1. angelina jolie mi brad pitt mi die sordular bir kere tabi ki de angelina dedim.kısaca güzel olan hatun bir kızı gay yapabilecek hatundur,erkeği tahrik etmek güzellik ölçüsü olamaz.örn:anne boleyn
  2. bir tiyatro oyununda çok da güzel anlatılan kadındır.

    oyunda hikaye şöyle: çirkin olduğu için/ çirkin olduğunu düşündüğü için kendine olan tüm güvenini yitiren liizi adındaki mutsuz bir kadın, bir gün evde çıkan büyük bir kavganın ardından abisince ona söylenen "sen hiçbir erkeği mutlu edemezsin; kabul et, sen çirkinsin!" sözü üzerine, babasının yalvarmalarına aldırmadan evi terkeder. gideceği yer de bellidir: hayatı boyunca liizi'ye ilgi gösteren tek erkek olan hafif esrik, doğa üstü şeylere kafayı takmış, maddiyatı filan tamamen dışlamış, kendi aleminde yaşayıp giden, devamlı gökyüzünden haberler getirdiğini iddia eden dervişvari starbek. o derece tuhaf bir insandır ki starbek, bir yerde liizi ona "şu anda birden bire ortalıktan kaybolsan hiç şaşırmam" diyecektir. ve bu starbek adı da takmadır; gökyüzü ile olan bu tuhaf ilişki yüzünden verilmiştir bu ad ona. starbek, liizi'ye aşıktır.

    http://www.youtube.com/...

    görüntüde, 1.21. dakikadan devamla:

    liizi: tanrım! senin kadar gücüm olsaydı keşke benim de!
    starbek: senin de bir gücün var. buna inandır kendini. sen kadınsın. sen güzel bir kadınsın liizi. bakıyorum da sana, senden daha güzel bir kadın olmadığını düşünüyorum şu dünyada. söyle bana, hiç bir erkek öptü mü seni? hiç bir erkek senin önünde diz çöktü mü? senin için hiç bir erkeğin gece uykuları kaçtı mı liizi?
    l: hayır. bilmiyorum.. ha evet, bir kere biri beni öpmüştü. uzun yıllar önceydi. sarışın, çok şeker bir çocuk vardı. o beni farketmezdi hiç. ama o beni öptüğü günü hiç unutmadım ben. yolda yürüyordum. o, ilerde bir yerde yanındaki arkadaşıyla tartışıyordu. beni görünce koşarak yanıma geldi. omuzlarımdan tutup beni öptü. sonra arkadaşının yanına döndü. fazla uzak değillerdi, duydum konuştuklarını. beni öpen çocuk arkadaşına "sözkonusu iddia olunca dedenin besilerinden bir domuzu bile öperim.." dedi.
    s: liizi, kapa gözlerini..
    l: niçin?
    s: kapa dedim ya. kapa gözlerini. söylediklerimi tekrarla. "ben güzelim!" de.
    l: hayır.
    s: söyle. söylemen gerek. "ben.."
    l: hayır.
    s: "ben güzel bir kadınım!" de.
    l: hayır,söyleyemem starbek.
    s: liizi, lütfen söyle.
    l: ben.. ben güzelim.
    (starbek liizi'yi öper ve önünde diz çöker.)
    l: starbek, neden böyle bir şey yaptın?!
    s: seni öpmeden ölmemeliydim liizi. sen güzelim dediğin anda, gerçekten de tarif edilemeyecek kadar çok güzelleştin.
    (liizi de diz çöker)
    l: starbek, doğruyu söyle bana: sen benimle dalga geçmiyorsun değil mi? sonra bana gülmeyeceksin arkamdan değil mi? doğruyu söyle bana. benimle eğleniyorsan bu büyük acımasızlık starbek?!
    s: liizi, bak gözlerimin içine. ne görüyorsun orda?
    l: senin gözlerinde çok güzel bir liizi görüyorum ben. starbek, bu gördüğüm gerçek mi/ doğru mu?
    s: gerçek ve doğru liizi. bundan sonra sen artık hep böyle, gözlerimdeki gibi olacaksın. git şimdi. herkes liizi'nin çok güzel bir kadın olduğunu görsün..

    işte budur: oyunumuzda da anlatıldığı gibi güzel kadın, kendini güzel hisseden, kendine güvenen kadındır. ama daha da önemlisi güzel kadın, sevilen kadındır. sevilmek, kadını güzelleştir. sevilmek kadına güven verir ve kendine güvenen kadın da güzeldir.

    görüntüdeki oyuncular; kabardey tiyatrosunun usta oyuncusu, unutulmaz hafote karakterinin yaratıcısı, eşsiz ve emekli sanatçı meşıque feyne ve onun tıpkı kendisi gibi tiyatrocu olan eşi sherces muhamad. ustalara saygı.