özhan canaydın'ın 2002 yılında seçimleri kazanmasından sonra bi cacık olmayacak,sezon başında şampiyonluk şansı oldukça düşük görülen bir kadroyu şampiyon yapmış daha ötesi şampiyonlar liginde takımı çeyrek finalin eşiğinden döndürmüş lucescu'yu kovup ''gönüllerin teknik direktörünü galatasaray'a getirecem'' vaadi üzerine takımın başına fatih terim'i getirmesi ile 2002-2004 yılları arasında yaşanan maceralı dönemdir.
lucescu'yu gönderip kimsenin rüyasında dahi göremeyeceği uefa kupasını hemde ingiliz,italyan,ispanyol,alman hiçbir dünya devine malubiyet almadan türkiye'ye getirmiş, 4 senede 4 şampiyonluk yaşatmış bir teknik adamı takımın başına getirmek doğru bir karar olabilirdi. eğer galatasaray'da o sene işler kötü gitse eyvallah ama ortada takıma şampiyonluk yaşatmış bir lucescu varken göndermek neyin nesiydi ?
ve o yanlışlara aynı şekilde cevap veren fatih terim rumen aşçı lucescu'nun ustalıkla pişirdiği ucuz etin yahnisini vejeteryanım diyerekten yememiş. müthiş bir dengeyle oluşturulan kadronun temel direği olan perez, fleurquin, victoria hatta pek hatırlanmasa bile niculescu gibi adamları göndererek o zaman için basit ama kesinlikle istikrar kavramı ile bağdaşmayan kararlar alıp maceralar peşinde koşmuştu. yani bu gün
tolunay kafkas'ın kayseri gibi bir takımda yaptığını fatih terim o zaman galatasaray için yapamamıştı değil yapmamıştı. ilk döneminde adeta enkaz gibi bir galatasaray almıştı o sebepten kadroyu yeniledi, ümit davala, okan buruk, emre belözoğlu gibi oyuncuları ortaya çıkardı ama ikinci dönemindeki macerasında devraldığı başarılı kadroyu toptan değiştirip silbaştan yeni bi ekip oluşturma çabası boş bir maceradan öteye geçememişti.
ilk birkaç ay çok iyi geçsede ilerleyen aylar kötü günlerin gelmesini engelleyememişti. avrupa'da yaşanan başarısızlıklar, ligteki kötü sonuçlar, fatih terim'in galatasaray'a ilk geldiği günlerde kendisinden kesinlikle görmediğimiz daha sonradan ortaya çıkan ''ego'' kavramı ile takımı sırtlayacak playmakerları ''koşmuyorlar'' gerekçesiyle takımdan soğutması ki bunların başında belki de türkiye'ye gelmiş en iyi pasörlerden felipe ve fenerbahçe'de büyük işler yapmış revivo gelir yaptığı akılalmaz hatalardandı.
ilk döneminde hagi,popescu,taffarel daha sonraki sezon capone ile yabancı transferler konusunda da istikrarı sağlamış fatih terim'in ikinci macerasında bu durum tam anlamıyla skandal olmuştu. ne xavierler ne cristianlar ne frank de boerler geldi takıma ama hepsi bir şekilde fıs oldu. her ne kadar kulüp kabul etmese bile tazminatlar ve ödenen maaşlar ile birlikte turist olarak galatasaray'a gelen yabancı futbolcuların kulübe maliyeti 50 milyon dolar civarında olduğu ağızdan ağıza dolaşmaktadır.
galatasaray'a ilkleri yaşatan fatih terim 2004 sezonunda da bir ilk olmayı başararak galatasaray tarihinde sezon bitmeden gönderilen yegane teknik adamlar arasına girmiş ve galatasaraydaki son macerası bu şekilde kendisi içinde galatasaraylı taraftarlar içinde acı bir şekilde noktalanmıştı.