geri sayımla bilgisayar oyunu dergiciliğini zirvede bıraktıktan sonra tekrar açılan, mavrada geyikte sınır tanımayan, bence türkiyedeki en iyi bağımsız dergi. daha sonra ekonomik nedenlerden tekrar kapandılar ne yazık ki. overdose'un da bünyesine eklenmesiyle beraber tam bir alternatif kültür fanzine'i olmuştu. eski sayıları mutlaka alınıp okunmalı, arşivlenmelidir.
amatörlük ruhunu kaybetmek istemeyen bir grup yazarın çalıştığı, emperyalist olaylar yüzünden kapanmasıyla sonlanan, bilgisayar oyunları hakkında bana inanılmaz fazla şey öğreten, hayatımda okuduğum en baba dergi..
ilk sayısını bir kaç a4 kapıdına basıp, yanında içi birkaç oyunla dolu bir disket hediye veren, mavra ve geyik kralı dergi..
hatta bunlar ilk sayıyı sadece 10 - 15 kişiye satmışlardı..
işte böyle böyle güzel olaylara imza atan kapanmış ama unutulmamış bir dergi..
kişiliğimin şekillenmesinde, benim "ben" olmamda en çok paya sahip öğelerden biri. dünyanın en güzel, en mavra dergisi. eskiden belki bir gün canlanır diye bir umudum vardı ama malesef imkansız olduğunu biliyorum. hayat böyle, "c'est la vie"
ilk sayıları renksiz (hatta bazıları fotokopi) olan, renkli olduklarında gözlerime inanamadığım mac,overdose tarzı yazarların bulunduğu mavra dolu dergi
her sayıda kapandık kapanıyoruz diye ağlayan, sıkıntılara rağmen uzun süre dayanan ve sonunda yenilerek tüm okuyucularını üzen güzel dergi.
o gün dergiyi almak için kadıköy iskeledeki bayiye gittiğimde sadece ince bir karton ve bir kitap tutuşturdular elime. a4 karton parçacığında yazan bir veda mesajı ve kitabın kapağında yazan hancı başlığı daha fazla hüzünlendirdi beni.
fakat ölenle ölünmüyordu, hayat devam ediyordu, kalan son hatıra olarak hancıyı bastım bağrıma, arkadaşlara emanet verdiğim dergilerden sağ kalanları topladım ve yoluma devam ettim.
zuxxi gibi bir efsane daha kapitalist dünyanın meydana getirdiği ekonomik sıkıntılar karşısında yıkılmış ve beraberinde sevenlerini de götürmüştü.
çok eskiden bilgisayar fuarında gameshow'un ilk sayılarını toplu halde satıyorlardı. işte bu küçük dergileri alarak tanıştım gameshow ile. o kadar samimi ve komik gelmişti ki defalarca okumuştum aynı dergileri. bu vesileyle yeni sayılarının da müptelası oldum. herşey çok güzel derken bu geri sayım dalgası çıktı ve sonunda dergi kapandı. o an çok dumur oldum ve kızdım gerçekten gerekli miydi diye. fiyatı nispeten yüksek bir dergiydi ve sıkı takip eden bir kitlesi vardı. uzun bir aradan sonra tekrar aynı isimle yayına başlayınca bu şüphem pekişti. bir daha da almadım zaten. kısaca gameshow yakaladığı orjinal formatı ve bağımlılık yapıcı amatör ruhuna rağmen kötü idare ile batmış bir dergi olarak tarihdeki yerini aldı.
ayrıca benim yüzüklerin efendisi üçlemesini okumama vesile olmuş dergidir. ilk orada haberdar olup arkadaşlarıma tavsiye etmiştim. bu sayede henüz kimse adını duymamışken biz bu kalın kitapları okuduk. o dönemde bizle dalga geçenler yıllar sonra filmi çıkınca utanmadan bilirkişi kesilmişlerdir ki bu ayrı bir konudur.
şimdiki alacalı bulacalı, derginin yanında 500 cd, 200 dvd veren level türü bilgisayar dergilerini gördükçe rahmetle andığımız dergimiz. yazarlarında artık nasıl bir kabiliyet varsa 3 sayfada oyunu çözümüyle, tuşlarıyla, her tür özelliği ve yorumlarıyla anlatır, üstüne bir de geyik yaparlardı. diğer dergiler aynı oyunu 6 sayfa anlatmalarına rağmen anlattıklarından hiçbir şey anlaşılmazdı. ayrıca bu derginin son sayfalarında verilen frp bölümü (sahibi muhammed adında bir adamdı sanırım) bana frp'yi ve fantastik romanları sevdiren bir bölümdür. her bölümü ayr bir güzeldi. diğer dergiler de bunlara özenip kültür-sanat, frp nasıl oynanır, kıl-yün gibi aptal bölümler açmışlar; ancak istikrar sağlayamayıp bu bölümleri kapatmışlardır.
velhasıl istanbula gidişimde, elimde 2,5 litre diet kola ve bir sürü boş disket ile kamer bilgisayar'a gitmemiş olmam hala içimde bir uktedir.
hiç bir bilgisayar dergisinin erişemeyeceği seviyede, okuyucuyu kendine bağlayan dergi.
can sıkıntısına birebir gelen, hala sakladığım üç sayısını tekrar tekrar okuyup, hala güldüğüm dergi.
isterdik ki sürsün, isterdik ki hala çocuk ruhumuz kendine benzeyenlerin ne gibi büyük işler yaptığını görsün. olmadı ve her güzel şey gibi onun da sonu geldi.
oyun incelemeleri arasına bin bir türlü geyik sıkıştıran ve bu geyikleri oyun ile alakalı yapmayı başaran, kendi kendilerine kavgaya tutuşan bu yazarlar güruhu acep şu an ne yapmaktadırlar, sandıktan çıkıp bize merhaba derler mi yeniden?
sanırım bledayı en son bbg evinde gördüm, sanmıyorum ki ondan başka türkiye'de "bleda hacıalihafızoğlu" olsun.
hele bir de "kusmuk" efsanesi vardır ki; "sayın okurlar bu eşşek derisi suratlı yazar güruhuna aldanıp da onlara mail atmayın, burada ben varken onlar ne be! sana diyorum müdür müsün muder misin nesin, adam mısın muder!"
şeklinde cümlesi beni benden almış ve kusmuğa özel bir şefkat duymama yol açmıştır.
bari kusmuk'un kim olduğunu açıklasalardı kapanırken, hala içimde bir uktedir.
alemin en güzel, en samimi, bütün yazarlarını hiç sorgusuz evimde yıllarca ağırlayabilecek kadar sevdiğim ve tüm hayatım boyunca okuduğum en mavra dergi. fotokopi olarak başladı yayın hayatına. sonra büyüdüler yavaş yavaş. ama piyasada ki bazı dergilerin baskılarına mağruz kaldılar. dağıtımında problemler yaşandı. okuyucuları vefasız çıktı. kimileri ayda 4-5 dergi alırken, tek dergiyi 20 küsür kişinin okuduğu da vakidir. velhasıl 20'den geriye doğru saydılar her dergide. türlü spekülasyonlar çıktı, nedir, 0* olunca ne olacak diye. araba verecekler sandık. ev verecekler sandık. bütün okurları bir zirvede bir araya toplayacaklar sandık. son 10 gün kalmıştı. "0" sayılı dergi çıkacaktı. koşa koşa gittim hasan amca'ya.. gameshow geldi mi hasan amca dedim. geldi dedi. uzattı arka raftan bir dergi. o an ağlamak istedim nedense. siyah beyaz kapaklı bir dergiydi elimde tuttuğum. ve üzerinde siyah sayfa üzerine beyaz harflerle yazmışlardı.
"game over"
bitti.
özellikle monkey island,larry, broken sword gibi advanture tarzı oyunların tam çözümlerinde geyiğin dibine vurmuş, tekrar tekrar okunulası dergi.
ayrıca, bu dergiyi çıkaranlardan bazıları daha evvel bunu da çıkardı (bkz: megamiga)
bir iki sayısını alma gafletinde bulunduğum, bilgisayar oyunları adı altında çıkan sulu zırtlak mizah dergisi. ama neyseki panzehiri pc gamer o zamanlarda mevcut idi de bünyeye olan kötü etkileri fazla uzun sürmedi.