belki ilginizi çeker
  1. · beni tarihle yargıla
  2. · cenan
  3. · gelecekteki boşanılacak eşe mektup
  4. · gelecekteki sevgiliye şiir yazmak
  5. · psikopatım
  6. · scarlett johansson
  7. · birbirimize birkaç aşk kadar geç kalmış olmasaydık
  8. · geri gelen mektup
  9. · şizofren aşka mektup
  10. · bertolt brecht
gündem
  1. · cebe sevgili ismini kayıt şekilleri
  2. · 27 yaşında olduğu halde bir hayat kuramayan insan
  3. · tadı harika olan yiyecek kombinasyonları
  4. · 25 kasım 2009 manchester united beşiktaş maçı
  5. · kesilen kediye acıyıp koyuna hiç acımamak
  6. · yeşim salkım
  7. · 24 kasım 2009 barcelona inter maçı
  8. · kde
  9. · james ford

gelecekteki sevgiliye mektup  

 sayfa  / 20
  1. umudum..

    sana yorgunluğu gözlerinden okunan bir bünyeyle geleceğim. çokça yıpratılmış, çokça aldatılmış, çokça kandırılmış, çocukluğu elinden alınmış bir halde olacağım büyük ihtimalle ellerinden tuttuğumda. ama acılarımdan kurtulmuş, sıyrılmış, mavi bakışlarımı geride bırakmış, umudum diyebilecek kadar yürekli olabileceğim sana dokunabildiğimde. böyle olmadan seni bulmayacağım inan bana. tertemiz geleceğim sana, daha çok alışmış olacağım ama hiç bir kırıntı kalmayacak geçmişime dair. aklım sen olacaksın.

    sen de böyle olacaksın değil mi?

    tertemiz hayaller kuracağım sana, daha önce kimse için hayal edilmemiş, kimsenin kulağına fısıldanmamış olacaklar. bu şehri güzel kılacağım gözümde, seninle olduğum yeri cennet yapmaya çabalayacağım. sokaklarına adımlarımızı kazıyacağımız bu şehri senin için seveceğim belki. elele dolaşacağız bu sokaklarda, yan yana yürüyeceğiz, omuzlarımız böyle aynı hizada olacak. kıvırcık saçların rüzgarda uçuşurken gökyüzünü sevimli kılarken, seveceğim ben bu şehri senin için. vazgeçmeyeceğim hayallerimden ama. yine gideceğim bu lanet şehirden. kaçacağım. belki beraber gideceğiz.

    yanyana oturacağız bir otobüs koltuğunda, omzuma yaslayacaksın başını, koluma gireceksin usulsa. ben saçlarını soluyacağım, doy(a)mayacağım kokuna. seyredeceğim otobüs camına düşen suretimizi, belki ağlayacağım sen uyurken. farketmediğin göz yaşlarımı saçlarına bulaştıracağım. ne çok özlemişim seni diyeceğim, duymayacaksın. nefes alışverişlerini seyredeceğim, senin için dualar edeceğim. bizim için dualar edeceğim. sarılacağım sıkıca. bir şehirden bir şehire kaçarken, keşfedeceğim aşkın kaybettiğim yollarını. seninle yeni yollar keşfedeceğim, umutlarımı yeşerteceğim. kaybettiğim çocukluğumun kırıntılarını bulacağım belki de. çocuk olacağım. çocuk..

    sen de benim gibi düşüneceksin değil mi umudum?

    herşeyin güzel olmasını hayal ediyorum. hep kaybettim ben. korkuyorum bu yüzden, güzel düşünmek istiyorum. güzel olacağını hayal ediyorum, güzel olacağını hissediyorum, umut ediyorum. güzel olmalı herşey, inanmak istiyorum buna. sen de, sen de istiyorsun değil mi bunu?

    bu mektubu okuyacağın gün gelecek, ne zaman bilmiyorum. belki çok uzun bir zaman sonra.. ala gelecek. inanıyorum.

    sana tertemiz geleceğim dediğim gibi, sadece sana ait olacağım. temizlenmiş olacağım tüm geçmişimin kirinden pasından. kalbimin üzerinde parmak izleri olmayacak. ellerine bırakacağım, seyredeceğim sonra, sen de, sen de ki tekinin yanına koyacaksın onu.

    koyacaksın değil mi?

    umutsun sen, her daim içimde olacaksın. kaybetmeyeceğim seni. kaybolmayacaksın.

    ben kaybolsam bile.. var olacaksın..

    edit: artık sahibi var bu mektubun, darısı tüm mektup yazanların başına *

    edit2: sahibi değilmiş, yanılmışım.
    (biloperat, 16.08.2008 21:45 ~ 08.05.2009 12:52)
  2. geldiğinde alacağını varsaymanın en mantıklısı olduğu mektuptur. bu halde şöyle kurulabilir misal:


    "iyi ki geldin. bir zaman vardı; ben gelmeyeceksin diye kendinden emin acılar içinde idim. iyi ki geldin."
    (şorşak kirpi, 16.08.2008 22:00)
  3. "hala şansın var,
    istersen gelmeyebilirsin."


    (bkz: psikopatım)
    (pinkpillsandblueshots, 16.08.2008 22:02 ~ 22:02)
  4. hey sen,

    sakın beni kısıtlama. egoist insanlar yüzünden kısa bir süre önce yanardağ gibi taştım. vereceksen huzur ver, hayatımı ele geçirmeye çalışma...
    (tatalu, 16.08.2008 22:09 ~ 22:09)
  5. sen, gelecekteki sevgilim belki de sonum...

    niye yazıyorum bu satırları bilmiyorum. belki de ilerde sana okutacağım umuduyla yazıyorum. seni ne kadar beklediğimi bil diye yazıyorum. bekliyorum...hiç gülmeyen şans güler de seni karşıma çıkarır diye bekliyorum.

    daha önce çok şey yazdım sana. defterler dolusu şiirler, mektuplar. hiçbirine cevap alamadım bunca zamandır. gelemedin bir türlü. çıkmadın karşıma. sarılamadım, sensin diyemedim... hep erteledim kavuşma sahnelerini hayallerimde. hep sonraki güne attım. bugün olmadı ama yarın çıkacak karşıma diye bekledim. sen gelmedin... olsun kızamıyorum sana. zamanı var bilirim.

    sana en yakın tutan şey hayallerim. onlar da olmasa yitirecektim tüm umutlarımı sana dair. onlarda olmasa inanacaktım gelmeyeceğine. ama bilirim bırakmayacak asla hayallerim beni. tıpkı senin gibi... geleceksin umuyorum. gün gelecek beraber okuyacağız bunları. bak diyeceğim nasıl bekledim. olmasan da her günümü nasıl seninle doldurdum. her anıma nasıl sığdırdım seni. gülümseyeceksin. değdi diyeceksin. umut ediyorum bir gün geleceksin...

    (bkz: neden olmasın)
    (dedim ve noktayı koydum, 16.09.2008 22:24 ~ 22:28)
  6. bu günlerde seni aldatıyorum. kişisel algılama tamam mı? sorun sende değil bende...
    (minik kurbaga, 16.09.2008 22:31)
  7. yazmadan önce belli kriterleri belirtmek gerekir. ne kadar gelecekteki mesela, ileri de sorun olabilir. gelecekte ki ilk sevgiliyse, yaşanan ilk ilişki de elden çıkarmak zorunlu olsun mesela. yok baştan 3. falan. belirtilmeli. sonra ay ben ilk demiştim ama bunu çok sevmedim bi diğerine veriyim falan hoş değil. kararlı olmak gerekir.
    (evinin kadını çocuklarının anası, 16.09.2008 22:37)
  8. gel artık, fazla bekletme...
    (robi ve cuma, 21.09.2008 01:54)
  9. nerdesin sen bu saate kadar? kimlerle sürttün söyle çabuk!
    (paula schultz, 21.09.2008 01:57)
  10. tanıyorum ben seni..

    daha fazla '' deli '' dedirtme bana tamam mı ?
    (juliette, 21.09.2008 02:02)
  11. şu dünyada teknoloji yüzünden artık mektubun esamesi bile okunmadığından
    harbiden oturup yazılıyorsa hala helal olsun dedirten mektuptur.
    ama bence mektupta yazanları kişinin yüzüne söylemek her zaman daha etkili olur..
    mektup gitmez , yanlış kişiye gider..
    ama söz tam hedefini bulur...
    (ceza aka keskinkılıç, 21.09.2008 02:10)
  12. sevgili;

    sen de gideceksin di mi lan?
    (ceyyar kermit, 21.09.2008 02:17)
  13. bi kere elliyim lan
    (kendimden biliyorum, 21.09.2008 02:32)
  14. "selam

    geçmişe dönmek istiyorum pls tşk bye öptm adsl irc nasa

    mms
    "
    (zaknafein, 21.09.2008 02:58 ~ 02:59)
  15. sevgili sevgilim,

    şayet evlenirsek en az 3 çocuk yapalım, emir büyük yerden.

    sevgilerimle,

    sikindirik aşkın fethi.
    (seroo, 21.09.2008 03:20 ~ 12.09.2009 14:45)
  16. canım hurim
    cehennemde günahlarımın hesabını verirken aklımda bir tek sen vardın. cennet bahçelerinde el ele koşacağımız günü, birlikte cennetin nehirlerinde yüzüşümüzü, cennet meyvelerinden birbirimize yedireceğimiz üzümleri düşündüm. sana kavuşacağım günün hayali ile cehennem sıcağına göğüs gerdim.
    iyi ki varsın meleğim..
    (tarshalafi, 21.09.2008 03:44)
  17. bugün de hava yağmurlu. gökyüzü füme rengi bulutlarla kaplı ve içim yine sıkılıyor 1 yıldır olduğu gibi. şimdi beraber olsak ne güzel kek yapardık bir yandan pencereden dışarısını izleyerek. çayın kokusu sarardı mutfağı sen üzerindeki kazağın kollarını parmak uçlarınla tutardın ısınmak için ve bu dünyanın en güzel , dünyanın en sevimli , dünyanın en sıcak hareketini yapan güzel kız karşısında çaya atacağımız şekerler gibi eriridim seni izlerken.

    boğazdan vapurlar geçiyor. kocaman vapurlar. üzerinde okuyamadığım harflerle yazılmış kelimeler var. camın önüne gelip yorgun bir şekilde işlerinden dönen insanları izliyorum. şimdi sen burda olsan "acaba kaç metredir bu gemiler? beyaz olan mı önce gidecek köprüye yoksa büyük kırmızı olan mı? vapurdan kaç kişi iner sence, bence 500 den fazladır.sence?" gibi sorularla küçük oyunlar yaratırdık birbirimize kaybedenin bir öpücük borçlu olduğu. ben hep kaybederdim ama aslında kazanan olurdum.

    hayatın yükünü başının üstündeki simit tepsisinde taşıyan bıyıklı simitçi amcanın tepsisinde kaç tane simit olduğunu merak ederdik belki de. sonra merağımızı gideremesek de aşağı inip çayın yanına simit alırdık. sonra simit mi gevrek mi diye sonu olmayan bir iddialaşmaya dalardık. ordan çekirdek mi çiğdem mi düellosuna akıp , anlaşamazdık.

    bulutların sadece gökyüzünü değil evden çıkma isteğimizi de engellediği gerçeğini bilerek evde film izlemeye koyulurduk en kafa karışıtırıcısından. sen prestij önerirdin ben vanilla sky. "biraz serin mi oldu ne?" , "öyleyse neden battaniyenin altına girip play tuşuna basmıyoruz ? " deyip kaybolurduk sahnelerin arasında.
    belki sen uyuklardın , seni uyanık tutmak için her gözlerin kapandığında küçük bir öpücük kondurudum yanağına. önce gülümserdin sonra açardın gözlerini usulca.

    kazağının kollarını avucunun içine alan güzel kız , seninle bir vapura binip , akdenizde ilerlerken martıları sayar mıyız? yoksa sahildeki simitçilere el sallayıp battaniyenin altında birbirimize sımsıkı sarılır mıyız hiç ayrılmamacasına?


    şimdi nerdesin? bilmiyorum.


    ama olur da bir gün gelirsen , yanında beni de getir.


    olur mu?
    (loş ışıkta nazlı yar diye komidini öptüm kokladım, 29.09.2008 15:34 ~ 15:35)
  18. shhh. sen gelecekteki tip,

    bak şimdiden senden birkaç ricam olacak onları bildirmek üzere yazıyorum -gelecekte göreceğin gibi bitmez tükenmez istekleri olan bir insanım ben-

    1- (bak maddeliyorum ki okuman kolay olsun. böyle de düşünürüm ben adamı işte). bir zahmet üstüme gelip beni doğru düzgün biri haline getirmeye çalışma. ben böyle pek mutluyum kendimden.

    2-ailemle tanışmaya gelirken abuk bir tatlı getirme. ben kazandibini severim, sen kazandibi getirebilirsin pekala... ne bileyim öyle baklava falan olmasın yani.

    3-sen de gezmeyi tozmayı seviyorsun diye umuyorum, yok sevmiyorsan da bari benim gittiğim geldiğim yerlere karışma.

    4-ben aşırı kıskanç falan bir tipim, bu konuyla ilgili istersen eski sevgililerime refer edebilirsin. gerçekdışı-saçmasapan kıskançlıklarımda kavga çıkarırsan tez elden ayrılırız ona göre.

    5-biliyorum dünyadaki sayılı aşçılardan biriyim, ama bunun için benden sürekli yemek isteme. hayır yemek yapmaya bayılıyorum falan da.. ben de insanım di mi sonuçta?

    6-şu işimi kabul et önce. sabaha kadar çalışmak istediğimde "ühühü ama sen işini benden çok seviyorsun." gibi manasız bir sızlanmaya başlama nolursun.

    7-"5 dakka daha..." dediğimde asla beş dakika sonra kalkmam bilesin.

    8-çifte standart konusunda phd yaptım ama yine de adil biriyimdir, üstüme gelme sen.

    9-ev işlerinden anla olur mu? "evinin kadını, çocuklarının anası" olmak konusunda hala birkaç fırın ekmek yemem gerekiyor (iyi bir ev kadınıyımdır da... her yerde bildiğini söylemek iyi olmuyor benden bir alay iş bekleme)

    10-"yok ben giderim. yok ben taşırım. aa istemem." falan diyorsam bil ki müdahil olmanı bekliyorumdur aslında. tutup "ah canım peki kendin git öyleyse." deme sakın bana.

    11- gördüğün gibi fazlasıyla imposing bir insan izlenimi uyandırıyorum. hala potansiyel sevgiliyken kaç bence öyle sabır küpü, anlayışlı, sevecen falan bir adam değilsen.

    12-ayrıca yine gördüğün gibi top ten listem top twelve oldu maalesef.. ben hesap kitaptan, rakamdan falan anlamıyorum işte.

    13-lütfen beni cam bir fanusa kapatmak istediğini söyleme ya da bunu belli etme. ölürüm sıkıntıdan biliyorsun.

    14-sana söylediğim parfümden kullanırsan çok iyi geçiniriz.

    15-kozmetik ürünlerini alıyorm kullanmıyorum diye eleştirme beni pls.

    neyse sevgili gelecekteki sevgili,

    sana başta "shh tip." vs diye seslendim de olur öyle biliyorsun. önce kız falan bana. böyle bir gıcıklık süreciyle başlasın ilişkimiz olur mu?

    hadi sağlıcakla kal. bu arada da beni tanımadığım onbinmilyonyüz kişiyle aldatmaktan vazgeç.

    yok yok.

    devam et yani. nasılsa sonra böyle bir şansın olmayacak.
    (maia, 29.09.2008 15:49)
  19. sen de geçmiş olacaksan hiç sevme.
    (tersdönenşemsiye, 29.09.2008 16:00)
  20. (myster, 29.09.2008 16:01)
  21. şimdilik beni tanımıyorsun biliyorum sevdiceğim. ben de seni henüz tanımıyorum ama inan ki şu satırları yazarken gülcemalin adeta gözümün önünde. muhtemelen şu anda mephisto kitap evinde benim bilmediğim bir yazarın, benim bilmediğim bir kitabının arkasını okurken bir yandan da yanındaki lavuğua kitap hakkında hiç ilgisini çekmeyen cümleler kuruyorsun. sen konuşurken yanındaki hıyar emin ol ki takımının hafta sonu oynayacağı maça hangi on birle çıkacağını düşünüyor. böyle söylüyorum ama umutlanma yaban mersinim. aynı durumda ben olsaydım belki futbol düşünüyor olmazdım ama mephisto kitap evinde olduğumuz için diablo iii'ün ne zaman çıkacağını merak ediyor olurdum. benim de zevkim bu kar tanem. ne olur kızma bana... her neyse. yine muhtemelen o kitap evinden bir romantik komedi filmi alıp, ev arkadaşının bayram tatilinde ailesinin yanına gitmesinden istifade sizin evde o filmi seyretmek üzere yola koyulacaksınız. sen o yol boyunca adam sandler'ın performansını merak ederken o hayvan neyi merak edecek biliyor musun? bilmiyorsun. bilsen bir dakika durmazdın zaten o karaktersizin yanında. oysa benim aklımdan çok daha seviyeli şeyler geçerdi. renkli berenin altından lila rengi atkına dökülen saçlarına bakıp dünyanın en şanslı erkeği olduğumu, onur'dan önce manita yaptığım için nasıl da "abi sevgili de olsa bir türlü olmasa bir türlü. en güzeli seninki aslında" tribine gireceğimi düşünürdüm.

    birazdan evde olacaksınız ceylan gözlüm. biliyorum ki senin niyetin çok masum. istiyorsun ki nescafelerinizi alıp battaniyenin altında film seyredin. istiyorsun ki filmin komik kısımlarında beraber gülüp, duygusal kısımlarında beraber hislenin. biraz daha birbirinize sokulun. hakkını vereyim bu kısımda yanındaki it de seninle aynı hissiyatı taşıyor ama bu erkek milletini bilmezsin sen ahududum. kafasında kırk tilki dolaşır da kırkının da kuyruğu birbirine değmez. o yanındaki sümsük herif bu sarılmalar esnasında "tamam oldu bu iş" diye düşünüyor. filmi seyrederken "gelecek sahnede yumulsam mı yoksa film bitene kadar beklesem mi" onun hesabını yapıyor.

    biliyorum ki sen de insansın sincap burunlum. belki de "yumulsun ne var ki" diyorsun. hatta belki de... ben söyleyemesem de filmin gazıyla belki de sen bunları düşüneceksin ama; sen de biliyorsun ki ertesi sabahı var bu işin. o haysiyetsizin ertesi günkü kendinden emin halini düşün vişne reçeli dudaklım. o özgüven var ya işte, başına ne gelecekse o özgüvenden gelecek. az evvel sen kitaptan bahsederken o sokrates yareni gibi "he abi... doğrusun abi... ben de öyle düşünüyorum..." kıvamında seni onaylıyordu ya, işte bir dahaki sefere işler öyle yürümeyecek çiğ damlam. sana diyecek ki: "ya bırak kızım şöyle kitapları. ne anlıyorsun şunlardan bilmiyorum ki" diyecek. o "kızım" kelimesini belki ilk defa duyacaksın o seviyesiz hayduttan ama son olmayacak nurparem. bahariyede gezerken mango'ya girmek isteyeceksin değil mi? tabi ki isteyeceksin. o zaman da kullanacak o kelimeyi cümle içinde... o yakışıklı prens gidecek yerine bir fikirtepe apaçisi gelecek yavru kuşum.

    şimdi o kapıdan girmek üzeresiniz. karşıda apartman göründü. o şahsiyetsiz, eve girmeden önce köşedeki bakkala uğrayıp sigara alacaktır. o gitmezse, "nescafe bitmişmişti galiba yaa..." deyip sen gönder okyanus ruhlum. gönder de o gelene kadar eve girip içeriden kapıyı kilitle. zaten bakkal da muhtemelen karadenizli olduğundan sohbet ederek sana gereken zamanı sağlayacaktır.
    gel sen beni dinle ruhsar-ı alım. kurtar kendini bu at hırsızı suratlıdan. gerçekleştirme o haysiyetsizin hayallerini. belki ben sana hesap sormam "benden önceki kimdi?" diye. belki sormam daha önce aynı mekana o herifle gelip gelmediğini ama; bil ki sevgilim, her gözün daldığında, her ufka baktığında, her yağmurda pencereden dışarıyı seyrettiğinde içim içimi yiyecek "ne düşünüyor bu kız" diye. her selamlaştığın kişiyi o zannedeceğim sen sonradan çocuğun adını bir konuşmada geçirene kadar begonyam. boşu boşuna sinirli sinirli bakacağım elin adamına, gereğinden sert geçecek el sıkışmamız.
    işte bu yüzden gir o eve de kilitle kapını lavanta kokulum. kilitle ki şu tatsızlıklar olmasın küçücük yaşantımda. izin verme bunlara bir tanem. izin verme sevgilim.
    (tori, 29.09.2008 19:48 ~ 16.02.2009 18:38)
  22. adı bile güzel düşününce..

    geleceğim. gelecekteki sevgilim..

    yarın bayram biliyorsun. yanında bir başkasıyla kutlayacaksın, iyi bayramlar diye ona sarılacaksın. en güzel mesajları ona atacaksın. onunla atacak yüreğin. sabah uyandığında ilk iş ona koşacaksın.. ben ise yine aynı her bayramda ki gibi yine yalnız olacağım. arkadaşlar olacak, aile olacak belki ama. bayramını kutlayacağım sevgilim olamayacaksın.

    gelmeden önce söz vermeni istiyorum senden. gitmeleri duymayacağım dilinden. asla bırakmayacaksın bir başıma. geldiğin günden itibaren hiçbir günüm, hiçbir bayramım sensiz geçmeyecek. pek fazla isteğim yok senden sev yeter. ama günübirlik değil. zamane aşkları gibi bugün var yarın yok değil. yeri doldurulacak biçimde değil. benim seveceğim gibi sev yeter..

    elimi tuttuğunda asla bırakma, öyle sıkı tut ki nefesimin kesildiğini hissedeyim. baktığında gözlerime tüm sevgini orada görebileyim. sardığında beni tüm sıcaklığının bedenimde hissedeyim. gülümsediğinde sana bakarken en uzaklara dalayım. öyle sev ki seninle varolayım.

    çok şey değil istediklerim.. açım. sevgiye açım geleceğim, gelecekteki sevgilim.. bunu bilerek gel bana.

    sen başkalarıyla olsanda birgün aklına gelebilmek dileğiyle.. geleceğin günü iple çeken küçük yüreği fazla bekletme.
    (dedim ve noktayı koydum, 29.09.2008 20:05)
  23. "gel düşümdeki sevgilim,
    ay ışığı yedir bana..."

    (bkz: beni tarihle yargıla)*
    (alkolik2000, 29.09.2008 20:06 ~ 20:08)
  24. "beni öyle bir yalana inandır ki,
    ömrümce sürsün doğruluğu..."

    ö. asaf
    (power of the right, 29.09.2008 20:21)
  25. "hayatıma hiç girmemiş olanıma
    belki birgün umuduyla...!"
    (dedim ve noktayı koydum, 01.10.2008 14:37)
 sayfa  / 20

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil