evrimin çirkin ördek yavrusudur güvercin. dünya üzerindeki her milimetre kareye şıçmak gibi bir misyonla bezenmiş hayatını emekli ve dulların bayat ekmeklerini yiyerek geçirirler.
boğazı uçarak geçemedikleri için şehir hatları vapurlarını araç olarak kullanan canlılardır. karşı kıyıya geçme umuduyla kondukları vapurlar bazen onları adalara götürür. sonuçta kendi elleriyle sınırlarını daraltmış olurlar.. umutla hareket edip hayalkırıklığı ile tanışırlar.
eğitilince evrimleşip şebek olan hayvan türüdür. taklalar falan atarlar, fırlatırsın havaya geri gelir bir bumerang edasıyla. ayrıca milli piyango için çalışırlar. sanırım kafaya sıçınca koşup piyango bileti alma olayından esinlenip milli piyango simgesi yapmıştır bu hayvanları.
zencinin siyah olması gibi, taklacı güvercinler de takla atarlar, kısa taklacılar ve uzun taklacılar vardır, ama en çok bilinenleri kısa taklacılardır. sonradan takla atmayı öğrenmiş bir güvercin, kömürle siyaha boyanmış beyaz gibidir. şehirdeki en büyük düşmanları kargalar ve martılardır, karanlıkta uçmazlar.
almanya'da sokaklarda yem atmanın yasak olduğu hayvan. yüklü de bir cezası var.
yasağın sebebi ise çok ilginç; güverinler sokaklara pisleyip etrafı batırıyormuş.
insanlar imece usulü bütün dünyanın içine sıçsın, sonra da el kadar kuşun bokuna taksın kafayı... ne güzel!
insanların hastası olduğu kuş türü (cinsi mi demeliydim?). sırf güvercinlerini daha iyi yetiştirebilmek, onları atmacalardan koruyabilmek, güzel takla atan ve renkleri nadir bulunan güvercin elde edebilmek için memleket değiştiren ya da değiştirmeyi düşünen insanlar mevcuttur. bu kuşlar bazen gerçekten inanamayacağınız fiyatlarda alınır ve satılırlar lakin bildiğim kadarıyla bu işi ticaret olarak yapan yoktur. kısacası çoğu insanın anlayamayacağı bir tutkuyu başlatan kuşlardır bunlar.
peribacaları namıyla bilinen doğa güzellikleriyle birlikte adı bir efsanede geçen bir kuştur ayrıca güvercin. bölgede bulunan insan krallığının prensi revan ve gülperinin ekseninde geçen bir efsanedir. revan, daha önce perilerin insalara yardım etmek amacıyla ateşlerini södürüp yeraltına inmeye zorladıkları devleri yok etmek için yer altı dünyasına girer. fakat burda mahsur kalır. peri padişahının kızı gülperi de onu rüyasında görür ve kurtarmak için muhafızlarıyla birlikte yer altı dünyasına gider. revanla birlikte yeryüzüne çıkarlar ve birbirlerine aşık olurlar. revan bu mevzuyu babasına iletir fakat babası ve krallığın önde gelenleri böyle bir evliliğe karşı çıktıkları gibi buna mani olmak için ve kendilerine daha önce yardımcı olmalarına rağmen vefasız bir davranışla perileri temelli olarak uzaklaştırmak için onlarla savaş hazırlığı içine girerler. lakin periler insanların yanlış yolda olduğunu anlayarak olası bir savaşı engellemek için güvercin kılığına girerler ve peribacalarında insanların evlerinin üstündeki kiçük odacıklarında yaşamaya başlarlar.
anlatmaya çalıştığım bu efsane çoook daha tatlı bir anlatımla trtde yayınlanan güneşin izinde adlı programda dinelenebilir tekrarı olursa. anadoluda üzerinde yaşadığımzı topraklar hakkındaki güzellikler öğrenilebilir.
posta güvercinlerinin yollarını nasıl bulduklarını anlamak için yapılan bir gözlemde güvercinler bir süre karanlıkta bir kafesin içinde tutulmuşlardır. daha sonra serbest bırakıldıklarında, güvercinlerin bulutlu bir havada bile yüzlerce kilometre ötedeki güvercinliğin yolunu buldukları gözlenmiştir.
güvercin kelimesi: göğe ermek anlamındaki "göğercin" isminden bozularak güvercin olmuştur. yön bulma duyuları çok kuvvetli olup aralarında müthiş bir sosyal hiyerarşi vardır. sürü liderleri toplu uçuşlarda, kafileye, tıpkı leylekler gibi liderlik eder. hatta bu liderlerin cesur olan bazıları, atmaca ve delice saldırılarında kendisini feda edebilir. güvercinler çok eşlidir, fakat çoğununu birlikte olduğu bir tek eşi vardır. bazen o eşlerinin etrafından ölene dek hiç ayrılmazlar. güney ve güneydoğu anadolu'da güvercincilik bir sektör halini almıştır. terbiye edilerek tıpkı birer savaşçı gibi yetiştirilen güvercinler belirli bir saatte tüm şehirdeki güvercinlerle havada buluşur tabiki bu saat ayarlamasını güvercin sahipleri yapar. güvercinin insanlara en cazip gelen yanı ise şüphesiz evine olan sadakatidir.
barış simgesi (eyvallah), sevgi ve özgürlüğün sembolu (ona da tamam), hatta hatta çok güzel bir şiir imgesi (kabul). ama sabah sabah balkonumda guburdayıp beni uyutmayan barışın simgesini siksinler çok afedersiniz.
sezen aksu'nun hrant dink'in öldürülmesinin ardından kaleme aldığı ve bestelediği şarkı.
bir daha açar mı karanfil korkusuz
bir daha uçar mı güvercin şehirde
yalancı güneş bir ocak
mübarek cuma gününde
gitti cancağızım gitti
bitti son istanbul
kaldırımlar zabıt tuttu
hepimiz şahidiz
her yer tetikti
bir daha yazar mı kalem kanaya kanaya
kağıdı da kan tutar ağaç değil mi soyu
ağla doyasıya ağla
aynı denizde çoğalır yüreğin öz suyu
sen de çekip gitme
dayan be umudum
dön gel
meydan okur hayat
pabuç bırakmaz ölüme
dön gel