geçmişte yapılan bir hatayı tekrarladığınızda alacağınız cevaplardan biri.
keşke alsaydım dedirten durumdur, bu yüzden devletler batmıştır, ne demişler; "geçmişten ders almayan, geleceğinden emin olamaz."
ayrıca (bkz:
göte giren şemsiye açılmaz)
(nigra, 26.04.2006 00:51 ~ 01:00)
sürekli ama sürekli birilerinin gözümüze soktuğu olgu. güncel bir konu meydana çıktığında mutlaka bir cephenin konuşmasında yer alır. geçmişe bakarak temkinli davranılması konusunda uyarılar yapılır. dış politikada genellikle osmanlının yaşadıkları hatırlatılıp öyle davranılması gerektiği vurgulanırken, çöldeki bedevilerde kutup ayılarına karşı birbirlerini uyarırlar(1). her halükarda da geçmişten ders almamanın kötü sonuçlar doğuracağı üstüne basa basa belirtilir.
1)bahtsız bedevi başlığına bir şey yazamamanın verdiği üzüntü ile cümlenin ikinci kısmı eklenmiştir. özür dilerim.
bok üstüne bok yemektir.
hayat denen şu olay silsilesinden ders çıkarmamakla aynı anlama gelmektedir. bu durum devam ettirmek için elinizden geleni yapsanız bile hayat birgün size de "bak bu önceden de olmuştu" dedirtmeye başaracaktır. yani kurtuluşunuz yoktur o yüzden şimdiden geçmişten ders almaya bakın derim ben sonra geç kalındığı vakit pek bişey gelmiyor insanın elinden.
(bkz:
tarih tekerrürden ibaret)
(deulu, 27.04.2006 13:51)
"..and i wonder
when will i learn
blue isn't red.."
(bkz:
tori amos)
(bkz:
strange)
çok normal bir şeydir. insan neyse odur. 'bunu bir daha yapmayacağım' diye bir şey pek yoktur. yapacağın varsa yaparsın. belki de zamana meydan okumaktır.
hey yıllar yenilmedim size
hatalarım bile aynı
...
(bkz:
hey yıllar)
en doğrusudur. hayatı fazla yormamaktır. hata yapmak o kadar insanca ve o kadar yaşadığınızı hissettiren bir şey ki yapılan hatadan ders almak ya da almaya çalışmak, her şeye anlam yüklemek, hem hayatı hem hataları hem de insanın kendisini fazla önemsemesi zaman kaybından başka bir şey değildir. ayrıca hatalar hep nedense size göre değil de topluma göre hata oluyor. belki siz yaptığınızdan pişman değilsiniz ama başkaları yüzünden vicdan azabından kıvranıyorsunuz. sonuç olarak başkalarının dedikleri sizin hayatınız oluyor. ve bu dünyadan pişmanlıklar içinde, çaresizce göçüp gidiyorsunuz. ama şair ne diyor -yamulmuyorsam- 85 yaşında yazdığı şiirde: yine olsa yine yaparım aynı hataları; hem de tekrar tekrar... hayatta keşke dememek lazım. hata da sizin bir parçanız. hata demeyin de siz ona yaşanmışlık deyin. ders falan da alacağım diye uğraşmayın. içinizden geldiğince yaşayın. hayat çok kısa.
ortada belki de alınacak bir ders bile olmadığından fazla büyütülmemesi gereken durumdur.
bir süre önce, geçmişten ders almak gerektiğini düşünürdüm. şimdi ise, almamak gerektiğini düşünüyorum demek değil bu.
alırsın, almazsın. fazla takmamak lazım.
ulan insan ömrü 70 yıl.
bizim dönem 65'i zor görüyor.
e bi de sigara, alkol varsa...
55'ine kadar aynı hayatı sürdürebil yeter.
e zaten bunun son 5 senesi, artık ölümü beklemekle ve dünyevi meseleleri umursamayıp melek olmakla geçecek.
kalır 50 yıl.
yaş kaç? 20.
okul bitecek 22 yaşında. sonrasında 1 yıl staj iki yıl da fazladan yüksek lisans şeklinde gidecek.
etti mi 25?
geriye kalır 25 yılın.
şimdi kaç yaşındasın 20? yüzyıllardır yaşaşmış gibi mi hissediyorsun kendini? hayır. demek ki 25 yıl da çok fazla değil.
göz açıp kapayıncaya bitecek o da.
tabi bu arada, askerde, yolda yürürken ya da salağın birinin gelip bıçaklamasıyla ölmemen gerekiyor.
neyini takacaksın da ders çıkaracaksın bi de.
yaşa gitsin.
ohooo...