xiv. yüzyılda galata'ya yerleşen cenevizliler tarafından, 1348 yılında bölgelerini yabancılara karşı korumak amacıyla, galata surlarına ek olarak yaptırılmıştır. galata surlarının baş kulesidir. xvi. yüzyılda kasımpaşa tersanesinde çalıştırılan esirler için zindan olarak kullanılmış, daha sonraları tersanenin ambarı haline getirilmiştir. geçtiğimiz günlerde kulenin yakınlarında olan patlamada çok üzücüdür kulenin manzarası harikadır
avrupa'dan getirilen mühendisler tüm ceneviz surlarını ve kulelerini yıkıp galata kulesi'ni örnek olarak bizlere bağışlamışlardır.sağ olsunlar diyecektim ya ama çoktan geberdiler.
belediyenin işletmesi sonucunda (ne yazık ki) normalde müzeler öğrencilere ücretsizken öğrenci indirimi bile yapılmayan, muhteşem bir manzaraya sahip ceneviz yapımı kule
istanbul'a karşıdan bakınca görülen muhteşem manzaranın oluşmasında çok büyük payı olan yapıdır. görsel olarak şehire çok şey katar. yanından her geçişinde insan istanbul'da yaşadığını harbiden hisseder. içerisinde bulunduğu bahçe, gece pek tekin olmaz.
galata kulesi, dünyanın en eski kulelerinden biridir. 528 yılında bizans imparatoru justinianus hükümdarlığı sırasında yapılmıştır. 13. yüzyılda cenevizliler tarafından kullanılmıştır. 1453'te fatih sultan mehmet'in istanbul'u fethiyle birlikte osmanlı imparatorluğu'nun yönetimine geçmiştir.
yerden, çatısının ucuna kadar olan yüksekliği 77,25 metredir. yapılan statik hesaplamalara göre kulenin ağırlığı yaklaşık 10.000 tondur. duvarlarının kalınlığı ise 3,75 metredir. derinliğinde bulunan çukurların altındaki kanalda birçok kafatası ve kemik bulunmuştur. orta boşluğun bodrumu zindan olarak kullanılmıştır. kulenin kalın gövdesi işlenmemiş moloz taşındandır.
şu anda duvarda asılı olan giriş 10 ytl yazısına rağmen türkseniz 5 ytl turistseniz 10 ytl alınıyor.
hezarfen ahmet çelebi 4.murat zamanında (1632)boğazı kuş kanatlarına benzer bir araçla buradan kendisini boşluğa bırakıp 6000 m ötedeki üsküdar doğancılar'a inmiştir.
itü hazırlıktayken iett ile istanbul'u tanıma gezilerim dolayısıyla buraya bir kez beleş girmeye kalkmıştım ama girememiştim.öğrenci olduğumu ısrarla belirtmeme rağmen 5 milyon (oldukça pahalı gelmişti o zaman için) istemişlerdi 2000 yılında; şimdiki giriş ücretinden haberim yok.
kapısından yukarıya doğru baktığınızda heybetiyle sizi titreten giriş ücretinin hala 5 ytl olduğu (yabancılara 10 ytl) boğazın ve tüm şehrin eşsiz manzarasını izleyebileceğiniz yerden 61 m denizden ise 128 m yükseklikte istanbulun simgesi olan kuledir.
ilk kez gidiliyorsa içinizde pıtır pıtır hareket eden bir heyecan duyarsınız. asansör yardımıyla 7 kat sonrasında merdivenle iki kat daha çıkılmak suretiyle muazzam bir manzara karşılar sizi. haliyle türkten çok yabancı turist vardır ortamda. yükseklik korkusu olanların dizlerinin bağı çözülebilir ilk başlarda fakat dakikalar geçtikçe haliçten karşıdan karşıya geçmeye çalışan rüzgarı hissedersiniz yanaklarınızda ve korkunuz yavaşça yerini bir keyfe bırakır efendim.
eğer akşam saatlerinde ziyaret ediyorsanız kuleyi güneşin batışına da rahatça tanık olabilirsiniz. tabi bu kulede yalnız olmanız imkansız olduğu ve tüm insanların güneşe tapar gibi gün batımını yakalamak için kulenin batı tarafına yöneldiği için bazı hengameler yaşanabilir. hatta akıllarda kule batıya doğru çökebilir cinsinden komplo teorileri üretebilirsiniz. ve bu durum 2 kişinin bile zor geçtiği kulenin çevre yolunda 4 kişi olmanıza yol açar. poponuzu saglama alırsanız herhangi bir akraba olma olyından uzakta kalmış olursunuz. size tavsiyem güneşi daha yakından goreyim diye korkuluklara yaslanmamanız ve arka tarafınızı sağlama almanızdır. herneyse efendim yabancı insanların ve ispanyol kızlarının güzel gözleri eşliğinde (aklımda kaldı ya) güneşin yavaş yavaş batışını ve ortadan kayboluşunu derin bir haz duyarak izlersiniz ama bu haz ne kadar büyük olursa olsun içinizden bu olayı alkışlamak gelmez. aniden turistlerin anlam veremediğiniz alkış sesleriyle karşılaşırsınız ve bu sizi derin kahkahalara sürükler.
gece bir başka güzelmiş istanbul diye düşündüren bir manzara ile başbaşa kalırsınız. bir türlü inmeyi canınız istemez tabi yanınızda aceleci bir arkadaşınız yoksa . taksim de taksim diye tutturmuyorsa tabi. şehrin o güzel silüetini orda bırakıp tekrardan merdivenlerden inerken nedendir bilinmez tuvalete girme ihtiyacı duyarsınız. bu galata kulesinin en büyük özelliği de boğaziçi köprüsüne bakan bir tuvalete sahip olmasıdır. ve en büyük keyfi de tahmin edersiniz ki köprüye bakarak işemektir.
(bkz: hell yeah)
tünelden karaköye doğru inerken hiç ortada yokken birdenbire tüm heybetiyle karşınıza çıkan yapı. akşamüstü kule dibindeki çay bahçesinde içilen çayın tadına doyum olmaz ayrıca.
bulundurduğu restorant her ne kadar pahalı olsa da kalitelidir. eğlencelidir. sahneye çıkan bünyenin kaç dilde şarkı söyleyebildiğini sayamadım. bu bünye masalarla tek tek ilgilenir, misafirler hangi ülkedense onların konuştuğu dilde bir şarkı söyler.
ayrıca hemen yanında istanbul'da yenebilecek en lezzetli kokoreci yeme şansı barındırır. öyle dükkan falan aramayın, seyyar kokoreç satan amcadan bahsediyorum.
galata
bir ok gibi doğrulmuş gövdesiyle
ne de güzel kafa tutar gökyüzüne
heybet mi kibir mi
serzeniş mi yoksa bu
bir bulutun teni mi değdiği
göğün şeffaf maviliği mi yoksa
delmeyi dilediği
gölgesi taşa düşer
gövdesi zamana
hangisi daha ağırdır
kendisi de bilemez
galata..
fatih sultan mehmet'in istanbul'u fethettikten sonra yüksekliğinin yedi buçuk metre azaltılmasını emrettiği kule.
hikayesi şöyledir;
"... konstantinopolis'in düşmesinden sonra haliç'in öteki yakasındaki ceneviz kolonisi galata, bizans döneminde kendisine tanınan ve mehmed'in garanti altına aldığı bağımsızlığını korumak amacıyla teslim oldu. ama mehmed, kent kendisine geçince fikrini değiştirdi ve koloniye kimi ayrıcalıklar tanınsa da, halkı osmanlıların diğer gayrimüslim azınlıkları gibi cizye vergisine tabi oldu (diğer islam devletlerinde de aynı uygulama vardı). mehmed politika değiştirmenin gerekçesi olarak galatalılara aralarından bazılarının konstantinopolis'in kuşatılması sırasında bizanslıların yanında savaştıklarını hatırlattı. ayrıca, yabancı bir varlığın işareti olarak daha az görünür kılmak üzere galata kulesi'nin yüksekliğinin yedi buçuk metre azaltılmasını emretti. "
harika bir manzaraya sahip, size istanbul ayaklarımın altında duygusunu hissettiren muhteşem tarihsel yapı. bunca zaman istanbul'da oturuyorum da niye şimdiye dek gitmemişim diye kafayı vurdurtacak kadar harika.
çıkmak için biraz yokuş çıkmanız, biraz asansör kuyruğu beklemeniz, birazda merdiven tırmanmanız gereken kule. tabii bütün bunlara değer mi, kesinlikle değer!
istanbulun bütün manzarası gözlerinizin önündedir.. istanbul ayaklarınızın altındadır.. baktıkça bakasınız gelir, kuleden inmek istemezsiniz.. iyi bir fotoğraf makinesi ile manzarayı bütün güzelliği ile çekersiniz..
zar zor kuleden indiğinizde, istanbulun güzelliği sizi esir almıştır.. büyülenmiş bir şekilde hayatınıza devam edersiniz..
hayranı olduğum galatayı istanbula gelip görmeyi planladığım zamanlar, kurstan sinirli bir şekilde taksimden aşağı saldım kendimi o sinirle karşıma çıkan sürprizdi.