kendine has yerden uzak kale direğinin alt köşesine vurarak attığı sayısız golle aklıma kazınmış arjantinli golcü. roma'dan sonra intere gitmiş bir sezon sonra da katar liginde bir takıma gitmiştir.hala da orda top koşturmaktadır.
hem boca hem river'de oynadığından dolayı karakterinden şüphe ettiğim, ancak tüm arjantin halkının ona duydugu sevgi ve saygı yüzünden vardır bir bildiği dediğim topçu.
isa mesih'e çok benzer. hele saçları uzayınca aynısı oldu.
nou camp stadında takımı fiorentina 1-0 yenik durumdayken, fc barcelona taraftarları zafer şarkılarına başlamışken attığı güzel golle tüm seyircileri susturan, bu isteğini de sus işareti yaparak dört dönüp gösteren forvet. bana göre gerek oyun tarzı, gerek karakteri nedeniyle dünyanın gördüğü en iyi forvetlerdendir. golleri bulunup indirilip halı saha maçlarından önce izlenmelidir. süper lig maçlarından önce izlemenizi tavsiye etmiyorum çünkü batigol gibi bir golcüyü gördükten sonra maç size çok zevksiz gelecektir. veliahtı olarak gösterilen topçuların toplamı kadar yeteneğe sahip olduğundan henüz yerini doldurabilecek biri bence gelmemiştir. messi'yi maradona'nın veliahtı sayıyorum hesapta yanlışlık olmasın.
winning eleven 4'te şutu 9 isabeti 9 olduğu için boş bırakılmaması gereken golcü. zira ne kadar markaj yapılsa da arkasında veron ve ortega olduğu için illa ki maç boyunca bir iki kere kaleciyle karşı karşıya kalıp karşı tarafın kelime-i şahadet getirmesine neden olacak türden. (bkz: gol makinası)
arjantin milli formasıyla en çok gol atan oyuncu (56) ünvanına sahip efsane forvet oyuncusu. 1991-2000 yılları arasında 9 sezon giydiği fiorentina formasıyla 269 lig maçında 168 gol atmıştır. takım 1993 yılında serie b'ye düşünce fiorentina'dan ayrılmamış ve iki sezon serie b'de oynadıktan sonra fiorentina formasıyla serie a'ya geri dönmüştür. batistuta sahadaki performansının yanı sıra kulübe gösterdiği bu bağlılık sayesinde fiorentina tarfatarları arasında tanrısal bir statüye sahip olmuştur. bunun bir sonucu olarak 1996 yılında floransa şehrine batistuta'nın gerçek boyutlu bronz bir heykeli dikilmiştir. 2000 yazında 35 milyon dolar karşılığı roma'ya transfer olmuş ve takımdaki ilk sezonunda yıllardır hayalini kurduğu scudetto'ya kavuşmuştur. daha sonraları inter ve al arabi formalarını giydikten sonra 2005 yılında futbola veda etmiştir.
bir futbolcuda bulunması gereken bütün özellikleri bulunduran efsane. serbest vuruş tekniği, güçlü fizik, üstün teknik kapasite, hız(özellikle gençken attığı gollere dikkatle bakılırsa kendisi 10 metre koşarken yanındaki adamın en fazla 5 metre koşabildiği bir çok pozisyonda görülebilir), iki ayağını da aktif olarak kullanabilme, yüksek hava hakimiyeti, zeka, vefa(fiorentina ikinci lige düştüğünde takımını satmamıştır ve bir sonraki sezon tekrar üst lige taşımıştır), liderlik, karizmatiklik ve daha nicesi...uğruna fiorentinanın kentine heykeller dikilmiştir ancak yamulmuyorsam roma transferi sonrası taraftarlar bu heykeli yıkmışlardır...yine en çok üzüldüğüm bir diğer nokta da fatih terimin fiorentinaya geldiği sene takımdan ayrılmış olmasıdır.
tuncay'ın anlamlı anlamsız her golden sonra sus işareti yaptığını görse, bu hareketi icat ettiği için üzülürdü muhtemelen.
o bir efsanedir, batigol'dur. sus işareti yaptığında old trafford'da fiorentina formasıyla son dakikada tribünleri hakkaten susturmuştu, tuncay gibi skoru 4-2 yaptığında anlamsızca yapmamıştı işaretini. tuncay her sus yaptığında batigol'ü düşünüyorum, içim bi sızlıyor, üzülüyorum.
arjantin milli takımında daha çok sevdiğim adam. uzun saçlarıyla ve sağlam duruşuyla her daim futbolda en iyi golcü benim, diyebilecek topçu. ne maradona ya da pele gibi ilah, ne de arjantin'in diğer yıldız adayları kadar göz önünde. hep mütevazı, hep çekingen. ama illa ki golcü. bir kamyon gol atar ama yine de önemli değildir. işini yapar. çocukken yapılan maçlarda "ben batistuta'yım oğlum" kavgasının müsebbibi. halının kenar çizgileri saha çizgileri olarak kullanıldığında, parmakla ve bilyeyle oynanan maçlarda ileri mevkinin değişmez ismi. batistuta hep "benim takımımda" olsun istediğim adam. gece gece kendisine aşk mektubu yazacak değiliz ya, idare edin artık...
roma-fiorentina maçında eski takımına attığı gol sonrası hüngür hüngür ağlayan,gerçek futbol aşığı adam ayrıca floransa'da stadın önünde heykeli varmış galiba ki bence hak bunu hak etmiş bi futbolcudur.
futbolun ilahlarından biri olmasına rağmen oturup futbol maçı izlemeyi hiç sevmezmiş. zaten futbolu bıraktıktan sonra da tek maç izlememiş, hoş oynarken bile izlemezmiş de. son zamanlarda da polo sporuna merak salmış at üstünde ki, yakışır.
batigol şu dünyanın gördüğü en baba futbolculardan biridir. onun için fiorentinalıydık.şimdiki arjantinli yerden bitmelerin hiçbirinin vermediği futbol keyfini bu adamdan aldık biz . güzel yıllardı . finishing , shoot power gibi terimlerin en kallavi adamıydı batigol. gol atmak için ceza sahasına girmek gerekmediğini öğretti bu adam bizlere. target man deyimi herhalde bu adam sayesinde ortaya çıkmıştır . at topu batigol'e arkana bakma mutlaka bi atraksiyon olur . futbolunun son yıllarında türkiye'ye gelse ne iyi olurdu . fener ,galatasaray , adana demir hiç farketmez mutlaka izlemeye giderdim bu adamı. ama olmadı . kısmet değilmiş mutluluk.liseli kızlarımızın kaçırdığı güzelliktir aynı zamanda . bekıım diye dolanan liseli yavrularımıza bu adamın karakalem resmini göstersek bile kafidir .