"gece midir insanı hüzünlendiren
yoksa insan mıdır hüzünlenmek için geceyi bekleyen"
dizelerinde de belirtildiği gibi duygusal insanların hüzünlendiği zaman dilimi. gündüz bir savaş yaşanır, bir koşuşturmacadır gider, kafanızda bir şeyler vardır devamlı. fakat güneş uykuya geçtiğinde yalnız kalırsınız, işte o zaman farklı bir savaş başlar bünyenizde. garip bir karamsarlık ve hüzün kaplar bedeninizi. ağlamak istersiniz, ağlayamazsınız.somut bir nedeni yoktur can sıkıntınızın. hiç birşey çok da kötü gitmemiştir gün boyu. bu durum biraz daha sıkar canınızı, iyice bunalırsınız. cep telefonunuzun isim listesini baştan aşağı tararsınız sizi bu sıkıntıdan kurtarabilecek hatırlayamadığınız bir isim var mı diye, üç beş çağrı bırakırsınız, onlar da çaldırır fakat hiç bir faydası olmaz bunun. "yeni sms"e girersiniz,yazamazsınız bir şey. kaçmanın çözüm olduğunu zanneder sözlüğe girersiniz, müziği açarsınız ya da bir kitap alırsınız elinize. gözünüze ya da kulağınıza bir cümle değer, parçalanırsınız. hiç bir şey istemiyordur canınız. açar içinde duygusal şeyler geçmeyen bir pc oyunu oynarsınız, ama kaçmak asla çözüm değildir, eninde sonunda kapatırsınız oyunu ve o anda sarar yine sıkıntılar, hatta belki o oyunu bile oynayamazsınız. sevgiliniz vardır, arkadaşlarınız vardır, aileniz, okulunuz, her şeyiniz vardır ama mutlu değilsinizdir işte. müsebbip olarak bu mutsuzluğa geceyi görürsünüz, ağız dolusu küfürler savurursunuz geceye ve sonunda uykuya dalarsınız. tam uykuya dalmadan önce istemsizce bir cümle çıkar ağzınızdan
"aman geceler olmasın bir daha"
kafa dinlediğimiz,kendimizle baş başa kaldığımız dünyanın evresi. ay ışığıyla daha bir yüzleşirsiniz içinizle.
kusurları örten ve insanları kısa bir süre de olsa "insan" yapan dilimdir.
(bir de hissettiklerimize gelirsek)
hayatın acı gerçeklerinin ağır siyah toz bulutunun oluşturduğu tünelde her dakika yaşanan ve son kapıdan çıkana kadar hiç bitmeyecek duygular okyanusudur.
ilk dinlediğim zaman ciddi anlamda bana ithaf edildiğini düşündüğüm, o zamanki ruh halimden dolayı gözümden yaş akıtan mor ve ötesinin en derin şarkılarından biri.
bazen olmasını istemediğim, güneş, aydınlık istediğim; bazen de hiç sabah olmasa yatağımın içinden çıkmasam dediğim zaman dilimi. gece çoğu şeyi örter, görmek istemediğiniz şeyleri size göstermez. yok zannedersiniz, bi anlık da olsa mutlu olmak güzeldir aslında; geçici olduğunu bilseniz de güzeldir. işte! gece bize bu fırsatı verir.
iyi bir günün ardından insanı en mutlu eden saatler. iş çıkışı, ders çıkışı ve evde geçirilen saatler sonrası alilenizin eve dönme saati. bunlar insanlara en fazla huzur veren saatlerdir. konuşabildiğimiz, kendimize zaman ayırabildiğimiz, kitap okurken en rahat olduğumuz, günün o yıpratıcı yorgunluğunu atabildiğimiz o muhteşem saat dilimcikleri. hepinize mutlu geceler...
çok sevdiğim o ndan tutunda küçükken otobüste arka koltukta oturup beni güldüren yaşlı teyzede dahil olmak üzere önemlisinden yaşamımdaki bir virgüle kadar tüm anılarımın sırtıma bindiğini,onları ufukta gözükmesede belkide şu tepenin hemen ardında yer alan o yere götürmek zorunda olduğumu hatırladığım zamanlar.
bazen geçmek bilmez, inadına yavaş yavaş geçer. kafanı kurcalayan bir şey varsa sabah olmak bilmez, döner durursun yatakta. bir ara gözlerin kapanır ama bu sefer de rüyalar bırakmaz peşini. ama bazen de ertesi günün heyecanıyla yatar yatmaz uykuya dalarsın, gece ne zaman geçmiş anlamassın. gece işte, sessiz, sakin, uykulu, geçmesi gereken zaman dilimi. geçmesse insanı bunaltan karanlık, geçerse odaya yeni doğan güneş kadar iç açıcı. keşke hava hep güneşli olsa...
anne şevkatiyle sarar sarmalar kusurları örter...belirli saatten sonra sadece şehrin ışıkları vardır...yalnızlığı en derinden hissedip sarsılma anıdır...ölümün küçüğünü tadmak yerine hayata bağlanmanın verdiği hazdır belki de...bazen hasrettir, bazen cevabı verilemeyen sorulara cevaptır...
yalnızlığı emanet ettiğiniz tek dostunuzdur...kaybetmenin verdiği burukluğu içerisine gizlersiniz...hele ki geçmişteki yaralardan -bu gönül yarası ise apayrıdır- birisi kanamaya başlarsa gece ile sararsınız...göz yaşlarınızı o siler...keşkelerin boğazınıza düğümlendiği anların birleşimidir gece...