belki ilginizi çeker
  1. · en yakın arkadaşla öpüşmek
  2. · erol taş
gündem
  1. · itü sözlük yazarlarından şiirler
  2. · kemal kılıçdaroğlu
  3. · yaran diyaloglar
  4. · izmirli altıncı nesiller buluşuyor sevişiyor
  5. · geniş aile
  6. · 2012
  7. · yılmaz özdil
  8. · yaşanmış türk hikayeleri
  9. · ingilizce türkçe karışımı konuşmak

garip rüyalar  

 sayfa  / 3
  1. en son dün gece gördüğüm rüyadır.miami üzerinden ganitaya oradan da ziganaya çıkan karlı yolda benzinimizin bitmesiyle mahsur kalınmıştır,arabanın şöförü suna pekuysalın ortamdan birden arazi olmasıyla karın tipinin ortasında yollara vurduğum, ardından açık kalan kıçımı örtmem ve rüyaya kaldığım yerden devam etmiş olmamın bilinçaltımın nasıl içine ettiğimi gösterdiği durum.
    (quenya, 01.08.2007 13:03)
  2. dün gece bbg erayın motorsikletine binip eryamana gitmemi, yetmiyormuş gibi de anneannemi de alıp dikmene döndüğümü ,dönüşte de pişmaniye ve kestane şekeri aldığım rüyanın örnek gösterilebildiği rüyadır.
    (quenya, 12.08.2007 00:18)
  3. kıçın açıklığından istifade ederek vucut bulan rüyalar. bu hürafenin de bu denli tutmasına anlam veremem yıllardır.

    (bkz: kıç - rüya ilişkisi)
    (thisrock, 12.08.2007 01:15)
  4. öss ye girmeden önce rüyada girdiğini görmek,daha da garibi össye girip,tercih yaptıktan sonra össye girdiğini görmek.
    yoksa,yoksa yeniden mi??hayır olamaz....
    (pis kokulu melek, 12.08.2007 11:55)
  5. annemle birlikte anneannemin o çok sevdiği evinin bahçesinde oturuyoruz..
    derken babam o evden metresiyle birlikte çıkıyor.. yanındaki metresi de bizim okulun meşhur kevaşelerinden birisi.. hatuna bir güzellik gelmiş böyle. süslenmiş püslenmiş babamın arabasına biniyor.. annem de bütün bunlara kayıtsız kalıyor yanımda.. rüyanın içinde snir krizleri geçiren ben babamı çağırıyorum yanıma, hatun arabaya biniyor.. alıyorum karşıma babamı "lan" diyorum.. "ne bok adamsın lan sen".. tokadını beklerken çalan telefonla uyanıyorum...

    (bkz: paranoya azdırıcı rüyalar)
    (anarsik kirmizi, 14.08.2007 04:35)
  6. lisedeyken görmüştüm.

    bizim lise* ile düz lise aynı kompleks içinde yer almakta idi. bu sebepledir ki bahçelerimiz bitişikti. yine bu sebeplerdir ki okul çıkışlarında çok kavga olurdu. bu kavgalar bilinçaltıma yerleşmiş olacak ki bu rüyayı gördüm.

    rüyamda bahçenin bizim okula bakan diliminde oturmaktaydım. arkamdan bi ses geldi. birisi beni çağırdı. "birader baksana". ben de arkamı döndüm. dönmem ile birlikte bana seslenen kalleş burnuma sert bir yumruk indirdi. burnumun direği sızlamıştı ve çok acıyordu. sonra kolumu burnuma doğru götürdüm ve türk filmlerinde şarap içen kötü adamlarının ağızlarından akan suyu sildikleri gibi kolumla burnumu sildim. bir de ne göreyim. kolum baştan başa kan olmuştu. evet burnum kanıyordu. ve şimdiye kadar yenilmezlik rekoruyla övünen taraftar gibi kendimle gurur duyduğum "bunca senedir kavga çıkıyor benim burnum bile kanamadı" ünvanım gitmişti. neden sonra uyandım. sabah olmuştu. koluma baktım gerçekten rüyamdaki gibi kolumdan kan vardı. valla. üstelik yastık da kanlanmıştı. ertesi gün okulda o çocuğu arattım. sonra "böyle bi öğrenci aslında yok" cevabını alınca rahatlamıştım. yoksa çocuğa çok pis dalacaktım.*
    (karizmatik, 22.08.2007 23:57)
  7. inanması zor gelecek derecede saçma rüyalardır.

    misal, 6 kasım 2007 akşamı, liverpool-beşiktaş maçını izlerken uyuyakalmış, maçın seri goller ve güzel bir oyuna karşılık 8-0 kaybedildiğini görmüşümdür; ter içinde uyanmışımdır..
    (bkz: lan yoksa)
    (tarzan, 07.11.2007 12:01)
  8. gördüğüm tek rüya tipi. bir gün gerçekten ak sakallı dedeli, ya da ne biliim bi medyum tarafından yorumlanabilecek derecede mantıklı, sağlıklı ve sade bir rüya görebilecek miyim çok merak etmekteyim hatta.
    her gece uykuya yatmadan evvel aklımın ve bilinçaltımın bana o gece için hazırladıklarını merak eder, elinde pop-cornla çok beklediği filmin premierine gidecek biri gibi hissederim sayesinde.

    örnek vermek gerekirse:

    milkanın reklam için seslendiren seçmelerindeyim, bize şimdi unuttuğum bir motto söyletirler. (biz dediğim seçilmeye çalışan bir kaç kişi) her neyse efenim, sizi arıycaz derler sonra, beni aramazlar. çok üzülürüm, acayip mutsuz olurum ama hemen ardından tvde yayınlanan bir haberde milkanın reklam kayıtlarının yapıldığı binanın bombalandığını görürüm! her işte bir hayır vardır der yola devam ederim...

    boğaz kenarındaki okulumda ömer seyfettinin oğluyla ilgili bir edebiyat dersi işlemekteyizdir. (var mı öyle biri bilmiyorum, varsa sultanahmet civarında oturuyomuş, öyle diyo rüyam) sonra deniz birden yarılır ve okulu içine alır. okul içine girer girmez camları açık bir minibüse dönüşür. hedef camları kapatmak, denizin dibinden mümkün olduğunca hızlı giderek karşı kıyıya geçmektir. karşıya geçmeyi başardığımızda, okul dediğin yerinde olur diyerek aynı yoru bu sefer geri dönmeye çalışırız. tabi delik giderek küçülmektedir, bizi içine almak üzeredir, şöföre gaza basmasını gaza basmasını şiddetle emrederiz... tabi nefes nefese kaldığım için ablam tarafından uyandırıldığımdan sonunu bilemeyeceğim.
    (ketenkele, 19.02.2008 23:00)
  9. amsterdam'da bir müzede iki arkadaşımla birlikte oturuyoruz. 1.000.000 yaşındaki japon bir kadın korumaları ile birlikte yanımızda beliriyor, "gene mi bu kadın ya?!" diyoruz (ne alaka bilmiyorum, daha önceden de görmüşüz demek ki...) sonra, kadın bize kahve ikram ediyor, ben tuvalete gidiyorum, fakat tuvalette işerken bir anda başım dönmeye başlıyor, tuvalet büyüyor, başımın dönmesiyle birlikte ordan oraya çarpmaya başlıyorum, ama bir taraftan da işemeye devam ediyorum, etrafı b.k götürüyor, başım dönüyor ve elim ayağım güçsüzleşiyor, düşmemek için lavaboya tutunuyorum, aynaya baktığım anda ayna milyonlarca parçaya bölünüyor, yüzüm aynada lsd almışım gibi eğilip küçülmeye başlıyor, yüzümde yanıklar oluşuyor, "sürtük karı, kahvemize ilaç kattı!" diyorum, yere düşüyorum. bir anda kendimi gökyüzünde onlarca kedi ile uçarken buluyorum. kedilerden birisine doğru ilerliyorum havada. tam kediye dokunacakken kedi baykuş gibi kafasını çevirip arkasından bana bakıyor, korkup düşmeye başlıyorum, sonra uyanıyorum.

    en son gördüğüm rüya böyle.
    (geber marla singer, 16.03.2008 13:13 ~ 13:19)
  10. sonunda kabusa döndürttüklerimdir.

    1.üç boyutlu siyah bir ekran gibi bir ortamda olsam gerek etrafımdan times new roman yazılar akıyo beyaz beyaz. kimin ne dediğini hatırlamıyorum ama gayet ekzantirik bir ses vicdan misali konuşuyordu. ancak vicdanımın rahatsız olduğu çok konu olsa gerek, dayanamayıp en yakınımdaki insanın duyması umuduyla 'uyandır beni!' demeye çalıştığımı hatırlıyorum. belki ak sakallı dedeler, teknolojiyle iç içe olan benim gibi bir insan için form değiştirmişlerdir...
    öyle böyle, filme dökümü lost fragmanı kadar kolay gibi görülse bile, o sırada duyduklarım hakkında en ufak bir fikir sahibi olmadığımdan bir yandan da imkansız bir rüya.

    2. osmanlı sarayı da olabilir aslında, ama hiç bir padişahımızın o kadar yakışıklı, mavi gözlü falan olduğunu sanmıyorum, benim prensim tudors'tan alıntı gibiydi. neyse bir prensimsi, bir karısı, iki cariyemsisi var. sarayımsı bir mekandalar. (ben neresindeyim bu hikayenin, ne burda benim işim bilmiyorum) karısı istedi diye cariyelerden birinin başını kestiriyor prens. yalnız enteresan olanı prens bu işi kendisi, bıçaklarla vs. yapıyor, kadının suratının derisini yüzerken uyanması ve gözlerini açması üzerine onu sakinleştiriyor ve her şeyin geçeceğini söyleyerek gözlerini kapıyor, tabi bunu yaparken kadının kafasının altından kanlar falan akıyor... böyle iğrenç bişi. tudors, dexter ve sweeney todd karışımı, kanlı bir rüya, kabus.. bilinçaltım, senden iğreniyorum...
    (ketenkele, 03.04.2008 04:43 ~ 04:44)
  11. daha geçen gece rüyamda ben şansa bak programındaydım ve ahmet çakar ın acayip bakışlarına maruz kaldım bi süre.sonra birden her taraf deniz oldu ve biz diğer yarışmacılar ve ahmet çakar bi kayıktaydık.

    ve ahmet çakar bana histoire dun amor adlı şarkıyı söylemeye başladı...gözlerimin taa içine bakarak hem de...

    bi tırstım,bi tırstım ki... neyse ki üzerinde takım elbise vardı.bundan daha kötüsü olmadı hemen uyandım...

    daha kötüsü için:
    (bkz: dönülmez akşamın ufkundayız)
    (olivia elton john, 03.04.2008 04:55)
  12. görenlerin anlatarak milleti baydığı (görmeyene zevk vermeyen)şeylerdir, ayrıca youtube'a girememiş nadide olaylardan biridir.
    (yilmazmc, 06.04.2008 00:26)
  13. - kardeşimin latif doğan' ı vega konserinde gitar çalarken görmesi;

    - lisemize gelen marilyn manson' ı gezdirirken muhabbetin sarması sonucu adamı bırakmayıp, anneannemin evine götürmem (o da ne çeşit bir samimiyet belirtisi oluyorsa artık); akabinde benim bile henüz tanışmadığım n. göbek akrabaların marilyn' i görmek için anneannemin evini doldurması;

    - therion'un evimizin hemen önünde konser vermesi (tam christofer' dan* imza alacakken uyanmıştım);

    ve en güzeli:

    - eşinden boşanmış bir kristoffer gildenlöw' la isveç' te mutlu, mesut ve biraz da güneşsiz günler geçirmem;

    şeklinde icra edilmiş rüya çeşitleridir.
    (anidenbelirenanlamsızgüdüler, 06.04.2008 04:16)
  14. nedense hep bir adada olunur, sevdiklerinde yanındadır aynı adadadır. ardından çok uzaklardan gelen dev bir dalga görürsün, tsunami dedikleri şeydir bu gerçekleşmiştir sonunda ve hızla sana doğru yaklaşmaktadır. sevdiğine bakarsın,seni çok seviyorum dersin burdan kurtulamaksak eğer bilsin istersin,hızla uzaklaşmaya kaçmaya kalkışırsın, dalga gelir yinede sular basar her yeri,kalan tek tük insnalra arasında sen ve sevdiğinde vardır. bu rüya farklı zamanlarda 3-4 kez tekrar eder. ama dalgalar gidip siz kurtulduktan sonra biter,yani devamı gelmez.sabah şaşkınlıkla uyanılır ve yeni bir güne başlanır.. (yorum yapabilecek varsa eğer,merakla beklemekteyim )
    (ağustos, 06.04.2008 11:53 ~ 31.07.2008 00:07)
  15. öss'nin ikinci kısmı ikinci defa yapılacakmış, öyle bir gün.. sınava 30 dakka kala uyanmışım. eve bi adamın geleceğini söylüyorlar, tehlikeli olduğundan bahseden annem noolur noolmazlık bir tüfek koyuyor ortaya.. sınava 20 dakka kala adam geliyor.. mini minnacık el bombalarını yere atmakla tehdit ediyor, ben de onu vuruyorum..
    sınava 15 dakka kala eve babam geliyor ve gidiyoruz.. geç kalıyorum, ayrıca bir türlü konsantre olamıyorum.. çözecek 30 mat-2 30 fen-2 ve toplam bi buçuk saat var.. yapabilirim diye kendimi motive ediyorum ancak cevap kağıdını (açık mavi, manasını bilen vardır yorumlar belki diyerek bu detayı da veriim dedim) tükenmez kalemle işaretleyecek kadar şapşalım... (kolay değil, daha sabah ilk cinayetimi işlemişim!) dolayısıyla sınav sırasında yapabildiğim son 15 dakkada 10 sorudan ibaret..
    sınavdan beni arayan milyonlarca insanın dolaştığı bir istanbul'a çıkıyorum.. en yakın arkadaşlarımdan biriyle gezip ne yapacağımı düşünüyoruz... beşiktaş, taksim, herkes her yerde beni arıyor! ben de yaşadığım yerden uzak olduğu savunulabilecek florya metin oktay tesisleri'ne gidiyor bu gassaraylı tanrı misafirini içeri almalarını söylüyorum.. 'sabah hayallerimden birini kaybettim, üniversiteyi kazanamıycam; ha zaten kazansam da ondan önce kodese gircem! hayallerimden geriye kalanı gerçekleştirmeme izin verin ve gsli futbolcularla bir gece geçiriyim' diyorum ve tüm kalpleri eritiyorum...
    içeriye girdikten sonra ne olduğunu bilinç altım sansürledi...
    uğur uçar'ın neredeyse üstüne oturup da arda turan'la muhabbet çeviriyordum ki...
    uyandım.
    (ketenkele, 01.07.2008 08:40 ~ 08:45)
  16. istanbul metrosunda yeşil jel yaratıklarla savaşmak.metroyu parcalıyıp kendime ışın kalkanı yapmak...
    (symirna, 01.07.2008 11:25)
  17. bazen "keşke gerçek olsa" dedirten rüyalar. misal ben dün gece rüyamda, çatır çatır ingilizce konuşuyordum. ama öylesine güzel konuşuyorum ki, cnn spikeri gibiyim, akıcı, vurgulu, aksanlı, ard arda sıralıyorum kelimeleri, mimikler, jestler o biçim konuşurken, yani öyle "konuşamıyorum" diye odun gibi kasıp ter dökmek yok...


    mezun olduğum şu günler de ilaç gibi bir rüyaydı doğrusu. öyle ingilizcem olsun, nasaya girerim şerefsizim...
    (tatalu, 01.07.2008 16:48)
  18. matrix usulü bir yere ışınlanıyorum. jetgillerin kullandığı tarzda bir araçtayım ve yanımda babam var. tam "ne lan burası" derken babam hemen lafa geçiyor;

    -burası almanya...

    almanya diyor babam ama, burası direkt yeni bir gezegen gibi bir şey... yerleşim şekli farklı, binalar daha geniş ve uzun, ve en garibi...

    -..baba, burası almanyaysa niye tabelalar falan türk? türk server'ına mı girdik (aynen diyorum bunu)
    -evet
    -... (beklemiyordum bunu)
    -dünyadan göç edenler buraya geliyor genelde. burası da türk serverı. üçüncüsü ama. ilki doluydu.
    -...

    aşağıdan dürüm kokuları gelirken 1000 katlı gökdelene jetgiller arabasından bakmak eminim ki çok absürd bir şeydir. hatta rüyada bile bana bu o kadar absürd geldi ki rüyada olduğumu anladım. içimde tuttum bir süre için ama.

    -ee ne zaman gidiyoruz?
    -burada yaşayanlar bir daha geri dönemiyor ha...
    -ea... yaşamıyoruz ki biz?
    -olsun...

    pek önemsemiyorum yine de bu konuşmayı.. sonra gezimiz bitiyor, babamla göt kadar bir odaya giriyoruz, babam televizyon izliyor, kanalın logosu olmadığı için hangisi kavrayamıyorum ama tv8 veya cnbc-e olabilir. en sonunda patlıyorum.

    -...baba... bu ne ya? hayır benim beynim için bile yaratıcı bi fikir burası...
    -ney...
    -ne zaman buraya geldik ki? yok bi de "gidemeyecez" ayaklarına yatıyosun. lan daha ne içindeyim bilmiyorum ki? direkt rüya bu nedir?
    -üfffff... kaydın üstündeki ad bizim değil zaten ya, rahşan ecevitin, o yüzden biz istediğimiz gibi girip çıkabiliriz. (burayı ben de anlamadım)
    -...nası...
    -bi hava attırtmıyosun ki bana!

    rüyanın işleyişini iyice kavradıktan sonra (rüyanın bütün amacı kafamı sikmek, evet) etrafı gezdim falan, yeni bir gezegen fırlatıldı bu almanyadan. sonra daha geniş bi odada 3 kişi televizyon izliyordu, onlara katıldım, scrubs izledik, sonra odaya pantolonsuz bi zach braff girdi, saçma hareketler yaptı. sonra biraz da sonik gördüm, obsesif olduğumdan dolayı. öyle de uyandım. uyandığımda aklımdaki tek soru bilinçaltımın ağzına nasıl sıçabileceğimdi.
    (falanca, 24.07.2008 16:19 ~ 17:21)
  19. insanı uyanınca melankoliye sürükleyen aynı anda güldüren rüyalardır .

    düngeceki rüyam:ankaradan kırıkkaleye iki otobüs gidiyoruz.otobüsün en önünderecep tayyip erdoğan ve abdullah gül oturuyor. geri kalan kişilir devlet adamları ve aile fertlerim.otobüsteki çocuklar cips yemektedirler . otobüs kırıkkaleye varmadan ufak bir mola verilir.molada rte ve gül dahil olmak üzere herkes askerler tarafından oluşturulan
    çemberin içinde halay çekmektedir.o sırada üzerimde kırmızı kapşonlu birşey vardır.iki asker yanıma gelir ve beni çemberin dışına çıkarırlar ve beni azarlarlar.

    -ne yaptığını sanıyorsun sen ? çıkar üstünden şu kırmızı şeyi . yerimizi mi belli etmeye çalışıyorsun dangalak !!

    uykudan uyanılır , düşünülür ve gülünür ...
    (pakanajuhla of boreat, 24.07.2008 16:26)
  20. garip mi komik mi saçma mı karar veremedim ama dün gece gördüğüm rüya bence. mezun olduğum lise mi yoksa itü mü olduğuna karar veremediğim bir okulda önemli bir davet var. her yeri çok güzel hazırlamışlar, kırmızı satenden masa örtüleri kadife sandalyeler müthiş yemekler falan. kapıda bizi lisedeki müdür yardımcısı behçet koç karşılayıp içeriye buyur ediyor. kapıdan içeri girince karşımıza çıkan ilk masa çok kalabalık ve masa da tarkan da var. evet evet bildiğimiz tarkan şarkıcı olan. tarkan'la göz göze geliyoruz aman allahım gözleri harika diye geçiriyorum aklımdan. sonra gidip çok uzak bir masaya oturuyoruz. biz muhabbet ederken masadaki bir arkadaş alpay erdem de var tarkan'ın masasında diyor. ben de aaaa ben onu çok merak ediyorum hangisi diye bağırarak büyük bir heyecanla sandalyenin üstüne çıkıyorum görmek için. işte o an bütün bakışlar bana çevriliyor ve herkes gülmeye başlıyor. insanlar benim tarkan'ı görmek için ayağa fırladığımı sanıyor. ben çok utanıyorum tabi. sonra tarkan kalkıyor. beni görmek için sandalyeye çıkmana gerek yok dur yanına geleyim sana bir imza vereyim diyor. öyle bir kalkışı yürüyüşü bana doğru gelişi var ki sanki küçük dağları o yaratmış havasında. geliyor, birşeyleri imzalıyor, sonra hadi fotoğraf da çekilelim bari diyor. ben de sandalyeden inip yanına gidiyorum. kardeşime fotoğraf makinasını verip hadi sen çek diyorum. önce normal bir poz veriyoruz. sonra ben bir tane daha bir tane daha diyorum tamam diyor bu sefer sırt sırta vermiş eller çenede çok komik bi poz veriyoruz. ben kardeşime bir de flashsız çek diyorum o da çekiyor. tarkan tamam yeter bu kadar derken ben kamerayı alıp video çekmeye başlıyorum. rahatsız oluyor ben de merak etme basına vermem bana güvenebilirsin diyorum. o da tamam o zaman artık arkadaşlarına gösterirsin bunları diyor. ben de hayıııııııııırrr arkadaşlarıma değil anneme göstericem diye adama bağırıyorum. sonra o da masasına dönüyor.
    o sırada rüzgardan kapı çarpmış yerimden sıçrayarak uyandım. annem de tarkan'a bayılır. eve geldiğinde anlattım rüyamı çok güldü kadın. sonra bir de rüya tabirlerine baktım hatta rüyada ünlü birini görmek; çevresi geniş, güçlü birinden yardım alacağına yorumlanır, rüyada utandığını görmek, beklemediğiniz bir haberin sizi çok mutlu edeceğine işarettir yazıyordu. demek ki rüyam iyi bi rüyaymış. sevindim şimdi bak.

    (bkz: uzun uzun saçmalamak)
    (cilekprenses, 24.07.2008 16:53)
  21. eski sevgilinin gecenin bir vakti sizi uyandırdığını ve gördüğü garip rüyayı anlatmasını görmektir.
    (tariktuna, 24.07.2008 17:07 ~ 17:10)
  22. bazen de rüyadaki kahramanları uyanıp yanınızda bulduğunuzda gerçeklik-rüya ayrımını yitirmenize neden olan rüyalardır...

    liselle rüyasında pakanajuhla of boreatı çocuklarını karşısına almış nutuk çekerken görür.
    pob: bak oğlum,artık büyüdün,senin litvanyalılarla ilişkilerini güçlendirmemiz lazım.bak benim litvanyalı kadınlarla ilişkilerim çok iyidir,senin de çevre edinmeni sağlarız.

    bu kadarı lisellee yeter,uykudan fırladığı gibi yanında yatan pob a dalar.
    l: beni aldattıııın şerefsiz! (küt!)
    pob: )!/'^=?!')+?_!+%!(/%+!?

    neden litvanyaydı,ne alakaydı,hala çözebilmiş değiliz. *
    (liselle, 26.07.2008 15:46)
  23. cem uzanın evine operasyon yapılan bir rüya görmüşlüğüm vardır. ben operasyon tinin bir elemanı değil sadece oradan geçerken olayın içine karışan bir masumdum.

    o zamanlar çok mu amerikan filmi izledim bilmiyorum ama rüya esnasında kulaklarımdan adrenalin fışkırdığını söyleyebilirim.
    (yagmurdaucankelebek, 26.07.2008 15:54)
  24. önce yatağında yatan hitleri dövdüm, sonra tutsi katliamına tanık oldum, insanlar bana doğru gelirken uyanmışım. geri yattığımda bu sefer 1800'lü yıllarda geçen ingiliz ispanyol savaşına tanık oldum. askerler karşılıklı birbirlerine ateş ediyorlar sırayla ölüyorlardı. ben de yan taraftan onları izliyordum.
    (yeşil başlı gövel ördek, 29.07.2008 15:23)
  25. (bkz: farklı rüyalar)
    (excalibur, 29.07.2008 15:26)
 sayfa  / 3

künye  ·  iletişim / şikayet / reklam  ·  sıkça sorulan sorular  ·  itü sözlük görseller  ·  itü sözlük extra  ·  itü sözlük mobil