|
|
- dedikodu.
- kul hakkına girmektir ki döner dolaşır belanı bulursun sırf bu yüzden.
- bir müslümanın veya zımminin yüzüne karşı söylendiği zaman hoşlanmayacağı veya kalbinin kırılacağı bir sözü, hâli veya hareketi gıyâbında, yâni bulunmadığı yerde söylemek, hareketiyle göstermek veya îmâ etmek. kapalı söylemek, işâretle, hareketle bildirmek, yazıyla duyurmak da, hep söylemek gibi gıybettir. hadîs-i şerîfte buyruldu ki: “bir kimse için söylenen kusur onda varsa bu söz gıybet olur. yoksa bühtân yâni iftirâ olur.”
- bir hadise göre sadece dili insanı cehennemlik yapmaya yetermiş.
- islam'da "ölmüş kardeşinin etini yemek"le aynı şey olarak tanımlandığını duymuştum. bu yüzdendir ki gıybet etmek çok ağır bir şey olarak görülür.
- büyük zarara yol açabilecek durum.
durumun ehemmiyetini iki önemli yönüyle anlatacağım. birincisi: gıybetin ne olduğuyla ilgil yargılar. bundaki ölçü tektir;
o yanında yokken hakkında konuştuğunuz kişi konuştuklarınızı duysa hoşuna gider miydi, gitmez miydi?
eğer hoşuna gitmeyen birşeyse gıybete giriyor. basit bir örnek vereyim. mesela arkadaşlarla oturdunuz ibrahim tatlıses , zico hakkında konuşuyorsunuz ya da daha korkuncu almanlar hakkında konuşuyorsunuz. zico'nun, ibrahim tatlıses'in, 75.000.000 almanın hoşuna gitmeyecek birşeymi söylediniz?
evet gıybet yaptınız. falanca partinin lideri hakkında ileri geri mi konuştunuz. gıybet etmediğinizi iddia edemezsiniz.. itiraz ettiğinizi duyar gibiyim bu son paragrafa. tehlikenin farkında değilsiniz..
ikinci boyutuna geliyorum işin. mesela elinizde 500 ytl para var. sevmediğiniz x kişisi hakkında ileri geri konuştunuz. burada olan şu ki; elinizdeki 500 ytl yi o "x" kişisine verdiniz artı birde x kişisi cebinden çıkartıp faturayı size uzattı ve "bilader şu faturayıda bi ödeyiver" diyor.. ne alakası var canım diyorsunuz değil mi? manevi anlamda olan aynen budur.. buna benzer şeyleri ölüm sonrası yaşamanız muhtemel..
ebedi hayatında müthiş yerlere doğru ilerlerken 75 milyon alman karşına çıkacak ve : "achtung bruder" * "sen bizim için şöyle şöyle demişsin. al bakalım şu günahlarımızdan ama hepimizden teker teker almalısın.." diyecek.
(bkz: tehlikenin farkında mısınız)
- insana en tatlı gelen günahlardan biri. başkasını eleştirmek, kötülemek, aşağılamak ve bunun yanında da farkında olarak ya da farketmeden kendini temize çıkarmak, nefsini okşamak. gıybetin büyük bir günah olmasının sebebi, kul hakkına girmenin yanında, yapan kişide kibir ve kendini beğenme duygularını tavana vurdurması olsa gerek.
- yapan birisinin yanında tam o zevkin doruklarına ulaşmış olduğu anda "gıybet yapma" şeklinde uyarılarak tatmin olunabilecek şey.
- genelde nişantaşı civarında sıkça yapılan birşeydir. gıybet yapma deyip ,kendinden geçebilirsin. ha ha
- yapan kişinin karizmasını yerle bir eden fiil. yapmaktan kendini alakoyamayanlara kendilerini bu konuda uyaracak birilerini gerek duydurtur.
gıybet yapar çünkü elinden ancak bu kadarı gelir, yapabileceği daha mantıklı bir davranış şekline sahip değildir, korkaktır; yüzüne söyleyemediğini ardından söyler, özgüveni ve mücadeleci kişiliği yetersizdir; en basit olanı bu yüzden tercih eder, yoksundur; bugün yaptığı gıybeti dinleyen kişi bilir ki yarın da kendi gıybeti bu kişi tarafından yapılacaktır dolayısıyla bu adam falandır, filandır, "püühh" tür.
- zinadan daha büyük günah olması nedeniyle islam alimleri tarafından kanser benzetmesi yapılan kötü huy.
- görsel bir tanım...
http://www.youtube.com/...
- dünya üzerinde diyor bir güzel adam tam anlamıyla bir vejetaryan yoktur. çünkü herkes illa ki bir başkasının gıybetini etmiş ve ölü kardeşinin etini yemiştir..
- insanlar tarafından zina gibi günahlar çok korkunç karşılanırken toplumun en hafife aldığı günahtır gıybet.
buna dair bilimsel bir araştırmam yok ama iddia ediyorum, insanların en yaygın gerçekleştirdiği günahtır.
- (bkz: dildeki hançer)
- hep çarpıtılır.şöyle bir diyalog oluşur
-mahmut şöyle böyle
-sus kardeşim gıybete girer
-ne dedikodusu ben doğruları söylüyorum
evet doğruları söylüyorsun bu yüzden adı gıybet zaten.yanlış şeyler söylersen onun adı iftira olur.(han20, 10.11.2008 15:00)
|