onlar da calculus öğrenebilir, program yazabilirler, salak olmak zorunda değillerdir. geldikleri yere erkekleri etkileyip onlardan faydalanarak değil kendi çabaları ile gelmiş olabilirler.
anketörlükten çıkmak maksatı ile öncelikle tanımlamak gerekirse; yaşanmış olaylardan çok kafada yaratılmış ideal dünyadaki kadın düşüncesinin uzantılarıdır bu yanılgılar. kusursuz güzelliğin, başka durumlarla lekelenmesini görmek istememekten kaynaklanan yadsıma eyleminin somutlaşmış kalıplarıdır. mesela sanıldığının aksine hepsi dallamalara gönül vermezler.
güzelliklerinin aşk hayatlarını her zaman olumlu etkileyeceği bunlardan biridir.bazen o güzeliiklerinden nefret ederler.çünkü bir erkek kendisiyle ilgilendiğinde anlayamaz güzel olduğu için mi yoksa karakteri, ruhu ve tüm benliğiyle o olduğu için mi kendisine tutulduğunu.bu soru aklını kurcalar durur.ve çok da şanslı biri değilse bir süre sonra bi bakar ki "sana tapıyorum" diyen adamlar onun bedenine tapmıştır aslında.ve bu duygu o kadını kahretmeye yeter de artar.
bu yüzden "neden bu kadar güzelim tanrım" diye ağlayan güzel bi kadın gördüğünüzde onun samimiyetine inanabilirsiniz.
bahtsız oldukları...
aksine hayata 1-0 önde başlamışlardır ve güzellik kapıları şifre sormadan açacaktır.
çoğunda komplekssiz olmalarından doğan bir iyi niyet dalgası, hinliğe bir süre akıl çalıştırmalarını engeller. ama bu durum da bir iki kazık öğretisinden sonra düzelecektir.
bir kısım da, saflıktan ziyade, şımarık olabilir. bunlar daha çok çocukluk dönemlerinde güzel bulunan, renkli saç-gözlü hokka tiplemelerdir.bunların çoğunun hissesi 30 yaşına doğru değer kaybeder.
tabi bunlar genellemedir ve genelde böyledir.
güzelin her çeşidi olabilir.
ve elbet bunların hepsi hep böyle değildir.
yanlış olduklarının öğrenildiği anlarda dahi erkekleri doğruya götürmeyen, güzel çirkin fark etmez kadını çekici kılan, erkeği ise maymuna çeviren gerçeklerdir.