|
|
- alkol zehirlenmesi sonucu ölmüş sağ açık.biz izleyemedik peder anlatır durur.
- sağdan topu aldığında durdurulamaz bir futbolcuydu, isterse gol atar isterse asist yapardı, sağ bacayı biraz kısa ve diz kapağı ters yöne bakar, belkide onu kusursuz yapan bu kusuruydu, çok sevilir, saf yetenek sahibi ve çalışmaya inanmayan futbolcunun bir zamanlar neler yapabildiğinin ispatıdır.(bkz: neler yapıyoor)
- portekizce "çalıkuşu"
brezilya milli takımının eski sağ açığı, asıl adı manuel francisco dos santos. brezilya milli takımı kadrosunda yer aldığı maçlarda brezilya milli takımı sadece bir kere mağlup olmuştur.(garrincha, 22.06.2007 22:39 ~ 02.07.2007 15:23)
- sağ bacağı diğerinden altı (6) santim daha kısadır.
(garrincha, 02.07.2007 15:30 ~ 18.04.2008 15:55)
- 1962 dünya kupası'nda pele nin sakatlanması sonucu brezilya yı tek başına şampiyon yapan efsane sağ açık.
(ceceri, 02.07.2007 16:20 ~ 16:21)
- dördüncü neslimizin hoşgelmiş yazarı.
- brezilyalı efsane futbolcu. pele ile aynı dönemde futbol oynamış ve brezilyalılara göre gelmiş geçmiş en iyi futbolcu konusunda peleye rakip olabilecek hatta peleyi geçebilecek tek oyuncu.
zeka seviyesinin düşük olması, gözlerinin şaşı olması ve bir ayağının diğerinden kısa olmasına rağmen muhteşem çalımlar atan, milimetrik paslar verebilen ve kaleye dikine gittiği zaman asla durdurulamayan bir oyuncudur. böyle efsane biri olmasına rağmen sefalet içinde yaşayıp ölmesi ise acı vericidir.
zekası biraz kıt olduğu için yıllarca top koşturduğu botafogo kulubünde hiç pahasına top koşturmuştur. alkol ve kadına aşırı zaafı olmasından dolayıda kendi sonunu kendi hazırlamıştır. asıl adı "manoel francisco dos santos" dur.
- birçoklarına göre gelmiş geçmiş en iyi futbolcudur.
tam adı manuel francisco dos santos'dur.ilk profesyonel kulübü botafogo'da 12 sene oynamış , ligde oynadığı 581 maçta 232 gol atmıştır.ondan sonra sırasıyla corinthians,atletico junior,flamengo ve olaria'da top koşturmuştur.19 senelik kariyerine 1973'de nokta koymuştur.
11 sene formasını giydiği brezilya milli takımında 50 maçta 12 gol atmıştır.
uluslararası futbol tarihi ve istatistikleri federasyonu 20.yüzyılın en iyi ikinci brezilyalı oyuncusu seçmiştir garrincha'yı.bütün futbolcular arasında da en iyi 8.oyuncu olarak açıklanmıştır.ama dediğim gibi o dönemi yaşıyan birçok futbolsevere göre o en iyisiydi.
- 1962 dünya kupası'nda gol kralı olmuş futbolcu.
(garrincha, 29.02.2008 11:38 ~ 21.07.2008 15:44)
- adaşım olan nefis insan...
- futbolun güzel yanıdır garrincha aynı maradona* gibi. beraber oynadıkları hiçbir maçı kaybetmemek gibi çılgın bir istatistiği paylaştıkları pele* ise bir nevi günümüz endüstriyelleşen futbolunun başlangıcıdır. pele* takım elbise, kravat, ışıltılı salonlar ve beyefendilerdir, garrincha ise toprak sahadaki mahalle maçından bir akşam üstü eve dönen çocuğun ağzındaki ıslıktır.
- 1953 - 1966 yılları arasında on üç sene botafogo forması giymiştir.
- futbolda adı "garrincha dönüşü" olan hareketin mucidi olan futbol sanatçısı.
- kullanıcı adı "karınca" gibi okunan yazar. adana'da garınça derdik biz karıncaya.
(camel, 24.10.2008 14:28)
- bir zamanlar futbol oynaması yasaklanmış olan efsanevi brezilyalı. sebebi ise zekasının normalın altında olması.
- parantez bacaklı hayvan. ayakları mermi gibi hızlıydı. takip edilemezdi. bir çok brezilyalı futrbol otoritesi tarafından pele kadar iyi bir oyuncu olduğu söylenir, hatta bir densiz çıkıp "pele'yi pele yapan garrincha'dır." demiştir. densiz değildir o aslında. şaka yaptım. doğruyu söylemiştir.
- bunca zamanlık muhabbetin üstüne, adı altına tek laf etmemiş olmamın utancıyla sarsıldığım adam, abim.
günlerdir, hatta haftalardır düşünüyorum. kafamda yüzlerce cümle kurup, beğenmeyip bozuyorum. ona yetmeyeceğini düşünüyorum o kurduğum cümlelerin. ha şimdi başladım bi' şeyler yazmaya ve bunları beğenecek miyim? muhtemelen hayır. ama olsun. yazmalıyım. stresimden arınmak için.
acayip bi' hafızası var. bazen beni yoran. bir sene evvel anlattığım şeyi unutmaz.** olur olmaz zamanlarda tak diye koyar önüme. istiyorumki hafızasının küçük bi' bölümüne format atayım. benle ilgili ufak bi' kısım. fazla bi' şey değil.
hayranlık duyduğum yanları var. (nasılsın? taş gibi!* ) çok aşık bi' adam bi' kere. eşinden hala -ilk konuşmaya başladığımız günden bugüne- ve sürekli sevgilim diye bahsetmesi, yüzünü göremesem de o anda gözlerindeki ışıktan emin oluşum veriyor ele bunu. ilişkilerindeki sonsuz anlayış, güven ve rahatlık da cabası. gerçekten mutlu olmak için birlikteler ve eminim çok mutlular.
şu itü sözlük adlı yerde konuşmaktan sonsuz keyif aldığım ilk adam.
bazen çok kızar. kıskanır. (o esnada konuştuğumdan şüphe ettiği başka adamlardan.) aslında yoktur öyle bi' şey de.* yani, iki dakika meşgul olup da ilgilenemesem olay çıkarır. öyle ilgilendirtir kendiyle. bi' şekilde de* başarır.
genç olmasına rağmen gençliğini özler.
ha aklıma gelmişken.. düğününde babası ve erkek kardeşiyle çekilmiş bi' fotoğrafını görmüşlüğüm var. inanılmaz yakışıklı ve karizmatik bi' babanın oğludur. o üç kişinin olduğu fotoğrafta ilk bakılan adam baba garrincha'dır. ve ona takılıp kalınır bi' süre, o fotoğrafa her denk gelişte.
dilerim bi' gün ülkeye geldiğinde, tutup kolundan dahil ederim bi' zirveye.
kimselere bakmam söz. kimselerle ilgilenmem senden başka.(nilay, 14.07.2009 00:31 ~ 00:46)
- 28 ekim 1933 yılında rio de janeiro yakınlarındaki pau grande şehrinde dünyaya gelmiştir. bir rivayete göre doğumda çok küçük olduğu için ablası ona çalıkuşu anlamına gelen garrincha ismini taktı. başka bir rivayete bu isim mato grosso'da yaşayan yerel bir kuştan gelmektedir. bu kuş çok çirkindir ve manuel'de neredeyse onun kadar garabettir. bu yüzden ağabeyi bu ismi layık görmüştür kardeşine. gerçek hikayenin hangisi olduğunu bilemesek de garrincha isminin bir efsane olduğunu ve manuel isminden çok daha fazla tanındığını biliyoruz.
ilk gençliğinde pau grande'deki tekstil fabrikasında çalışmaya başladı. bu arada futbol yeteneği bütün pau grande'de konuşuluyordu. 19 yaşındayken botafogo kulübü'nün seçmelerini kazandı ve ilk maçında 3 gol attı.
ilk evliliğini 18 yaşındayken sevgilisi nair hamile kaldığı için yapmıştır. nair evlilikleri süresince 8 çocuk doğurmuştur. ama garrincha'nın çocuk sahibi olduğu tek kadın nair değildi. rio'daki sevgilisinden 2, dünya kupası için gittiği isveç'teki sevgilisinden de 1 çocuğu vardır. son sevgilisi ise brezilya'nın ünlü sambacılarından elza soares'ti. brezilya'nın sembolü olan samba ve futbol'un zirvesi elza soares ve garrincha'ydı. bu yüzden onların aşkı brezilya'nın aşkıydı. fakat, garrincha'nın maddi olarak kandırıldığını farkedip botafogo'lu yöneticilerden para istemesi ile bu aşk aynı döneme denk geldiği için (botafogo'lu yöneticilerin de alttan alta desteğiyle) bu talep garrincha'nın kadınlarla para yemek için daha çok para açgözlülüğü olarak lanse edildi. elza soares ise yuva yıkan, para yiyen kadın oldu.
1963 yılında garrincha'nın dizi kötüleşmeye başladı. futbol hayatının sonu gelmeye başlamıştı. 1966 yılında kendi kullandığı otomobilin kaza yapması sonucu elza'nın annesi hayatını kaybetti. bu olayın etkisiyle intihara teşebbüs etti. bu intihar girişiminden kurtulduysa da asla depresyondan kurtulamadı. artık onu hayata bağlayan futboldan da kopuyordu. bu durum onu daha fazla alkole yöneltti. elza ona yardım etmek istiyordu. hava değişikliği olması için roma'ya taşındılar, ama işe yaramadı. brezilya'ya döndüklerinde elza bir çocuk doğurdu, ama işler daha da kötüleşti. sonunda elza, garrincha'yı terk etti. 15 yıllık masal bitti.
garrincha üçüncü ve son evliliğini yaptı. bu evlilikten de bir kızı oldu. ancak artık vücudu iflas etmişti. 19 ocak 1983 tarihinde alkol komasına girdi. hastaneye kaldırıldı ama komadan çıkamadı ve 20 ocak 1983 tarihinde sabaha karşı 6'da rio de janeiro'da öldü. geride 10 kız 3 erkek çocuğu bıraktı. fakat acıları garrincha'yı takip etmeye devam etti: oğullarından biri 9 diğeri 28 yaşında öldü, ikiside futbolcuydu. mezarı kendi vasiyeti doğrultusunda pau grande'dir. mezar taşında şu dizeler yazmaktadır:
o küçük bir çocuktu
kuşlarla konuşurdu.
kulüp kariyeri
garrincha birçok kulüp seçmelerine girmiş ya da girmeye teşebbüs etmesine rağmen uzun bir süre profesyonel dünyaya adım atamadı. bunun bir sebebi kendi rehaveti ve tembelliğidir. bazen de mental açıdan yeterli bulunmamıştır. garrincha'nın zekasının marangoz olmak için bile yeterli olmadığı söylenmiştir.
ilk profesyonel anlaşmasını gentil cardoso'nun tavsiyesiyle botafogo ile yapmıştır. 19 temmuz 1953 tarihinde botafogo formasıyla çıktığı ilk maçta 3 gol birden atmıştır. 1966 yılına kadar oynadığı oynadığı siyah-beyaz formalı kulüpte 581 maçta 232 gol atmıştır.
milli takım kariyer
garrincha'nın milli takım kariyeri başarılarla doludur. fakat bir özelliği var ki bir yandan garrincha'nın ne kadar büyük bir futbolcu olduğunu gösterir bir yandan da onun hüzün dolu yaşamının bir örneğidir. 60 kez milli takım formasını giyen garrincha tek bir yenilgi almıştır, o da son maçında.
ilk milli maçını 1955 yılında maracana stadyumu'nda şili'ye karşı oynadı. son milli maçı ise 1966 dünya kupası'nda macaristan milli takımı'na 3-1 yenildikleri maçtır. brezilya, bu 60 maçın 52'sini kazanmış 7 kere berabere kalmıştır.
öznitelikleri
garrincha doğduğunda efsane bir futbolcu olacağını tahmin etmek neredeyse imkansızdı. bir bebek için çok küçük olmasının yanı sıra bacaklarında anatomik bozukluklar vardı. sol bacağı içeri sağ bacağı ise dışarı doğru çarpıktı. ayrıca sağ bacağı 6 santimetre daha kısaydı. bu bozukluklar futbol oynamasını engellemek bir yana efsanevi çalımlarının en büyük sebebidir. bu bozukluklar yüzünden garrincha'nın ne zaman ne yapacağı kestirilemiyordu. bu yüzden tüm zamanların en iyi top sürücüsü olarak kabul edilir.
futbol kariyerinde hep sağ açık olarak oynamıştır. zamanının futbol anlayışıyla da uygun olarak topu çok severdi. topu aldıktan sonra en son noktaya kadar taşırdı, kaleye şut atması veya gol pası vermesi gerekmedikçe hemen hemen hiç pas vermezdi.
futbol sahalarında görülebilecek en hırs yoksunu insandı. futbolu yalnızca zevk aldığı için oynardı. ama aşırı da bir düşkünlüğü vardı bu oyuna. bacaklarındaki bozukluk yüzünden kıkırdak problemleri yaşayıp eskisi gibi futbol oynama şansı kalmadığı zaman üzüntüden kendini alkole vermişti. zekası da ortalamanın altında olduğu söylenir. bütün bu özellikleriyle bir futbol romantiğiydi.
her efsane gibi onun da lakabı ve hatta lakapları vardır: "futbolun chaplin'i", "insanların gururu ve neşesi" gibi. futbolun gülen yüzü olmuş garrincha, kuvvetle muhtemel, brezilya'da tüm zamanların en sevilen futbolcusudur.
garrincha ve pele
garrincha ile pele ilk maçlarını 1958 dünya kupası'nda oynadılar. birlikte oynadıkları hiçbir maçı kaybetmemiş olmaları bir efsaneye dönüşmelerine neden oldu. buna rağmen araları hiçbir zaman çok iyi olmadı. aslında iki futbolcu da kendi stillerinde birer zirveydi. pele hırs, plan, disiplin sahibi bir futbolcuyken, garrincha futbolun neşeli yüzünün simgesiydi.
garrincha kadınlara ve içkiye düşükündü, çalışmayı sevmezdi. bunun yanında pele gibi salon insanı da değildi. futbolu hep sevdiği için oynadı, kariyerini ya da maddi servetini artırmak için bir yol olarak değil. "kazanan değil eğlenen" bir futbolcu tipiydi. bu özelliğiyle de brezilya dışındaki inanışın aksine brezilya futbolunun gerçek simgesi pele değil garrincha'dır.
garrincha hayatının büyük bölümünde yoksulluk çekti, dünya futbolunun zirvesindeyken bile. bunda garrincha'nın amatör ruhunu kullanarak hakettiği parayı vermeyen botafogo kulübü (takımındaki en düşük ücreti aldığı söyleniyordu) payı varsa da garrincha'nın iş bilmezliği ve savrukluğu da baş rolü oynar. oysa pele kendi döneminde en çok para kazanan futbolcu olmakla kalmayıp hem bu kazançlarını başka alanlarda yatırım yaparak artırmış hem de kendi ismini markalaştırarak günümüze kadar para musluklarını açık bırakmayı başarmıştır. sahada ne kadar estetik futbolun oynarsa oynasın pele aklın temsilcidir, garrincha ise tutkunun. apollon ve dionysos geriliminin futboldaki en büyük meydan savaşı garrincha ile pele arasında halen sürmektedir.
başarıları
kulüp
1957 carioca ligi şampiyonluğu
1961 carioca ligi şampiyonluğu
1962 carioca ligi şampiyonluğu
1962 rio-são paulo ligi şampiyonluğu
1964 rio-são paulo ligi şampiyonluğu
milli takım
1958 dünya kupası şampiyonluğu
1962 dünya kupası şampiyonluğu
kulüpleri
1953 - 1966: botafogo
1966 - 1967: corinthians
1967 - 1968: barranquilla (colombia)
1968 - 1969: flamengo
1969 - 1971: red star (france)
1972 - 1973: olaria
teşekkürler wikipedia.
- 1958 dünya kupasının final maçında daha 4. dakikada golü yiyen siyah inciler didi nin arkasından santra yuvarlağına yürürken, didi nin ağzından şu sözler dökülür " sakin olun, topu garrincha ya verin "
alıntıdır.
- yüreği öyle tatlı bir insan ki kendisi ışıl ışıl enerjisini her daim yayıyor.. en tatsız anlarda bile nasılsa mutlu edebiliyor insanı.. en güzel yanı da hem gülüp hayatı kolayca ti'ye alabiliyorsunuz onunla; hem de ciddi konuları masaya rahatça yatırabiliyorsunuz.. açık sözlü ve dürüst sanırım bu: onu, o yapıyor.
gözlerini koruyamayanların zamanla koruyacak fotoğrafları da kalmaz; albümler kadar gözlerimizi de korumamız gerekir değil mi.. hayat sevincini yitirmeyişi bana her daim en büyük örnek olacak..
- hayatı bir türk filmini andıran brezilyalı sanatçı...
“birçok kardeşten biriydi ve ona garrincha adı verildi; bu çirkin ve işe yaramaz bir kuş ismiydi. futbola başladığında doktorlar çok şaşırdılar. bu anormalin hiçbir zaman sporcu olamayacağı teşhisini koydular. cılızdı, çocuk felci geçirmişti; salaktı, topaldı, bir çocuk zekâsına sahipti, omurgası bir s şeklindeydi ve iki bacağı da aynı tarafa doğru eğikti.
onun gibi bir sağaçık, bir daha dünyaya gelmedi. 1958 dünya kupası'nda oynadığı mevkideki oyuncular arasında en iyisi seçildi. 1962 dünya kupası'nda ise şampiyonanın en iyi oyuncusu seçildi. sahada geçen yıllar boyunca daha da fazlasına sahip oldu: futbol tarihinde, çevresine en çok mutluluk veren oyuncu o oldu.
o içinde olduğunda saha bir sirk, top da iyi eğitilmiş bir hayvancık oluveriyordu. maç mı dediniz? o da tabii ki güzel bir eğlenceye dönüşüyordu. garrincha, oyuncağını kıskanan bir çocuk gibi topu kimseye bırakmıyordu, top ile o öyle şeytanlıklar yapıyorlardı ki halk gülmekten iki büklüm oluyordu. kâh o topun üzerinden atlıyor, kâh top onun üzerinden aşıyordu; top saklanıyor, o kaçıyordu, o kaçtığında top onu kovalıyordu. tüm bunlar olup biterken önlerine çıkan rakipleri, kendi aralarında çarpışıyor, ayakları dolaşıyor, fenalaşıyorlar ve yere yığılıyorlardı. garrincha yaramazlıklarını orta sahadan uzak, yan çizgilerden sağdakine yakın bir yerlerde yapıyordu. kenar mahallelerde yetişmişti ve sahanın da kenarında oynuyordu. botafogo adı verilen bir kulüpte oynuyordu. kulübün ismi "ateş yakan" anlamına geliyordu, ateşi yakan da oydu tabii. stadyumları yakan botafogo oydu. içkiden ve öbür sağlığa zararlı şeylerden çok hoşlanıyordu. kalabalıkları hiç sevmiyor, nerede bir kalabalık birikse hemen oradan ayrılarak uzak yerlerde oynanmayı bekleyen bir topun, dans edilmesini bekleyen bir müziğin ya da öpülmeyi bekleyen bir kadının peşine düşüyordu.
peki hep galibiyetler mi görmüştü hayatı boyunca? hayır. o şanslı bir mağluptu yalnızca. şans da uzun sürmezdi doğrusu. brezilya'da bir söz vardır; "bokun değeri olsa, yoksullar kıçsız doğardı," derler.
garrincha da kendine yakışan bir şekilde veda etti hayata: fakirdi, sarhoştu ve yalnızdı.”
eduardo galeano, gölge ve güneçte futbol – 1997
http://civilikrampon.blogspot.com/...
- pele kadar kapitalizm maskotu olmadığından sadece futbolu aşk ile sevenlerin bildiği breziyalı sağ açık... büyük islam çupi `olaylar sağbekin lahana dolmasını yemesiyle başladı` kitabında garrincha'yı şöyle anlatmış:
“garrincha 1954-1958 dönemi bir sinema şeridi gibi uzatılıp evrensel futbol büyüleri dökmüş brezilya milli takımı'nın hücum sağ ucundaki kabile reisi idi.
şimdiki futbolda çok koşulmuş bir at padoku haline getirilmiş ileri uçlar garrincha'nın kişiliğinde inanılmaz bir estetik lunaparkına dönüyor, fuleden ve ciğerden kurulu sağ açıklık kavramı bu kısa boylu melez beyazın vücudunda, inanılmaz bir dripling vodvilinin bin dekorlu sahnesine dönüyordu.
ayak ritmlerinden samba notaları çıkarılan driplingdeki benzersiz eskizleri için kendisine şarlo sanatının üretken ve değişkenliği yakıştırılan garrincha, brezilya'ya ve dünya ülkesinin bir numaralı canlı futbol heykeli olmuşken uyuşturucu denen rakip onun oyunculuk diye özetlenen kıvrak saha dünyasını yakalayamayınca, içine girerek belalı beden ve ruh çürümesinin sinsi ihtilalini başlatmıştı.
beşikten mezara kadar uzanamamış birkaç evlilik... mekânları ve sosyal konumları yerli yerine oturmamış yedi çocuk... metresler, gece kadınlarının bir neonluk ışıkta getirip boşattıkları içki bardakları, nizami olmayan sigaralarla dolan izmarit tablaları, hap stokları insan kollarına hangi keyifler için girdiği belli olmayan enjektörler, her gece tomarları incelen artık üretmeyen, üremeyen bir futbol serveti.
sonunda bir akıl hastanesinin çığlıkları ve bağlama kayışları bol bir odasına düşen garrincha, ecelden mi yoksa intihardan mı kaynaklandığı belli olmayan bir esrarengiz eylemle hayatının bitimini noktaladığında futbolda bir dönem dünyanın başını çalımlarla çıldırmış insanın mezar haberi gazetelerde tek sütunluk bir selvi gölgeliğinin altına iliştirilmişti.”
- bizim keita çakmaymış lan dedirten futbolcu. bana keita yı andırdı. iyi ki erdoğan arıca ya denk gelmedi bu yoksa erdoğan fena yapardı bunu.
http://www.youtube.com/...
|