gılgamış destanı   

adana çık aradan

  1. mezopotamya mitolojisinin en ünlü mitidir. uruk kentinin zorba kralı gılgamış'ın tanrı aruru'nun yarattığı yaban enkidu ya da engidu ile yaşadıkları savaşı,dostluğu ve de tattıkları ölümü anlatır.
    (stocky2001, 15.07.2004 10:58)
  2. nuh tufanının anlatıldığı ilk yazılı eser
    (lethe, 07.08.2004 18:33)
  3. yakın zamanda filmi çekilecek olan eser
    (dydm, 08.08.2004 05:22)
  4. asıl metninin sümerlilerce yazıldığı, konuların tevrattaki yaratılış bölümüyle büyük benzerlik gösterdiği ortaya çıkarılan destan
    (lethe, 19.08.2004 16:31)
  5. dünyanın gelmiş geçmiş en uzun destanı.
    ben yazmıştım buraya ama silindi uzun diye
    (stocky2001, 12.12.2004 13:27)
  6. 3 büyük dindeki birçok olgunun yer ettiği tarihi destan.
    (skuba, 17.01.2005 23:49)
  7. okumak isteyenlere;
    (bkz: http://flag.blackened.net/...)
    (stocky2001, 19.01.2005 20:13)
  8. uruk kralı gılgameş'in,kendisine ruh ikizi olarak yaratılan dostu enkidu'nun ölümü üzerine ölümsüzlüğü aramak üzere yola çıkışını anlatan dev destan.
    (haşmet asilkan, 05.04.2006 23:25)
  9. homeros'un ilyada ve odysseia'sından en az 1300 yıl önce çivi yazısı ile kil tabletler üzerine yazılmıştır.

    destan en eski büyük edebiyat eseridir. gılgamış'ta edebiyattaki ilk insan kahramandır. gılgamış, kendisi veya başka bir ölümlü için ölümsüzlüğün tek yolunun büyük işler yapmak ve kalıcı eserler inşa ederek kalıcı bir üne ulaşmak olduğunu gösterir. ölümsüzlüğü bulmak için yaptığı yolculukta öğrendiği en önemli şey, yaşamın değerli olduğu ve sonuna kadar zevkine varılması gerektiğidir.
    (angesen, 13.08.2007 14:23)
  10. (bkz: enkidu)
    (bkz: iştar)
    (bkz: humbaba)
    (restless times, 13.08.2007 14:38)
  11. gılgameş, uruk tabletlerine göre trampet çalarak uruk halkını etkileyen ve tahta göz koymak isteyen iştar rahibesini devre dışı bırakıp kral olan maceraperest bir adamdır. bozkırlarda vahşi bir hayat süren enkidu ile arkadaş olmuş, şehrin çevresine büyük bir duvar yaptırmıştır.
    (atreju, 30.08.2007 15:20)
  12. gılgamış destanı insanlığın kültür geçişlerini anlatan bir mitostur.üzerine durup düşünmek gerekir.yazısız dönemden yazıya geçişi, avcı-toplayıcılıktan kente geçişi anlatır.özellikle endiku'nun hikayesi çok önemlidir.endikunun hayvanların dilinden anlıyor olması ve onlar gibi yaşaması avcı toplayıcılığı sembolize eder.bir kadınla sevişir ve ormandan kovulur.bu cennetten kovuluşun hikayesidir.yaşam biçimi değişir ve kent yaşamı başlar.destanı kabataslak anlatmakta fayda var...

    uruk kenti kralı enmekar'ın bit tek kızı varmış ve yerini alabilecek bir veliahtı yokmuş.bir gün bir falcı gacı enmekar'a fal bakmış ve krala kızından olacak torununun kendisini öldürüp tahta geçeceğini söylemiş.bunun üzerine tırsan kral enmekar kızını bir kuleye hapsetmiş ve başına bir gardiyan dikmiş.velhasıl kelam kız bir şekilde hamile kalmış(helal olsun!)kızın doğurduğunu gören gardiyan dingili kralın kendisine kızacağından korkup sabi sübyan bebeği kuleden aşağı fırlatıvermiş.tam da o sırada kulenin aşağısından bir kartal geçiyormuş ve kurtarmış sabiyi.az gitmiş uz gitmiş bir hurma bahçesinde bırakmış bebeği.bahçede çalışan bahçevan kartalın bir şey bıraktığını görüp koşmuş ve dünyalar güzeli bebeği bulmuş.almış karısına götürmüş.zaten çocukları da olmuyormuş tanrının bir lütfu diyip bebeği büyütmüşler.ismini "her şeyi bilen, gören"anlamına gelen gılgamış koymuşlar.

    gılgamış büyümüş çok güçlü,akıllı ve yakışıklı bir delikanlı olmuş.daha bilgili olabilmek için vurmuş kendini yollara.okuma yazma öğrenmiş.yol yordam öğretmiş gittiği yerlerde.bir gün yolu uruk kentine düşmüş.uruk halkı -kan mı çekmiş ne- çok sevmişler çok saygı duymuşalar gılgamışa ve de kralları ölmüş.kendisinden kral olmasını istemişler.gılgamış da kabul etmiş.(eşşek gibi!)

    gılgamış mükemmel bir kralmış ancak bir kötü huyu varmış ki düşman başına.yeni evlenen tüm genç kızlarla ilk geceyi geçirmek istermiş.halk da korkularından ses edemezlermiş.bıçak kemiğe dayanınca da tanrılardan yardım dilemişler.tanrılar bu zavallılara acıyıp gılgamış'a rakip enkidu adında bir azman yaratmışlar.enkidu'yu ormana salmışlar.büyük ve kıllı cüssesi korku uyandırırmış ve hayvanların dilinden anlarmış endiku.zamanla hayvanlar gibi yiyip içmeye,yaşamaya başlamış.

    günlerden bir gün avcı sangasu (ölüm getiren) endiku'yu görüp tırsmış,babasına kaçmış.babası bunun tanrıların bir lütfu olduğunu, ve onun gılgamış'a rakip olarak yaratıldığını söylemiş ve bunları gılgamış'a anlatmasını istemiş.gılgamış bunları duyunca hemen endiku ile dövüşmek isteyecekmiş.sangasu çakalı gılgamış'a bunları anatmış ve ancak en güzel cariyesini verirse endiku'yu görebileceğini söylemiş.gılgamış da shamhat'ı vermiş.sangasu shamhat'a endiku'yu görünce neler yapacağını anlatmış.ikisi endiku'nun geldiği su kenarında beklemişler ve o geldiğinde shamhat çırılçıplak soyunup suya girmiş.hayatında hiç kadın görmemiş olan endiku azmanı büyülenmiş ve onunla birlikte olmak istemiş ve tam altı gece yedi gün sevişmişler(oooohaaaaaa!)sonra endiku hayvan arkadaşlarının yanına gitmiş fakat artık onlar endiku'yu anlamıyorlarmış ve onu kabul etmemişler(cennetten kovulan adem misali.sevişeni almıyoz abi.siktir git!çıktın sen oyundan!)bunun üzerine shamhat onu yıkayıp paklayıp kıyafet giydirmiş.adam etmiş onu şehre inmeye ikna etmiş...

    endiku ve shamhat uruk yolunda ilerlerken bir düğüne rast gelmişler.gılgamış da her zaman ki gibi düğün evine musallat olmuş.gelinle gerdeğe girmek istiyormuş.endiku buna izin vermemiş.(tanrılar gılgamış'a rğyasında kendisine bir dost geleceğini müjdelemişler daha önce.)kavgaya tutuşmuşlar ama yenişememişler.sonra gılgamış anlamış ki rüyasında müjdelenen dost endiku.o günden sonra yemin etmişler ömür boyu dost olmak üzere ve bela birken iki olmuş zavallı uruk halkı için...

    gılgamış endiku'yu da yanına alınca havalanmış(götü kalkmış tabiri caizse)insanüstü işler yapmak istemiş.ilk işi de sedir ormanlarının korkunç bekçisi humbaba'yı öldürmek olmuş.sonra da film kopmuş.gılgamış humbaba'yı öldürürken o kadar kahraman görünüyormuş ki gökyüzünde onu izleyen tanrıça inanna tutulmuş gılgamış'a ve evlenmek istemiş onla.ancak inanna'nın kocalarına pek iyi davranmadığını bilen gılgamış teklifi reddetmiş.inanna gururu kırık intikam yemini etmiş ve gök tanrı anu'dan savaşta kullandıkları gökboğası'nı istemiş.gökboğası inanna'nın kızkardeşi olan ölüler ülkesi kraliçesi ereşkigal'in kocasıymış.velhasılkelam gılgamış endiku ile birleşip gökboğası'nı da haklamışlar.artık canlarına tak eden tanrılar da endiku'nun ölmesine karar vermiş.bunu rüyasında gören endiku kısa bir süre içinde hakkın rahmetine kavuşmuş...

    dostunu kaybettikten sonra içini ölüm korkusu kaplayan gılgamış yollara düşmüş ve sümer ülkesinde tanrıların ölümsüzlük bahşettiği utnapiştim'i bulmaya karar vermiş.az gitmiş zu gitmiş,insanlıktan çıkan gılgamışın kral olduğuna kimseler inanmamış.karanlıklar ülkesinden,akrepadamların koruduğu dağlardan geçip siduri adlı bir şarap yapımcısından utnapiştim'in yerini öğrenmiş.ölüm denizinin kıyısında beklemiş ve utnapiştim'in kayıkçısı urşanabi'den kendisini götürmesini istemiş ve zar zor ikna etmiş...

    utnapiştim gılgamış'a tanrıların onu nasıl ölümsüz kıldıklarını anlatmış.insanların yoldan çıktığı tanrıları kızdırdığı bir dönemde tanrılar onları yok etmeye karar vermiş ve bir tufan yaratmış ancak tanrı enki bunu onaylamadığı için utnapiştim'e bir gemi yapmasını söylemiş.tufandan sonra yeryüzünde utnapiştim'den başka insan kalmamış ve tanrılar yaptıklarına pişman olup onu ölümsüzlükle ödüllendirip cennete koymuşlar....

    utnapiştim bunları anlattıktan sonra tanrıların toplanması için gılgamış'a yedi gün hiç uyumadan dayanması gerektiğini söylemiş.gılgamış uyumam demiş ama...bu yüzden utnapiştim karısından gılgamış her uyuduğunda bir somun ekmek pişirmesini istemiş.yedinci gün gılgamış uyuduğuna inanmamış fakat somunları görünce ikna olmuş.utnapiştim gılgamış'a ölümsüzlüğü veremese de sonsuz gençliği vermek istemiş ve bunu sağlayacak dikenin denizin dibinde olduğunu söylemiş.gılgamış dalmış denize çıkarmış dikeni ve heybesine koyarak buruk bir şekilde uruk yollarına vurmuş kendini.dikeni uruk'a varmadan yemiyecekmiş ancak bir kuyudan su içerken hain yılan gelip yemiş dikeni ve sonsuza denk genç kalmış gerçekten.biçare gılgamış uruk'a dönmüş ve kentinin duvarlarına yazdırmış yaşadıklarını ve bu yazılar da günümüze kadar kalmayı başarmış...
    (ağır hasarlı, 24.08.2008 02:50)