gece arkadaştır insana. ilham perileri nasıl oluyorsa geceleri seçer. çalan şarkılar nedense daha çok yakışır geceye. içtiğin kahve daha bir tatlı gelir. belki daha çok dinlediğindendir kendini. belki daha çok dinlediğindendir geceyi. gece sessizdir. gece çıplaktır. gece sahicidir. gece pijamadır, gece-liktir. gece uykudur, gece uykusuzluktur, gece rüyadır, beklenmeyen telefon sesidir, beklenmeyen iyi geceler öpücüğüdür.
gece işte bunları yazdırandır.
geceyarısı, uyuyan şehir ışıkları insana çeşitli şeyler düşündürür:
geceyarısı, uykusuz bünye uyuyan şehri izler ve yalnız şehrin ışıklarına bakarak günün muhasebesini çıkarır. acaba kaç kişi daha dünyaya geldi bugün, kaç kişi daha gelmekte şu gecenin kör karanlık vaktinde. bu ışık denizinin altında kaç kişi can verdi ve vermekte? hangi kalpler kırıldı onanamaz şekilde bir daha? hangi insanlıktan çıkmış mahlukatlar ne suçlar işledi , masumların canına acımadan. ben sana bakarken koca şehir, sen hangi evladını daha açlık ve soğuktan daha titretmektesin acaba? gecenin sessizliğine tezat hangileri çektikleri acılarla inlemekte? belki de senin umut dolu evlatlarından bazıları bu gece son huzur dolu uykularını çektiklerinden ve yarın terki dünya edeceklerinden habersiz... suçlar ve suçlular hangi sokaklarında kol gezmekte?
bazı insanlara mutluluk ve huzur kaynağı, bazılarına eğlencenin diğer adı, bazılarınaysa yaşamın haram olduğu andır gece... bazı çirkinlikleri ortaya çıkarırken bazılarını gözlerden uzaklaştırır. bazıları kendini kaybedeceği an olarak hayal ederken bazıları kendini bulacağına inanır...
ilkbaharı hissettiren* bir günden sonra soğuk korkusu olmadan pencereyi açıp, bilgisayar karşısında sigara içerken, dudakta engellenemez bir gülümseme, aşk; huzur.
özgürlük ve yalnızlığın karışık kokteyl halinde bütünleşmesidir ruhunuzda. kimi zaman özgürlük ağır basar kimi zaman yalnızlık acısı. tercihleriniz ve hissettikleriniz ruh halinize göre değişir gece ağır ağır ilerlerken. beyniniz sessizlik sayesinde kendine gelmiş, düşünmeniz gerekenler netleşmiştir.
karanlık ne kadar sevilmese de, aslında görünmesini istemediğiniz hareketleri yapabilmeniz için sizi özgür kılar. seks zamanıdır gece, kim görecek endişesi olmadan sarılırsınız sevgilinize. tutkularınızı özgür bırakırsınız .
her türlü duygusal veya çevresel etkene göre değişir bunlar. gece insanın sosyalleşmesine yardımcı olur sanki; yüzler daha güzel görünür, sokak lambalarından veya bir camekandan gelen neon ışığı çeşitli opitk oyunlara yol açar yüzümüzde, hatlar vurgulanır, ciltteki kırışıklıklar görünmez, hatta üstlerine gölge vurduğu için çekici bile gelebilirler, her türlü cilt lekesi ortadan yokolur.
ışık yetersizdir ama tam da olması gerektiği kadardır,güzellikleri gösterecek kadar var,ama kusurları ortaya çıkaracak kadar yok. hele biraz da alkol varsa bünyede; o gece -sadece o geceliğine olsada- hayatımızın en güzel gecesi sayılabilir. gece insanı "tetikte" yapar,herşeyin biraz daha farkında olup herşeye karşı biraz daha hassas oluruz;algımızın kapısı -sanki- birazcık daha aralanır. hiç kurmadığımız cümleler,bildiğimizin farkında olmadığımız kelimeler su yüzüne çıkar.
uyduruk sokak ışığında bir silüet olmak her zaman karizmatik,her zaman çekicidir,gece bunu verir bize. gündüzle karşılaştırılınca gece her zaman daha asildir, e bu etkisni de insanın üstüne ister istemez yapıştırır.
sonuç olarak, ben derim ki -kendi görüşüme göre tabi- gece insanı herşeyiyle birazcık daha "iyi" yapar.
gecenin hangi saati olduğuna göre de insan psikolojisinde çeşitli etkiler görülür.meselâ;gece saat 2-3 arası uyanık olan biri,gün içerisindeki başka bir saat dilimine nazaran dikkatinin en düşük olduğu zamandadır.dikkati dağınık ve uykuya meyilli bir durumdadır.bunun içindir ki polisler bir yere baskın yapacaksa;özellikle bu saatleri tercih ederler.
ayrıca çernobil faciası'nın da,yine gece 2-3 arası orada çalışan görevlilerin dikkatsizliği sonucu meydana geldiği de savunulur.
gece çağırır insanı...
çağırır kendi karanlığına...
kimi zaman da ışıklarının parıltısına...
gecenin kokusu vardır...
kimi zaman buz kokar dondurur,
kimi zaman karpuz kokar, kimi zaman çikolata...
ama gecenin kokusu vardır.
gece davetkardır;
yalnızlığa, kalabalığa...
seçim sizindir...
gece çağırır sizi...
"...ağlayana kapkaranlık upuzun bir gece yetmez,
bir yangındır her ayrılık,
kadehler boşaltsan sönmez..."
(bkz: ferdi özbeğen) (bkz: sarhoş olunca)
o gecede bir de bunu dinliyorsanız, insanı karamsarlığın kör kuyularına sürükler, gece ve şarkı ikisi beraber...