90 yılların ortalarına doğru ortalıklardan birden kaybolan çocukluğumuzun kahverenkli korkulası amcaları. bu amcalar kahverengi kıyafetleri, ellerinde cop ve boyunlarında asılı düdükleriyle mıntıkaları olan mahallelerde geceleri asayişi berkamal etmek için dolanır dururlardı. bu ülkenin belki de en renkli simalarıydılar. sonra ne olduysa birden ortadan kayboldular. o zamanlarda “gece bekçiliği” lafı omuzda bir rütbe gibi taşınırdı. kim ki gece bekçisiydi o parmakla gösterilir ve tam yetkili bir kanun koyucusu gibi kendisinden çekinilirdi. şimdilerde ise bu takı bir hakaret olarak algılanıyor. şimdilerin bir güvenlik memuruna hele “bekçi” deyin de o zaman görün başınızda jop kabarcığı ile eve dönmenin keyfini.
bu işe mensup olanlar iki gündür devam eden metrobüs eylemlerinden ötürü işlerine geç kalmışlardır. muhtemelen eyleme katılan gençler- zıpırlar da diyebilir yazar buna- şimdi bunu bira içip, marş söylerek kutluyorlardır. ne günlere kaldık yarabbim?