüzlerini görme zamanı artık gelmiştir.
    4. türkiye cumhuriyeti, ulusal ve üniter yapısının, çağ dışı bir yapı olduğunu düşünen bir yaklaşım ile karşı karşıyadır. ulusumuzun bu tehlikeli yaklaşımı fark etmek zorunluluğu vardır ve olmalıdır.
    5. ortaya çıkan ve giderek artan terör eylemleri, bu tür düşüncelerin ve bunları dolaylı veya doğrudan destekleyenlerin çarpık düşüncelerinin çok açık bir göstergesi olduğu şüphesizdir.
    6. türk silahlı kuvvetleri, terörle mücadele konusunda sarsılmaz bir kararlılığa sahiptir ve bu tür saldırılara gereken cevabı vereceği tartışılmaz bir gerçektir.
    7. türk silahlı kuvvetlerinin beklentisi; bu tür terör olaylarına karşı, yüce türk milletinin kitlesel karşı koyma refleksini göstermesidir.
    kamuoyuna saygı ile duyurulur.”

    soru 17. “söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz” olarak tanımlanan “bu” sıfatı, 5. maddede yanlış kullanılmıştır. cümledeki kullanım yanlışının düzeltilmesi için“bu tür düşüncelerin” ifadesi yerine aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?

    a) bu türlü düşüncelerin
    b) 4. maddede dile getirilen düşüncelerin
    c) bir tür düşüncelerin
    d) bu tür fikirlerin
    e) hiçbiri

    soru 18. aşağıdakilerden hangisi metinden çıkarılabilecek yazara ait görüşlerdendir?

    a) yüce türk milleti terör olaylarına karşı yeterince ilgili değildir. bu konuda uyarılması gerekir.
    b) toplumun refleksleri zayıftır.
    c) yüce türk milleti kendisi için iyiyi kötüyü ayırt edemez.
    d) barış, özgürlük ve demokrasi kavramları terörü beslemektedir.
    e) hepsi

    soru 19. yazar metinde” açık bir şekilde açıklamak” “açık” , “gerçek”, “gerçekçi” kelimelerini sıklıkla kullanmıştır. yazarın bu davranışından hangi sonucu çıkarabiliriz?

    a) yazarın yazdığı metindeki görüşleriyle ilgili tereddütleri vardır.
    b) yazar, “açık” ve “gerçek” kelimelerini çok sevmektedir.
    c) yazar, lise eğitimi sırasında kompozisyon becerileri derslerini asmıştır.
    d) yazar bu metni mesai saatinden sonra yazmıştır.
    e) yazar bu metni yazarken evde elektrikler kesmiştir.


    soru 20. dıştan gelen bir uyarım sonucu doğan hareket, salgı gibi iç tepkilere yol açan irade dışı sinir etkinliğine refleks denir.
    yukarıdaki yazıda yer alan refleks, toplumsal olarak gösterilmesi durumunda aşağıdakilerden hangisi gerçekleşebilir?

    a) linç girişimi
    b) yağma
    c) anarşi
    d) başkaldırı
    e) hepsi
    aşağıdaki soruları paragrafa göre cevaplayınız.
    22 nisan 2007 tarihinde şanlıurfa'da; mardin, gaziantep ve diyarbakır illerinden gelen bazı grupların da katılımı ile, o saatte yataklarında olması gereken ve yaşları ile uygun olmayan çağ dışı kıyafetler giydirilmiş küçük kız çocuklarından oluşan bir koroya ilahiler okutulmuş, bu sırada atatürk resimleri ve türk bayraklarının indirilmesine teşebbüs edilerek geceyi tertipleyenlerin gerçek amaç ve niyetleri açıkça ortaya konulmuştur.
    soru 21. paragraf aşağıdakilerden hangisinden alınmış olamaz?
    a) çocuğum büyüyor- anneler için bir anneden tavsiyeler- iclal aydın
    b) annenin el kitabı- benjamin spock- (çev: ihsan doğramacı)
    c) şanlıurfa ili ilköğretim öğrencileri arası laiklik ve cumhuriyet konulu kompozisyon yarışması mansiyon ödüllü bir kompozisyondan
    d) şanlıurfa ilköğretim okulu 4. sınıf öğrencisi merve uygun’un günlüğü
    e) 27 nisan muhtırası
    soru 22. “atatürk resimleri ve türk bayraklarının indirilmesine teşebbüs edilerek geceyi tertipleyenlerin gerçek amaç ve niyetleri açıkça ortaya konulmuştur” cümlesi düşünüldüğünde atatürk resimleri ve türk bayraklarını indirenler kimlerdir?
    a) geceyi tertipleyenlerin gerçek amaç ve niyetlerini açıkça ortaya koymak isteyenler
    b) menemen’de kubilay’ı şehit eden mürteciler
    c) türk sinemasındaki çirkin sakallı cüppeli imam rollerini oynayan figuranlar
    d) mossad cıa ajanları ve tüm diğer dış mihraklar
    e) pontus-ermeni asıllı dönmeler
    aşağıdaki soruları paragrafa göre cevaplayınız.(paragraftaki anlatım bozukluklarını dikkate almayınız.)
    türkiye cumhuriyeti devletinin, başta laiklik olmak üzere, temel değerlerini aşındırmak için bitmez tükenmez bir çaba içinde olan bir kısım çevrelerin, bu gayretlerini son dönemde artırdıkları müşahede edilmektedir. uygun ortamlarda ilgili makamların, sürekli dikkatine sunulmakta olan bu faaliyetler; temel değerlerin sorgulanarak yeniden tanımlanması isteklerinden, devletimizin bağımsızlığı ile ulusumuzun birlik ve beraberliğinin simgesi olan milli bayramlarımıza alternatif kutlamalar tertip etmeye kadar değişen geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır.
    soru 23. paragrafa göre yazarın tanımladığı bu geniş yelpazeye neler girebilir?
    a) seçimlerde yazarın beğendiği parti dışındakilere oy vermek
    b) yazarın beğenmediği fikirleri savunan, beğendiği fikrileri sorgulayanlar
    c) devletimizin bağımsızlığını temsil etmeyen bayramlara alternatif kutlamalar tertip edenler
    d) 19 mayıs haftasını mutlu doğum haftası ilan eden kadıköy belediyesi
    e) yazarın girmesini istediği her şey ve herkes
    soru 24. yazarın ‘bitmez ve tükenmez bir çaba içinde’ olduklarını söylediği bir kısım çevrelere karşı duygularını aşağıdaki ifadelerden hangisi en iyi şekilde karşılamaktadır.
    a) çok takdir ediyorum bu bitmez tükenmez çabanızı
    b) vallahi kıskanıyorum bizimkilerde yok bu azim
    c) yeter artık, biz bittik usandık, siz usanmadınız
    d) türkiye laiktir laik kalacak
    e) allah belanızı versin, kökünüzü kurutacağız.
    soru 25. “kutsal bir inancın üzerine yüklenmeye çalışılan siyasi bir söylem veya ideolojinin inancı ortadan kaldırarak, başka bir şeye dönüştüğü, ülkemizde ve ülke dışında görülebilmektedir.”
    yukarıdaki cümleye göre başka bir şeye dönüşen nedir?
    a) siyasi bir söylem ve ideoloji
    b) üzerine yüklenilen kutsal bir inanç
    c) ülkemizde ve ülke dışında görülebilen bir gök cismi
    d) öss türkçe soruları
    e) türkçe
    soru 26. “son olarak, tekrar belirteyim; kimse kusura bakmasın, başörtülü kadınların okula gitmelerini ve mesleklerini icra etmelerini yasaklayan kararlar, direnişler karşısında 'gerilim yaratmama' siyasetini güdüp, ses çıkarmamakta sakınca görmedikten sonra, çankaya'ya çıkamadığı için gerilim yaratmaktan kaçınmayanların yanında yer almanın demokratlık gereği olduğunu düşünmüyorum. kim ne gerilim çıkarırsa çıkarsın, kuşkusuz askeri müdahaleye karşı olduğumun altını çizmeme gerek olmamalıydı, ancak okuduğunu anlamayanların bol olduğu bir ortamda bu gereksiz vurguyu yapmak zorunda hissediyorum.”
    yukarıdaki paragrafın yazarı hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
    a) yazar daha önce darbeye destek gibi görünecek yazılar yazmış, pişman olmuş, günah çıkarmaktadır.
    b) yazar siyasi tartışmayı kişiselleştirmiş, kendi kişisel kavgalarını siyasi tartışmaya eklemleyerek karmaşık bir söylem yakalamıştır.
    c) yazar “tecavüzcü suçlu ama kızım sen de minik etek giymişsin, seni savunamam” tutumunu devam ettirmektedir.
    d) yazar tarihe muhtıraya dolaylı destek vermiş olarak geçmenin telaşı içindedir.
    e) sanki hepsi
    soru 27. "türk milleti yaşadığı toprakları ve milletini sever. hiç kimse ama hiç kimse, vatanını ve milletini seven insanları yadırgamasın. zira bu insanlar yanlış yoldadır"
    genelkurmay başkanı yaşar büyükanıt yukarıdaki sözlerine göre yanlış yolda olan kimlerdir?
    a) vatanını ve milletini seven insanlar
    b) türk milleti
    c) kürt milleti
    d) türkçe dilbilgisi uzmanları
    e) bu tarz sorular sorarak halkı askerlikten soğutmaya çalışan ösym yetkilileri
    soru 28. “eski ile yeni arasındaki en önemli fark, laik kesim ile tsk arasındaki iletişimin, eksiye oranla çok daha sıkılaşması oldu. chp bu yelpazenin siyasi kanadını oluşturuyor. yök üniversiteleri denetiminde tutuyor. adalet bürokrasisi, savcı ve yargıçlarıyla, pratik önlemleri sürdürüyor. laik sivil toplum örgütleri kitleleri hareketlendiriyor. laik medya da iletişimi sağlıyor. tsk, kimi zaman orkestra şefi gibi oluyor, kimi zaman bu kesimden gelen talep ve baskılara yanıt veriyor. 27/4 açıklaması bu yönden incelenir, öncesi ve sonrasındaki gelişmeler değerlendirilirse, tsk'nın nasıl bir değişim içinde olduğu daha net görülebilir. son örneğini 27/4 açıklamasının ardından görmedik mi? washington "taraf tutmayız" derken, avrupa birliği'ne üye ülkeler başkentlerinden tek ses çıkmadı. sadece ab komisyonu, açıklamaya ters tepki verdi. o da, bunun kopenhag kriterleri'ne aykırı olduğunu söylemekle yetindi. daha ileri gitmedi. 27/4 olayı bir açıklama ile sınırlı kalırsa, ab'den fazla ses çıkmayacağı izlemini doğdu”
    bu paragrafın yazarı hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
    a) bir önceki darbede tsk tarafından hakkında sahte andıç belgesi yapılarak işinden olmuştur.
    b) ankara sendromuna kapılmış, darbecisine aşık olmuştur
    c) yıllarca ab ve demokrasi konulu programlar yapan biridir
    d) yazar ab’yi arap birliği zannetmektedir.
    e) yazar yazamamaktadır.
    soru 28.5. “bir ... genelkurmay'ın açıklamasıyla mitinglerin daha da coşmuş olması bu mitingleri otomatik olarak militarist yapmaz. bu coşkunluk şunu gösterir: halkımızın darbe sonrası sokak korkusunu ancak "meşru mecralardan" gelen mesajlar alt edebiliyor. o mecranın tek meşru kabul edilmesi apayrı bir problem. ben hâlâ mitinglerin bize bir şey söylediğini düşünüyorum.”
    savlarını bu temel üzerine kuran yazar hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
    a) katıldığı mitinglerde başına güneş geçmiştir.
    b) o daha çok toydur, doğru ve yanlışı birbirinden ayırt edememektedir.
    c) merkez medyada kadrolu solcu olarak görev yapmaktadır.
    d) mitinglerden sesler duymaktadır, mitinglerin sadece onunla konuştuğunu iddia etmektedir.
    e) hepsi de mantıklı.
    soru 29. bir muhtıradan sonra “askerlerin ülkenin temel değerlerine askerin sahip çıkmasını yadırgamamak gerekir.” diyen bir anamuhalafet partisi yetkilisi hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
    a) yazıklar olsun
    b) komşusunun evinin yangınında yumurtasını pişiren
    c) demokrasi bir gün sana da lazım olur
    d) tek parti olsun temiz olsun
    e) rütbeli bir sivildir
    soru 30. “ne şeriat ne darbe” veya “ne muhtıra ne akp” diyenler, aslında aşağıdakilerden hangisini söylemiş oluyorlar?
    a) ne kurttan yanayız, ne de kuzudan.
    b) aslında darbeden şikayetçi değilim, ama bi kere “demokratız” da demişiz. n’apıcaz bilmem.
    c) bizim taban biraz militarist de, idare ediverin.
    d) haydi, ben bakmıyorum. sen rahat rahat işini bitir. sırtına da vur.
    e) yukarıdakilerin hepsi.
    soru 31. darbe ve muhtıraları nasıl engelleyebiliriz?
    a) eğitimle. halkı eğiterek, aslında ara rejimlerin pek de fena bir şey olmadığına onları ikna ederiz, engellemeye gerek kalmaz.
    b) özürlü demokrasimizi hepten tatil eder kurtuluruz. demokrasi olmazsa darbe ve muhtıra da olmaz; olsa da o kadar acıtmaz.
    c) bütün vatandaşları askere alarak. böylece ortada, kendilerine karşı darbe yapılacak sivil kalmaz.
    d) tek partili altın çağa geri dönüp, devletin işletme ve kullanım hakkını 150 yıllığına chp’ye vererek.
    e) hiçbiri. bu şıkların hepsi birbirinden beter!

    sayısal bölüm

    soru 32. süleyman, sabih ve rahşan’ın yaşlarının toplamı 597’dir. bu gruba ilhan’ın da katılmasıyla grubun yaşlarının toplamı süleyman’ın yaşının 3 katından 23 fazladır. buna göre ilhan’ın yaşı kaçtır?

    a) 150
    b) 13
    c) 110
    d) 32
    e) 367

    soru 33. denizin 3 mitingi, 6 oku ve 151 milletvekili vardır. bu sayıları kullanarak deniz’in ulaşacağı en irrasyonel sayı kaçtır?

    a) 1
    b) 0
    c) 367
    d) 276
    e) 19081

    soru 34. deniz’in altı oku var. bunlardan üçünün ucunu kırıp, öteki üçünün ucuna takarsa ne olur?

    a) üç tane iki ucu oklu değneği olur
    b) elinde oku gitmiş üç tane sap kalır
    c) iyi olur
    d) darbe olur
    e) hiçbiri
    soru 35. aşağıdakilerden hangisi yer çekimsiz bir ortamda en düşük öz kütleye sahiptir?
    a) 100 kg pamuk
    b) 100 kg soğan
    c) çağlayan mitinginde metrekareye düşen 5 kişi
    d) yalçın küçük
    e) veli küçük
    soru 36. cumhuriyet gazetesine göre tandoğan ve çağlayan meydanlarında 1 metrekareye 5 kişi düşmektedir. aynı meydanlara yılda 500 metreküp yağmur yağdığına göre, burada kitlesel karşı koyma refleksi gösterecek emekli subaylar derneği üyelerinin başına bir günde kaç metreküp yağmur yağabilir?
    a) emekli de olsa türk askerinin başına yağmur yağmaz
    b) dernek üyeleri üstü kapalı kürsü bölümündedirler
    c) çok yağmur yağar
    d) sırılsıklam olurlar
    e) 5 metreküp
    soru 37. x ve y kesinlikle pozitif tamsayı değillerdir.
    x=354 milletvekili
    olduğu düşünülürse, demokratik bir hukuk devletinde x < y koşulunun sağlanabilmesi için y aşağıdaki değerlerden hangisini almalıdır?

    a) 184 milletvekili
    b) 1 e-muhtıra
    c) 3 adet "şeriat ha geldi, geliyor." manşeti
    d) 9 anayasa mahkemesi üyesi
    e) hepsi
    soru 38. cumhurbaşkanı 126 gr. ağırlığındaki anayasa kitabını 135 cm uzaklıktan başbakan’ın kafasına fırlatmış, dolar 4 kat yükselmiş enflasyon %98 olmuştur.
    buna karşılık olarak; başbakan, 220 gr ağırlığındaki yeni başlayanlar için demokrasi kitabını cumhurbaşkanı’na fırlatsaydı durum ne olurdu?
    a) dolar 1/3 düşer, enflasyon %14 olur
    b) dolar değişmez, enflasyon %17,5 olur
    c) dolar ilk haline döner, enflasyon %9 olur.
    d) dolar ilk halinin de altına düşer, enflasyon %4 olur.
    e) dolar ½ düşer, enflasyon %20 olur
    soru 39. 27 nisan günü 33 d boylamındaki ankara’da saat 23.20 de batan demokrasi güneşi, 23 temmuz sabahı türkiye’de kaçta doğar?

    a) tüm sandıklar açıldığında
    b) oy sayımı sonuçlandığında
    c) gece yarısına doğru
    d) çankaya köşkü ışıkları erkenden kapandığında
    e) hepsi
    soru 40. türkiye’de yapılan askeri darbe ve muhtıraların tarihleri arasındaki ilişki şöyledir.
    27 – 12 – 12 – 28 – 27 - ?
    buna göre bir sonraki darbe ayın hangi günü olacaktır?
    a) 28
    b) 12
    c) 27
    d) lüzum olduğunda
    e) hepsi
    soru 41. bugüne kadar yapılan 5 askeri müdahale mayıs – mart – eylül – şubat – nisan aylarında yapılmıştır. aylar arasındaki ilişkiye göre bir sonraki müdahale hangi ayda gerçekleşecektir?

    a) ocak
    b) kasım
    c) ekim
    d) temmuz
    e) ağustos

    soru 42.

    - deniz'in demokrasi noktasında ki hızı saatte 40 km'dir. tayyip'in darbe noktasında ki hızı saatte 50 km'dir.

    - deniz ile tayyip aynı anda; deniz darbe noktasına, tayyip'te demokrasi noktasına hareket etmektedir.

    - hızlı olan tayyip demokrasi noktasına geldikten 3 saat sonra, yavaş olan deniz darbe noktasına varıyor.

    demokrasi noktasından darbe noktasına hareket eden deniz; demokrasi - darbe arası mesafeyi kaç saatte alır.

    a) 1982
    b) 1997
    c) 1971
    d) 15
    e) 2007

    soru 43.

    12 eylül darbesinde kenan evren 65 yaşındadır. 12 eylül 1982'de darbe yapan kenan evren ile 28 şubat 1997'de post-modern darbe olduğu zamanki cumhurbaşkanı olan süleyman demirel arasındaki yaş farkı 7’dir. akp’ye karşı darbe girişiminde büyük rol oynayan süleyman demirel ile akp genel başkanı recep tayyip erdoğan arasındaki yaş farkı 30 dur.

    2007 yılında olduğumuz göz önünde bulundurularak, aşağıdakilerden hangisi doğrudur.

    a) kenan evren 100 yaşındadır.
    b) süleyman demirel 30 yaşında genç bir delikanlıdır.
    c) 12 eylül darbesinde recep tayyip erdoğan 28 yaşındadır.
    d) 28 şubat 1997 de kenan evren ile süleyman demirel'in yaşları toplamı 152 dir.
    e) 2007 yılında darbe olma ihtimali yoktur.

    soru 44. 27 nisan e-muhtırasından sonra türk medyasında;

    gündüz aktan; 90 kglık darbe-demokrasi karışımında darbe konsantresi %100 dür.
    murat yetkin; 60 kglık darbe-demokrasi karışımında demokrasi konsantresi %70 dir.
    perihan mağden; 50 kglık darbe-demokrasi karışımında darbe konsantresi % x tir.

    karışımın demokrasi oranı %46 olduğuna göre; aşağıdakilerden hangisi doğrudur.

    a- ) gündüz aktan demokrattır.
    b- ) murat yetkin’in darbe konsantresi 55 kgdır.
    c- ) üç kişide demokrat değildir.
    d- ) perihan mağden darbeyi desteklemektedir.
    e- ) perihan mağden’in darbe konsantresi % 0, demokrasi konsantresi %100 dür

    soru 45. abdullah gül’ün cumhurbaşkanı seçilebilmesi için 367 milletvekilinin onun lehinde oy kullanmasına ihtiyaç vardır. dyp’den 2, anap’tan 13 ve chp’den 1 tane demokrasi gönüllüsü milletvekili abdullah gül lehine oy kullanırsa akp milletvekillerinin lehte oy kuullanmaları ile birlikte abdullah gül cumhurbaşkanı seçilecektir.

    dyp, anap ve chp den belirtilen sayıda milletvekilinin oy kullandığını kabul edersek akp’nin tbmm’de kaç milletvekili vardır?

    a) 366
    b) 351
    c) 278
    d) 350
    e) 359"
    (mücrim, 19.06.2007 04:13 ~ 04:15)
  7. (freeaky, 22.06.2007 18:24 ~ 18:25)
  8. “biz 7 yıl sezer’e katlandık, siz de 7 yıl abdullah gül’e katlanın.” sözü ile kutuplaşmanın de ötesine geçmiş, resmen "siz" ve "biz" kisvesi altında ideolojik görüşlerine göre halkın bölünmüş olduğunu ima etmiştir, yani bölücülük yapmıştır.

    biraz atatürk milliyetçiliğinden ve anayasadan nasibinizi alın diyemiycem çünkü hiç bir zaman zaten öyle bir niyetiniz yoktu.

    oylama sonrası edit: acı gerçek bu işte itiraf edin
    (bosvermis bunye, 11.08.2007 17:19 ~ 12.08.2007 00:50)
  9. 12 ağustos ve 27 nisan 2007 tarihli açıklamalarına 19 yaşında genç bir sivil olarak kıçımla güldüğüm oluşum..
    "biz ahmet necdet sezer'e 7 yıl katlandık, siz de 7 yıl abdullah gül'e katlanın" sözüyle bölücülüğün sadece dağda silahla değil meydanlarda bildirilerle de gayet güzel yapılabildiğini bana hatırlatmışlardır.. teşekkürlerimi sunarım..
    (escaflowne, 23.08.2007 11:11)
  10. kürt islam düşüncesi odaklarının gerekçeli olarak ortaya çıkardığı oluşum.

    logolarını gördüğümde neden bir kundura değilde converse olduğunu gülerek düşündüğüm sözde gençlik.. he belki postala duruş itirbari ile daha çok benziyordur, bilinmez. fakat sitede yazılan nedenlere pek dayandıramadım spor ayakkabı kullanımını, saçma geldi.. neyse bunu üzerinde pek durmaya da gerek yok..

    vicdani demokrasiden yana olduğunu söyleyenler; şehitlere ağlayan bir topluluğun mu vicdanıdır, yoksa adice yola mayın döşeyip gencecik fidanları toprağa devirenlerin mi? merak ediyorum, konuyu neden terör sorunu değil de kürt sorunu olarak ele aldıklarını, hangi siyasal çerçevede çözülebilir bu sorun sorarım size? "kürt sorunu siyasal bir sorundur ve bunun çözümü de siyasi olmalıdır" diyenler sorunun nasıl çözüleceği konusunda ufacık da olsa neden bir bilgi vermezler. söyleyin de hep birlikte duyalım.

    hrant'da bizim hrant'lar da alevisi, sünnisi, çerkezi, hepsi bizim. biz zaten birlikte çok da iyi yaşıyoduk,yaşıyoruz, yaşayacağız..
    pkk tarafından öldürülen kürt çocukları da oldu. olaya bu açıdan bakıldığında salt etnik çözümsüzlük üzerine kurulu siyasi temele sahip bir tavır olmadığı ortaya çıkıyor bu kürt sorunu dediğimiz şeyin.

    korku siyasetinden uzaklaşmak gerektiğini vurgulayan sizler, darbe korkusu üzerinden siyaset yaptığınızın farkına ne zaman varacaksınız. bırakın allah aşkına yahu... aklı ve vicdanı resmen köleleştirilmiş insanların dışında kimsenin sizi dinlediği yok, he bir de güdümlü medya var onu unutmamak gerekir....

    bilirsiniz; hz muhammet istanbulun feth edileceğini bildirmiş ve şunu demişti:
    "istanbul elbette fetholunacaktir; onu fetheden kumandan ne güzel kumandan, onu fetheden asker ne güzel askerdir."
    şimdi peygamberin bu hadisine mazhar olmak isteyen onca kumandan oldu, hepsi feth etmek için sayısız sefer düzenledi. ama sadece biri aldı..
    sadece doğru olan doğru düşünen doğru hamle yapan... bir başkası değil..

    bir de yine bileceğiniz üzere atilla ilhanın bir söylemi vardı:
    "tüm bu olanlara ülkenin içinde bulunduğu olumsuz durumlara rağmen halkın tabanında dip dalgası misali bir hareket olacak, bu hareket bir çok şeyi değiştirerek düzeltecek"

    bu, birbirine benzeyen ve kumandanını arayan iki düşünceye bakınca, her hareketin her fikrin zafer dolu mutlak sona erişemeyeceği görülür.
    ancak, içinde; milleti ve devletin birliğine özünden bağlı, geçmişini unutmayan, geleceğe geçmişi üzerinden tahliller yaparak yön veren, dostunu ve düşmanını iyi öğrenmiş ve sözde değil özde demokrat olan düşünce sistemleri geleceğe dair umut dolu düşüncelere mazhar olabilir..
    (kayzer, 23.08.2007 17:37)
  11. dün kanal d ana haber tarafından bakan abdülkadir aksu'nun görevden alınması ile ilgili olayda genç siviller'in ak parti tabanıyla kurumsal ve organik bir bağı bulunduğu ifade edilmiştir.gerçekleri yansıtmayan ve haberciliğin en önemli ilkelerinden birine aykırı olarak yapılmış bu haber, sanıyoruz ki dikkatsizlik ve sorumsuzluktan kaynaklanmaktadır.genç siviller hiçbir parti ve kuruluş ile özdeşleştirilemez.

    genç siviller hareketi'nin hiçbir kurum, kuruluş, parti ve benzerleri ile ilgisi olmadığı gibi, herhangi bir ekonomik ve siyasal destek de genç siviller'in gönüllüleri dışında bu kurum, kuruluş ve partiler aracılığıyla sağlanmamıştır.
    (madbrother, 31.08.2007 12:14 ~ 07.07.2008 20:01)
  12. kendileri için seriatçı, liberal, komünist, amerikan/ab uşağı, yobaz, komprador, gerici, siyonist, bölücü, dinci, soroscu, irticacı, küreselleşmeci, küreselleşme karşıtı... vs gibi isimler takılabilmektedir. tabii bu birbiriyle çelişen isimlerden en az birkaçını birlikte kullanan insanların tutarlılık gibi bir arayışlarıda olmadığından aklına geleni yazarak, akıl sağlığı hakkında bilgi vermenin dışında, genç siviller hakkında herhangi bir bilgi vermemektedirler.

    genç sivilleri tanımlamak gerekirse en temel belirleyici ortak özellikleri tutarlı birer demokrat ve vicdan sahibi olmalarıdır (ki bu büyük bir iddiadır ve genç siviller de bu iddianın hakkını vermeye çalışmaktadırlar). demokrat olmanın gereklerini yerine getirmeye çalıştıklarından özelde askeri vesayet sistemi taraftarlarının genelde kemalistlerin, özelde ulusalcıların genelde milliyetçilerin tepkilerine ve hakaretlerine maruz kalan grup.

    örneğin ben (ateist'e yakın) agnostiğim, solcuyum, birikim ve express'i takip etmeye çalışıyorum bununla birlikte demokrat olma iddaam var ve bir genç sivil olarak bu iddianın gereğini yerine getiriyorum, başörtüsü yüzünden zenci muamelesi yapılan kızların hakkını savunmaya çalışıyorum, ha eğer bunun yanında alevilerin taleplerinide sahiplenmezsem o zaman demokrat olamam, hrant dink cenazesinde yürümezsem hepimiz hrant'ız diye bağırmazsam o zamanda falso yapmış olurum, demokrat namusumu yitirir, genç sivillere hakaret eden kendine demokratlara döner, belki biraz daha büyürsem ileride postal yalayıcısı falan olurum. burda sadece kendimi (benim gibileri) değil benden farklı olanın hakkını savunmam demokrat olma iddiam yüzünden bana farz ve ben bunu yapmazsam demokratlık iddiam tutarlılığını yitirir. ama bana hem şeriatçı hem liberal hem amerikan uşağı diyenler olacaktır, varsın olsun çok da tııın, ben göbeğimi kaşımaya devam ederim.

    not-1: bu giri genç sivilleri bağlayan bir giri değildir.
    not-2: amerikan uşağıyım soros'ta amcam olur ayrıca şeriatçı siyonist alevi kökenli ermeni dönmesi sabetayist bir agnostik olmak da her babayiğitin harcı değil hani.

    daha fazla bilgi için bkz: rahatsız
    (rahatsız, 01.09.2007 10:02 ~ 05.12.2007 19:53)
  13. seviyorum bu adamları yahu.

    aliye öztürk'ten yeni cumhurbaşkanı abdullah gül'e çankaya tavsiyeleri

    medeni ilişkiler

    sezer’den farklı olarak; her kesimle konuşan medeni bir cumhurbaşkanı olun, insan olduğunuzu unutmayın, uzaylı gibi davranmayın, sarayda oturduğunuz için kendinizi feodal lord zannetmeyin.

    eskisi gibi hep tebessüm etmeye devam edin. televizyonlarda konuşurken insanların yüzüne basur sancıları çekiyormuş gibi bakmayın.

    türkiye’den yaşar kemal, sezai karakoç, fikret başkaya’ya; dünyadan da chomsky, cindy sheenen gibi isimlere devlet nişanı verin.

    gecikmeli de olsa orhan pamuk’u köşke çağırıp şerefine bir davet verin. davete sadece yazarımızın kitaplarını okumuş protokol mensuplarını çağırın.

    öğrencilerini düşüncelerinden dolayı atan, inançlarından dolayı kampusa sokmayan, öğretim üyeleri arasında cadı avı yapan, rektörleri ordu göreve pankartları altında yürüyen üniversitelerin hiçbir törenine katılmayın. öğrencilerine saygılı, özgürlükçü üniversitelerin davetlerine iştirak edin.

    süpermarket kuyruğunda beklemeyin, çünkü süpermarkete gitmeyin. alışverişlerinizi semt pazarından ve mahalle bakkalından yapın.


    çankaya köşkü ve resepsiyonlar

    en başta çankaya köşkünü köşe bucak üç su yapıp bir güzel temizletin.

    sizden önce süregiten “vatandaş köşkü doldurdu, halk çankaya’ya giremedi” durumunu değiştirin ve çankaya köşkünü halka açın. milli piyango idaresi tarafından kurayla belirlenen vatandaşları 15’er kişilik gruplar halinde haftanın son iş günü çaya davet edebilirsiniz.

    empati kurabilmeleri için bir kereliğine mahsus olmak üzere eşinizle birlikte işi gücü bırakıp fazla mesai yaparak hangi erkek milletvekilinin eşinin başı açık olduğunu tespit edin ve kendilerine eşsiz davetiye gönderin.

    mesai saatleri mefhumunu köşkten kaldırın. 17:30’dan sonra gelen evrakları da imzalayın, dışişleri bakanına bugün git yarın gel demeyin.

    eşinizle beraber televizyon karşısına çakılıp kanaltürk’teki sıkıcı tartışmaları izleyerek cumhurbaşkanlığı mesainizi harcamayın. zamanınız olursa tüm diğer normal vatandaşlar gibi avrupa yakası, hatırla sevgili gibi dizileri izleyebilirsiniz.

    atatürk’ün çankaya köşkü müzesinde saklanan evraklarını açıklayın, çankaya köşkünün ev sahibesi sayılabilecek latife hanım’ı anma toplantısı düzenleyin, iade-i itibar edin.

    çankaya köşkü bahçesinde “anayasa kitabı fırlatma” antrenmanları yapın.


    demokratikleşme

    çankaya köşkü’nün kapısından ömrü hayatında herhangi bir darbe girişimi içinde bulunmuş, ucundan kenarından 4 darbeden herhangi birini desteklemiş kimseyi almayın. bunun tespiti için nazlı ılıcak’a kapıda özel görev verin.

    güzel ülkemizin insanlarına ilkokulda alıştırılan fişleme alışkanlığıyla mücadele edin. ister okuma fişi olsun, ister istihbarat fişi, isterse de satış fişi olsun her türlü fişi kaldırın.

    adeta devlet bürokrasisinin torna tezgâhı gibi çalışan milli güvenlik akademisi derhal kaldırın. bunun yerine çankaya köşkü içinde demokrasi okulu kurun, özellikle askeri ve adli bürokrasiye devam zorunluluğu getirin. okulda cezalandırmalar da olsun. örneğin; sivil iradenin iznini almadan açıklama yapan kuvvet komutanları tahtaya 1000 kere “askerim, yerimi bilirim” yazsın.

    derin devleti derinlerde aramayın. hemen yanı başınızda, telefonun ucunda ya da köşkün bahçesinde olabileceklerini aklınızdan çıkarmayın.

    19 mayıs ve 23 nisan stadyum törenlerine bir son verin. artık sadece totaliter 3. dünya ülkelerinde kalmış bu törenlerden hem çocukları ve gençleri kurtarın, hem de tüm tören boyunca ayakta durmak zorunda olan kendinizi.

    üniversitelerden atılmış öğrenciler ve öğretim görevlileri ile alternatif üniversite kurun.

    sulukule’de yerlerinden edilen çingenelere, köşkün bahçesinde çadır kurdurun.


    laiklik

    köşkte iyi günler yerine laik günler, iyi akşamlar yerine laik akşamlar deme adetini kaldırın, laiklik kelimesinin kullanımında tasarrufa gidin.

    sezerlere kamusal alanlarını da alıp gitmelerini söyleyin.

    kamusal olsun olmasın her türlü alanda emel sayın’ın “çile bülbülüm çile” şarkısına eşlik edin ve herkesle birlikte bağırarak “allah” deyin.

    ramazan bayramları mesajlarımda laiklik uyarısı yaparak kimsenin ağzının tadını kaçırmayın.

    aşure günü büyük bir kazan aşure yapıp, tüm komşu ülkelere dağıtın. muharrem ayında köşkte alevi vatandaşlarımız için cem düzenleyin.

    güneydoğuya gittiğinizde halkı selamlamak için birkaç kelime kürtçe öğrenin.

    noellerde, paskalyalarda hıristiyan vatandaşlarımızın kiliselerdeki ayinlerine katılın.


    dış politika

    türkiye’yi çankaya, türkiye’nin komşularını da keçiören, mamak zanneden cumhurbaşkanlarından biri olmayın.

    konuk ülke devlet başkanlarının kabullerinde kendi ülkemin bakanlarını azarlamayın.

    bm tarafından çıkarılan evrensel insan hakları antlaşmalarını imzalamadan önce doğu perinçek ile istişare etme gereği duymayın.

    filistinliler bu haldeyken israil’e gidip ‘ikimiz bir fidanın güller açan dalıyız’ şarkıları söylemeyin.

    cumhurbaşkanı seçildikten sonra ilk karşılaşmanızda bush’un yüzüne tükürün. iki ülke arasında kriz çıkmaması açısından hapşırma numarası yaparak bunu örtbas edin.

    talabani ve barzani’yi ankara’ya çağırın, onlar için verdiğiniz davette aynur doğan ve rojin şarkılar söylesin, tatlıses lahmacunları yenilsin.

    iran’ı ziyaret ederseniz başörtüsü takma zorunluluğunu protesto için hayrunisa hanım başını açabilir.

    felaket kötü giyinen angela merkel’e nur yerlitaş’ı gönderin, özellikle basenlerini eritebilmesi için ender saraç’ı tavsiye edin.

    türkiye’nin ab üyeliğine karşı olan avrupalı liderlere mehter marşı cdleri gönderin.


    kadrolaşma

    devlet kademelerine yapılacak bürokrat atamalarında gizli kasalarda saklanan dosyalar yerine yıldız haritalarına başvursanız bile daha isabetli karar vermiş olursunuz.

    yök’ü tasfiye etmesi için tmsf’ye görev verin. kapatılana kadar şerif mardin’i yök başkanı yapabilir, yök üyeliklerine murat belge, mehmet altan, ahmet insel, hüseyin hatemi gibi isimleri atayabilirsiniz.

    rtük başkanlığına perihan mağden’i , trt genel müdürlüğüne de armağan çağlayan’ı getirin.

    anayasa mahkemesi başkanlığına mustafa erdoğan’ı atayın. şanar yurdatapan ve abdurrahman dilipak’ı da anayasa mahkemesi üyeliklerine getirin.
    (rahatsız, 01.09.2007 12:28 ~ 02.09.2007 20:47)
  14. (rahatsız, 01.09.2007 15:04)
  15. yer yer akp'li olarak lanse edilip karalanmaya çalışılan genç siviller'in akp'ye çiçek ve aksu uyarısı.

    (bkz: akp'nin çiçek ve aksu ile imtihanı)
    (rahatsız, 02.09.2007 20:31 ~ 20:34)
  16. (rahatsız, 02.09.2007 21:08)
  17. yeni bir isim önermek istediğim topluluk;
    (bkz: genç şakirtler rahatsız)
    (escaflowne, 06.09.2007 11:20 ~ 12:44)
  18. (madbrother, 07.09.2007 18:20)
  19. (madbrother, 09.09.2007 14:28)
  20. liderleri turgay oğur seçimler öncesi akp'den adaylığını koymuş fakat listelere dahil edilmediği için çekilmiştir.
    (transalp, 16.09.2007 23:27 ~ 23:31)
  21. 29 eylül tarihli basın açıklamalarında türkiye'nin başörtüsünün yasak olduğu tunus gibi olmasından korkuyoruz diyerek insanın asabını bozmaya çalışan sersemlere verilen isim.aynı zamanda ırkçılığın yaşandığı güney afrika olmaktan ve darbe yaşanan tayland olmaktan da korkuyorlarmış.

    madem bu kadar korkuyorlar o zaman kendilerine bazı hatırlatmalar yapmak gerekecektir. acaba güney afrika ile türkiye arasında nasıl bir ilişki kuruyorlar? yani zencilere uygulanan ayrımcılığın türkiye'de yaşanması ihtimali var mıdır? sanıyorum ki sonradan türk olanlar dışında zenci vatandaşlarımız yok. ve yine sanıyorum ki ülkemizde zencilere karşı herhangi bir ayrımcılık falan da yapılmadı. belki de akıllarına zamanında trabzonspor başkanı mehmet ali yılmaz'ın, campbell adındaki oyuncuya yamyam demesi gelmiştir.

    ikincisi; olayları bu kadar çarpıtacak kadar alçaldınız mı anlayamıyorum. ulan ne zaman tunus'ta başörtüsü yasaklandı. yasak olan türbandır. hem üzülüp korkmalarına gerek yok. biz de türbanınızı, başörtünüzü, çarşafınızı ve her türlü şık giysinizi giyip sokaklara çıkmıyor musunuz?
    (marslan, 01.10.2007 17:17 ~ 17:19)
  22. son bildirileriyle itidal çağrısı yapan grup. katılmamak elde değil, "şimdi susun! yasımızı tutalım!"

    sessizlikten bir ses

    vıdı vıdı vıdı vıdı..
    bunca sözü nereden buluyorsunuz?
    ne kadar çok şey istiyorsunuz
    ne kadar çok şey biliyorsunuz
    mezar taşlarından, kitabelerden çok
    ayıp, ayıp!
    tanrı konuşmak için
    sizin susmanızı bekliyor. (cahit koytak)

    sessizce yasımızı tutamadan, sessizce dualarımızı edemeden siyasi sloganlarınız, intikam isteyen çığlıklarınız, düşmanlığı artıracak ölçüsüz tepkilerinizle yine hamasetin, siyasetin dibine vurdunuz!

    yas tutmayı, vakur durmayı, itidali elden bırakmamayı, sağduyulu davranmayı yine beceremediniz!

    size inanmıyoruz!

    onları gerçekten sevseydiniz, hamaset dolu cümleleriniz samimi olsaydı önce 19 yaşında gençlerin 3 aylık eğitimlerle çatışmalara gönderilmelerine isyan ederdiniz

    onları gerçekten düşünseydiniz, onları hayatlarına gerçekten kıymet verseydiniz bütçeden aslan payını alan silahlı kuvvetlerin bir ay içinde bu kadar büyük kayıplar vermesini sorgular, bu kayıplar için üzerlerine vazife olmayan her konuda açıklama yapan askeri yetkililerden acılı aileler adına hesap sorma cesaretini gösterirdiniz!

    onlar umurunuzda olsaydı, sekiz askerin nasıl olupda kaçıralabildiğini, o askerlerin akıbetleri hakkında yapılan çelişkili açıklamaları, siyasi konularda geceyarısı açıklama yapan askeri yetkililerin saatlerce kamuoyundan bu gerçeği saklamalarını eleştirilebilir, havanda su dövmek yerine sorumluları istifaya çağırma basiretini gösterebilirdiniz!

    daha birkaç ay öncesine kadar göbeğini kaşıyan adamlar diyerek aşağılanan insanların çocuklarına sahiden kıymet verseydiniz, gencecik ölümleri yaşlanmış siyasetlerinize hayat vermek için kullanmaz, onları ölümleri üzerinden siyaseten yaşadığınız yenilginin rövanşını alma peşine düşmezdiniz!

    onların gerçekten "öldü denilmemesi gereken şehitler" olduğuna inansaydınız, hrant dink'i öldüren çapulcu katillerle birlikte adlarını anarak aziz hatıralarını rahatsız etmezdiniz.

    onların annelerinin acılarını gerçekten yüreğinizde hissetseydiniz, sınır ötesi operasyon, savaş naraları atarak başka annelerin acıları üzerinden bedeller ödeme yeminleri etmezdiniz.

    gerçekten vatanınızı sevseydiniz, evinize bayrak asarak, sokaklarda taşkınlıklar yaparak, ileri geri konuşarak toplumsal barışımızın köküne kibrit suyu dökmezdiniz!

    gerçekten türkiyenin menfaatlerini düşünseydiniz, ırak bataklığına bizi çekmeye çalışanların apaçık tahriklerine gelmezdiniz!

    gerçekleri merak etseydiniz, sahiden türkiye için en iyisini isteseydiniz sivil anayasa tartışılırken, mecliste barış rüzgarları eserken, sivil siyaset güçlenirken şiddetin neden yeniden yükseldiği sorusuna sahici yanıtlar arardınız!

    gerçekten barış ve çözüm isteseydiniz, iktidarlarını şiddetin ve çatışmaların devam etmesi üzerine kuranların siyasetlerine alet olmazdınız.!

    üzerlerinde asker kostümleri olan gencecik siviller öldü yine. daha hayata tam başlayamadan.

    şimdi susun! yasımızı tutalım!
    (fen liselim, 24.10.2007 18:25 ~ 18:25)
  23. küresel tüketim kültürü'nün lokomokotif metalarından converse'i kendilerine sembol seçen bir oluşum. ve ne yapmaya çalıştıkları anlaşılmayan ve sivil olduğu öne süren hareket gibimsi. 29 ekim'de cumhuriyetin gözü yaşlı çocuklarıydı onlar diyerek ve her türlü ideolojik yapıyı bertaraf ederek adına "sivil cumhuriyet sınıfı" dedikleri bir yerde bir araya geliyorlar. anayasayı temsilen bir tartışma yapılacaksa garip kombinasyonlar üzerinden değil, şimdiki zaman temsilcilerinden yapmak gerekir.
    geçmiş ve şimdiki zamandaki kombinasyonlarını neye göre yaptıkları da belirsiz. geçmişteki üyelerden bir çoğu "sivil cumhuriyet sınıfı" denilen bir projeye dahil olmak istemezlerdi diye düşünür insan.
    özetle, bu eylem neye yaradığı belirsiz, amacı meçhul, kafa karıştırmaktan öteye gitmeyen bir eylem.
    akp yandaşı olmak genç ve sivil olmaksa, bizler de militer ve yaşlıyız bu durumda..
    (bambirella, 27.10.2007 21:25 ~ 25.12.2007 00:04)
  24. (mücrim, 28.10.2007 23:00)
  25. türkiye'nin tüm temel sorunlarının resmi ideolojinin milliyetçilik anlayışında düğümlendiği temel yaklaşımını benimsemiş muhalif genç aktivistlerden oluşan bir sol grup. resmi çatıları "siyasal ufuk hareketi" isimli dernektir. "genç siviller", daha geniş çaplı ve herkese açık eylemler yapabilmek için basın açıklaması vs faaliyetlerde kullandıkları gayri resmi bir çatı isimdir.
    türkiye'nin bu güne kadarki diğer sol hareketlerinden farkı, lider kadrosunun sosyalist solculardan değil, kürtçü ve islamcı solcuların bir koalisyonundan oluşmasıdır. fakat her iki grup da kendi görüşlerinin milliyetçi varyantlarıyla (kürt milliyetçiliği ve milliyetçi muhafazakarlık) mesafeli durmaya özen gösterirler.
    eylemlerinde feministlere, eşcinsel haklarına, azınlık haklarına vs her tür muhalif yaklaşıma ve kimliğe yer verirler, bu yönüyle türkiye'nin gelecekte oluşması muhtemel yeşiller hareketinin de çekirdeği niteliğindedirler.
    (earendill, 29.10.2007 23:28)
 sayfa  / 7

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil