yeterince gelmiş bir gelecekten bahsediyorsak, bence
saçma ama
tutarlı meslekler olacaklardır. şimdiki gibi saçma bir koşuşturma içerecekler, diğer taraftan "insanlığa faydalı olma" gibi bir amaç da gütmeyecekler. "mesleğimi seviyorum" ya da "para yapıyor" gibi bahaneleri olmayacak insanların.
hikâye şöyle başlayacak... teknolojinin aldığı yürüğü bir gelecekte, bir gün insanlar oturup durum değerlendirmesi yapacaklar. "yahu" diyecek birisi, "sadece ben miyim, yoksa sizce de tüm bu işler, üretim, para olayları bu devirde anlamsız ve saçma mı?" herkes içi okunmuşçasına rahatlayacak birden. "evet ya", "hakkaten" diye sesler yükselecek. coşkulu görüşmelerin ardından çalışmanın ve mesleklerin gereksiz olduğuna karar verilecek ve herkes mutlu mutlu evlerine gidecek.
evlerinde ne yapacaklar? güzel zaman geçirecekler tabii ki. gerekirse çıkıp gezecekler. hiç sevişmedikleri insanlarla sevişecekler. hiç gitmedikleri yerlere gidecekler. akla gelebilecek her şeyi yapanlar çıkacak. ta ki değişik bir şey kalmayana kadar. derken bir gün birisi her gün yaptığı "eğlenceli işler" yerine değişiklik olsun diye mesleğinin gereği olan bir işi yapıverecek. gören birisi "a, hakkaten dur bakayım" diyerek ona katılacak. sonra bir başkası... sonra bir başkası... bir süre sonra herkes kendisini anlamsız ve saçma mesleğinin başında bulacak.
pekiyi öyleyse geleceğin mesleklerinin şimdikilerden farkı nedir? fark şurada: geleceğin meslekleri zevkli olmayacak, para ya da mutluluk da getirmeyecekler, insanlığa faydaları da olmayacak. insanlar sadece yapacak daha iyi bir işleri olmadığı için bu meslekleri yapacaklar. bu yüzden en az şimdinin meslekleri kadar saçma, ama şimdinin mesleklerinden çok daha tutarlı olacaklar.
üstelik insan bir kere saçmalığı kabullendi mi önü de açılır. ne q tuşuna, ne mimariye ihtiyacımız varken neden
q tuşçuluğu,
mimarlıktan daha saçma olsun? haydi işlerimizin başına o zaman.