ablamın düğününde malum etkinlik sırasında annemin 'sen adını yazma biraz dinlen' demesiyle misafirleri gülme krizine sokan, adımı ayakkabının yerle temas etmeyecek kısmına yazmamla son bulan eylem...
not: ablamın düğünün başında converselerini giymesi sonucu zaten kimsenin adı silenemedi.
nişan kurdalesini kesip bekarlara dağıtmak ve gelinin attığı çiçeği yakalamaya çalışmak arasında kalan evre. bunlara genelde bekar genç kızlarımız tarafından ya da kızları çok kıymetli olan anneler tarafından inanilmaktadır. annem bu ikinci gruba dahil olup üç evre de tarafından başarıyla engellenmiştir. çok mu meraklıyım evlenmeye? hayır. ama bu kadar düşülmesin üstüme rica ederim.
evre bir
müstakbel yengem bütün bekarlara kurdalesinden birer parça kesmektedir. sıra bana gelir.
şoganne: gerek yok kızım kesme sen ona. daha erken
yengem: annecim uzun keserim. geç olur
ben: ne arıyorum ben burda yaa.
evre iki
düğün yapılan yerdeyiz. abimler arkadaşlarıyla odada. aşağıda misafir karşılyorum.
şog: anne abimlerin yanına bi uğrayayım ben.
annem: olur mu öyle şey kızım. gidilir mi yanlarına onların şimdi. hem sen ayakkabının altına adını filan yazdırırsın şimdi.
şog: yuh! aklıma bile gelmedi anne
evre üç
düğün sırasında yengem buketini atacak. tüm bekar kızlar piste davet edilir*. ben de o gece şipşak foto kıvamında ortalarda gezdiğim için elimde makine piste doğru yürümeye başladım
annem: kızım begüm ablan çiçeğini sana atarsa tutma emi?
şog: ya anne aynı anda hem fotoğraf çekip hem buket tutmamı nasil bekliyorsun?
işte böyle sevgili sözlük ahalisi. olur da bütün bu şeyler doğruysa ve ben gelecekte bir gün evde kalmış bir insan olursam bunun bütün sorumlusu annemdir. işbu giri kanıt niteliği taşımaktadır.