güzellik yarışması   

adana çık aradan

  1. (bkz: keriman halis ece)
    (bkz: miss itü 2005)
    (bkz: miss tut)
    (bkz: çağla kubat)
    (azwepsa, 26.01.2005 00:50)
  2. yunan mitolojisine göre dünyadaki ilk güzellik yarışması üç bayan ve bir jüri eşliğinde yapıldı..

    hikaye şöyle anlatılır..

    kral peleus ile bir deniz nymphe'i olan thetis'in düğününde yanlızca bir konuğun çağrılması unutulur..bilerek mi yapıldı bilinmez ama davetliler arasında eris (bkz: geçimsizlik) yoktur..ama eris, dayanamayıp çıkagelir düğüne..ilk başta hiç uyumsuzluk yapmaz, hatta unutulduğu ve çağırılmadığı için hiç kimselere de kızmaz..

    tam yemek yenecektir, festival başlayacaktır, usulca masaya yanaşır..çaktırmadan meyve tabağına altın bir elma koyar..üzerinde şöyle yazmaktadır;

    "en güzele.."

    bir anda hera atlamış..benim bu elma diyerekten..hera'ya zaten ters olan afrodit, kendi namına en çok yakışacağı için direk itiraz eder ve elmanın ona verilmesini ister..doğal güzelliği ile dillere destan olmuş athena da bu elmaya talip olmuş..üç bayan arasında inanılmaz bir çekişme doğmuş..stress son noktasına ulaşmış, bağırmalar, gürültüler ortamdaki tüm neşeyi alıp götürmüş kıs kıs gülerekten mekanı terkederken eris..

    zeus, hakem olarak tanrılardan değil de ölümlülerden birisi olmasını istemiş..yaşayan en yakışıklı ölümlü olan kral priamos'un elli oğlundan biri olan troya'lı paris'i seçmiş jüri olarak..hermes ile ida dağında babasına ait sürüleri otlatan paris'e haber yollamış üç bayan apar topar paris'in yolunu tuttuğunda..

    hera, paris'i bulur ve ona, elmayı ona vermesi karşılığında tüm asya'nın imparatorluğunu vereceğini söyler..athena ise, bilgeliği ve tüm savaşlarda galibiyeti ona sunacağını söyler..afrodit ise, ona ölümlülerin en güzeli zeus ile leda'nın kızı, sparta kralı menelaos'un karısı helena'nın aşkını sunar..

    paris düşünür..

    ..ve sonunda afrodit'i seçer..elmayı ona verir ve sparta'ya gitmek üzere denize açılır..menelaos onu tüm konukseverliği ile kabul eder..ne ki, menelaos girit'e gitmek zorundadır..geri geldiğinde ise paris gitmiştir..helena'yı da alaraktan..

    ***

    işte troy filmi de tam bu noktada başlar..filmi biraz daha uzatıp, bu baştaki güzellik yarışması olayını da anlatmalarını isterdim..
    (zeus, 03.09.2006 00:45)
  3. + güzellik yarışması için jüri üyeliği teklif ediyoruz, ne dersiniz?
    - ben güzele güzel demem güzel benim olmadıkça

    (bkz: benim olacaksın)
    (fantastik karakter, 03.09.2006 02:22)
  4. bugün televizyon başında bir yarı finaline denk gelmemle sinirimi bozan yarışmadır. sanırım öncelikle şunu belirtmeliyim: güzellik yarışmalarıyla ya da katılanlarla hiçbir alıp veremediğim yok, sadece geçen diyalog beni oldukça şaşırtmıştır. güzellik yarışmalarından birinin kamp döneminde adını bilmediğim bir sunucu (sanırım kendisi de bir güzellik yarışmasından dolayı ünlü olmuş) yarışmacılarla röportaj yapmaktadır. saçma sapan sorularla karşılaşan zavallı yarışmacılar ne diyeceklerini bilemedikleri için saçmalamaktadır. adını bilmediğim bir yarışmacı muhtemelen daha önceden teknolojiye olan düşkünlüğünü belirtmiştir ki sunucu ile arasında şöyle bir diyalog geçer:

    s: söyle bakalım x nasıl geçiyor kamp? çok düşkün olduğun teknolojiye de oldukça uzak kaldın gerçi. mutlu musun bakalım ?
    x: yani güzel aslında da böylesine iyi bir otelde teknolojiye uzak kalmak çok kötü. ne internet ne de msn kullanabiliyoruz. telefon görüşmesi bile yapamıyoruz. hatta gazete ve dergi de okuyamıyoruz dolayısıyla ülkede olup bitenden haberimiz yok.

    kızcağız haklı şikayetlerini belirtse de sunucu kampa leke kondurmak istemediğinden olayı kendince kıvırmaya çalışır ve şuna benzer bir cümle kurar

    s: merak etme ülkede bir şey olduğu yok şu sıralar, önemli bir şey olsa size haber verilir zaten.

    tabi ya güzellik yarışması kampından önemli değildir ya ülkede olup bitenler.
    (nott, 07.06.2007 04:52 ~ 04:59)
  5. bildiğin et pazarı.yok adylara zeka soruları soruluyomuşda falana filana da bakılıyomuşda bunları önemsiyosun madem neden görülecek 3 bölge kalmasını sağlayan şeyleri giydiriyosun et pazarı işte müşterilerde gelip bakıyolar en işe yarayanı hangisi diye bu da alış veriş kısmı oluyor.
    (undeadtr, 13.06.2007 15:54 ~ 15:57)
  6. kime göre neye göre seçildiğini pek kestiremediğim yarışma türü. güzellik göreceli bir kavram değil miydi?
    (portakalda vitamin, 13.06.2007 16:15)
  7. cumhuriyet gazetesinin 1930'da ikincisini düzenlediği güzellik yarışmasında mübeccel namık hanım kraliçelik tacını takar. 16 ocak 1930 tarihli resimli uyanış dergisinde haber şöyle verilir: "bu hafta cumhuriyet gazetesinin teşebbüsü ile ikinci defa olarak bir türkiye güzellik kraliçeliği daha intihap olundu. bu yeni kraliçe mübeccel hanımdır. kendisi yeşil gözlü, uzun boylu ve çok mütenasip endamlıdır.”

    cengiz kahraman [may fırend], feriha tevfik’ten keriman halis’e güzellerimizden bahsederken, resimli uyanış’taki mübeccel hanım haberine atıfta bulunarak ‘esas hakem heyetinde bulunanların görüşleri hayli ilginçti ipimlekusagim’ diyor.

    öyle mi değil mi, siz karar verin.

    hüseyin rahmi: 'birer birer alınırsa hepsi güzel, fakat bolluk içinde seçmek müşkül oluyor.'
    halit ziya: 'bayıldım.'
    ahmet ihsan: 'rüya görüyorum sanıyorum."
    abdülhak hamit: 'cennete girdim sanıyorum.'
    kontes soranzo: 'cennetten çıktım sanıyorum.'
    hüseyin cahit: 'hayranım.'
    şükufe nihal: 'gayet güç, cevap veremeyeceğim kadar güç.'
    ismail müştak: 'hepsinin müştakıyım.'
    yunus nadi: 'ben bu işin muvaffakiyetinden çok memnunum.'
    rezan emin: '32 numara güle benziyor.'"
    ipimlekusagim: 'vay babam'
    (ipimlekusagim, 24.09.2007 22:58)
  8. her sene ikinci ve üçüncünün, birinciden daha güzel olduğu yarışmadır.
    (chericheri, 27.03.2008 22:13)