|
|
- yurdumuzun en büyük adası.. ayrıca türkiyenin en batı noktası gökçeadadadır..
bir tatil merkezi olarak düşünüldüğünde insanı çıplak dağları,bozuk yolları,imkansızlıklarıyla hayal kırıklığına uğratır.. hala önemli sayılabilecek bir rum nüfusu vardır.. rumların hala adada olması adayı güzel kılan belki tek şeydir..
- kışları berbat olsa da yazları yaşamaya değer,sakin, kafa dinlemek için güzel,taze oğlak etinin muhteşem olduğu,madamın dibek kahvesi içilmeden dönülmemesi gereken, hayatımın 8 yılını geçirdiğim nadide yer
- eskiden yarı açık cezaevi olan ve genelde kan davasından içeride olanları barındıran, bu insanlarda hapisten çıktıktan sonra vurulma korkusu ile bir daha memleketlerine dönmeyip yerleştikleri ada.
ayrıca ülkemizdeki son kalan rumlardan bir kaçına da ev sahipliği yapmaktadır
- çanakkale boğazı'nın girişini koruyan iki adadan biri.
diğeri için
(bkz: bozcaada)
- türkiyenin ve siyasi olarak asyanın en batısı.
- (bkz: imroz)
- kışın, kısa dönem olarak askerliğimi, 5nci komando alayı'nda yaptığım adadır. 5 ay 5 günüm, hiç ayrılmadan bu adada geçmiştir. gitmeden önce, gideceğim yeri meraktan, ada hakkında çok şey okumuşumdur. türkiye'nin en büyük adasıdır, harbiden büyüktür, içinde havaalanı bile vardır(küçük ve askeri uçaklar için). küçük bir merkez çarşısı vardır. merkezde büyük bir cami ve kilise vardır. yine merkezde 3-4 tane otel vardır, ayrıca kaleköyde deniz kenarında çok güzel bir otel daha vardır. şayet askerlik dışında kışın yolunuz düşerse kaleköydeki deniz kenarındaki oteli mutlaka tavsiye ederim. kışın gecelik fiyatı merkezdeki otellerle aynıdır. lüks gözüktüğünden burası pahalıdır demeyiniz(kış için). gökçeada'nın en çok zeytinini ve zeytinyağını sevmişimdir. çarşı iznine çıktığımızda, sabah kahvaltısı yapardık, ilk o kahvaltılarla alışmışımdır zeytine ve zeytinyağına. organik ürün yetiştiriciliği çokçadır. meydanda bir tane büyük pastanesi vardır. gazeteler her gün 14:00 gibi gelir, mecbur internetten okursunuz gazetenizi. ayrıca hafta sonu askerlerce doldurulduğundan 4 tane internet kafesi vardır, komando birliği içerisinde de internet cafe mevcuttur. askerlik yapıp tatil yapmadığımdan, adanın diğer yerleri hakkında bilgi sahibi olamamışımdır. fakat istanbul'a göre karşılaştırıldığında havası muhteşem temizdir, kışın felakettir, şayet kışın askerlik yapacaksanız soğuğa, kara ve yağmura dayanıklı olmalısınız, değilseniz benim gibi mecbur alışacaksınız. askeri birlikten ve askerlikten bahsetmeyeceğim fakat burada askerlik yapacaksınız en zor şartlara göre kendinizi hazırlayıp, tatile gidiyor havasından kurtulmalısınız.
- hayallerin adası..bir diğeri için (bkz: bozcaada)
insan ismini duyunca sanki kekik kokusu solumaya başlıyor...sakinlik, huzur, dinginlik...
ne enfes..ne leziz...ne düş ama...
- büyük umutlarla gelen tatilcileri daha limandan girer girmez hayal kırıklığına uğratabilen, türkiye'nin en büyük adasıdır.
ama eğer aradığınız şey sakinlik, kafa dinleme, güzel bir deniz, madamın mis gibi dibek kahvesi (türk kahvesi sevmeyen biri olarak tavsiye ederim), muhteşem koylar, yaz oratsında bile çok da sıcak olmayan özellikle akşamları serin serin esen bir ada ise tam size göredir diyebilirim. tatilciler için çok da unutulmaz olmasa da yerlisi için gerçekten de vazgeçilmezdir gökçeada.
- çanakkale ilinin 8.875 nüfuslu ve 289 km2 yüzölçümlü ilçesidir.
kemalettin sakin ilçenin kaymakamıdır. bademli, dereköy, uğurlu, tepeköy, eşelek, yenibademli, zeytinliköy, kaleköy, şirinköy isimlerinde toplam 9 köyü bulunur.
- türkiye cumhuriyeti döneminde de iskan politikasının uygulandığı ilk yerdir.
adada ki türk sayısını arttırmak için 80 aile ısparta dan 80 aile de trabzon dan getirilerek oraya yerleştirilmişlerdir. her aile ye 2 katlı ev ve tarım yapabilecekleri kadar büyük bahçe verilmiştir. yöre de otelcilik pek gelişmediğinden bu aileler genelde evlerinin alt katını yazın pansiyon olarak kiralıyorlar, fiyatları da gayet uygundur. öyledir, böyledir.(omega, 20.07.2007 23:19 ~ 12.09.2007 20:02)
- türkçede imroz yunancada imvros, ingilizce ve çoğu diğer dile imbros adı ile anılır.
ayrıca, yunan mitolojisine göre, achilles'in annesi thetis bu adada yaşar.
- gökçeadada sadece madamın kahvesi yok.zaten “madamın kahvesi”ndeki madam kişisi çoktan öldü,o herkesin bahsettiği tat da yok dolayısıyla.asıl onun yanındaki orhan amcanın kahvesi daha güzeldir daha keyiflidir,kahvesi de pek bir içilesidir.kapıdan girdiğinizde,karşıdaki duvarı,gelen geçenin birşeyler yazabileceği bir pano haline getirmiş,bir sıcaklık katmıştır ortama orhan amca zira cocukluğumdan beri o duvar hep doludur, notlar,şiirler, fotoğraflar,çizilen resimler vs. hatta bir zamanlar adanın maskotu sayılabilecek sevgili andon için bir köşe bile yapılmıştır,ehlikeyf bir insandı rahmetli…aslında eğer gidilecekse kahve içmeye değil huzur için gidilir gökçeadaya.
- çocukların sokak aralarında hala gönüllerince saklambaç, renkli istop, seksek, yakantop, oynayıp, bahçelerden envai çeşit meyve çalabildikleri, bayır aşağı hızla inen toplarının peşinden koşarken aslında geleceği kovaladıklarını fark etmedikleri, ekseriyetle gerçek zamanlı oyunların sahidi, hep çocuk kalınası, türkiye’nin en büyük adası…
- her yeri kekik kokan, zamanında sadece kaleköy'deki belediye'nin tesislerinde kalınan şu anda moteli,oteli,pansiyonuyla kalınacak yerin bollaştığı ada. kaleköy'de tepedeki yakamoz motel adanın en iyi manzarasına sahiptir. yazın güneş batarken muhteşemdir. şu ana kadar yediğim en iyi kavurmanın yapıldığı yerdir. eğer batıya, saklı liman denen yere doğru giderseniz, uğurlu köyü'nü geçtikten sonra muhtar'ın yeri diye derme çatma bir lokanta ile karşılaşırsınız. işte orada açık havada kekik ile beslenmiş kuzuların etinden enfes kavurmanın tadına varabilirsiniz. 2 hatta 3 porsiyon rahat yenir. sonra saklı liman'a doğru devam ederseniz 5-6 kilometrelik belki daha uzun dümdüz bir plaja ulaşırsınız ki denizi harikadır. ayrıca palyaço yakup'un memleketidir. kendisiyle oturup sohbet etmişliğim var, çok iyi bir ressamdır. kendinin ve hanımının söylediğine göre uzun yıllar kalmaktan adadaki kekik kokusunu artık hissetmiyorlarmış.
- hüznü güzelliğini bastıran ada..hergün,gerçek bir yerlisinin daha öldüğünü bildiren kilise çanları,geride kalanların yaslı ve yaşlı bakışlarıyla bir burukluk hissettirir..balığı güzeldir..kaleköy deki denizfenerleri altında gündüz kitap okuyup hayal kurmak geceleri yıldızları seyredip müzik dinlemek hoştur..zeytinköy deki o meşhur dibek kahvesi aslında gerçek dibek kahvesi değil ona göre..tepeköy mezarlığı etkileyicidir,ürkütücüde olabilir..'adaya gidiyoruz,ole!' havasında gelenler hayalkırıklığına uğrayabilirler..neticede yaşanılası değil görülesi yer..
(jerfi, 07.06.2008 15:48)
|